Hilâl KAPLAN
Başörtüsü yasağı sadece uygulamada çözülemez
13.10.2010
2608
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, önceki açıklamalarından daha net bir şekilde başörtüsü yasağına YÖK’ün karşı duruşunun altını çizerek “Artık üniversitelerimizde başörtüsü diye bir problem yok. Başörtüsü konusunda herkes uzlaşmacı bir noktaya geldi. Artık üniversitelerimizde bu sıkıntı konuşulmayacak” demiş. YÖK’ün başörtülü öğrencilerin dersten çıkarılmaması hakkında İstanbul Üniversitesi’ne gönderdiği talimat en fazla “Mevzuata uyun” anlamına gelirken, Özcan’ın son açıklaması “Başörtüsü yasağını uygulamadan kaldırın” anlamına geliyor. YÖK’ün duruşu olumlu ve cesaretlendirici ancak çözüm için yeterli olduğundan emin değilim.
Başörtüsü yasağı sıklıkla söylendiği gibi ne Anayasa’da ne de mevzuatta yeri olan bir uygulama. Elde sadece Anayasa Mahkemesi’nin laikliği, AİHM’nin de Türkiye’nin sosyo-kültürel yapısını “aşırı yorum”a tabi tutarak aldığı kararlar var. Ancak işin can alıcı yanı bu kararların hem evrensel hem de yerel hukuka aykırı olması. Bu sebepten ötürü yasal zemini olmayan ama “de facto” olarak var olan bir yasaktan söz ediyoruz.
Yasak sadece uygulayıcılar eliyle var olduğu için üniversiteye giden başörtülü öğrencilere âdeta bir açık hava hapishanesinin rehineleriymiş gibi davranılmasına sebep oluyor. Devlete sırtını dayamaya alışmış ve kendini “düzen bekçisi” sanan güvenlik görevlileri, öğretim üyeleri ve üniversite yönetimleri için Özcan’ın son açıklaması yeterli olmalı. Ancak, eğitim hakkı gibi en temel haklardan birisini yıllardır gasp eden bu yasak “de facto” olarak var olsa bile, ilerde tekrar karşılaşılmaması için “de jure” olarak yani kanunen çözülmek zorunda.
Hükümetin başörtüsü meselesiyle direkt bağlantılı bir yasa önerisinde bulunmasıysa bazı kesimler tarafından “tuzak” olarak algılanıyor zira bunun 2008 yılında olduğu gibi sivil anayasa çalışmalarına sekte vuracağı kaygısı hissediliyor. Yani daha önce ‘laikçi’ kaygılar tarafından engellenen başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı, şimdi ironik bir biçimde bizzat yasak karşıtı demokratların kaygıları tarafından da engelleniyor.
Bu ikilemi aşmak için hükümete “ayrımcılığa karşı yasa” hazırlamasını öneriyorum. AB üyesi pek çok ülkede mevcut olan bu türden bir düzenlemeyle vatandaşların hayat tarzlarından dinî inançlarına, etnisitelerinden cinsiyetlerine, sebebi her ne olursa olsun, bireyin haklarının devlet tarafından koruma altında olduğunu garantileyen bir yasa tasarısının çözüme uzun vadede katkı sağlayacağı kanaatindeyim. Böylesi bir düzenleme hem başörtüsü yasağının gayrı hukukiliğini tartışmasız sona erdirir hem de tüm bu sığ “mahalle baskısı” tartışmalarını da dindirmeye yarar kanaatindeyim. Çözümde kilit rol oynayan CHP ahalisini ikna etmek için korkularının devlet tarafından tanınıyor olması ve bu korkuların gerçekleşmesi olasılığı karşısında devletin baskı gören vatandaşının yanında yer alacağı teminatı yatıştırıcı bir etki yaratabilir.
Hükümet yeni anayasa arayışındaki halkın çeşitli taleplerini karşılamaya da bu yasa eliyle yol açacaktır. Cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, etnik köken, felsefi ve siyasi görüş, yaşam tarzı, sosyal statü, medeni hal, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı ayrımcılığın yasaklanmasını içeren bir yasa tasarısı Alevilerden Kürtlere, gayrımüslimlerden Müslümanlara İttihatçı devlet anlayışından nasibini almış toplumsal muhalefet gruplarını bütüncül bir biçimde koruma altına alacak ve yeni anayasa çalışmalarının ufkunu çizen girizgâh niteliğinde bir değeri olacaktır.
Yasakçıları deşifre ediyorum
“Üniversitede sivil direniş rehberi” yazım bayağı ses getirdi. Yasağın hukuki olmadığını kanıtlaması bakımından kısa vadede bu mücadelenin çok olumlu sonuçlar doğurduğunu düşünüyorum. Zaten anti-kapitalist öğrenciler gibi yasak karşıtı öğrencilerle desteklenen direnişler üniversitelerdeki yasakların tek tek kaldırılmasına vesile oldu. Ancak YÖK Başkanımız yasağın kalktığını biraz erken ilan etmiş olsa gerek. Zira her gün Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden yasağın ya tüm üniversitede ya da bazı bölümlerde devam ettiğine dair e-mailler almaya devam ediyorum. Örneğin Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde, İstanbul Üniversitesi Çapa kampusunda, Ankara ve Trakya Üniversitesi’nin tümünde, 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde, vakıf üniversitelerinin hemen hepsinde başörtüsü serbest olmasına rağmen Yeditepe Üniversitesi’nin tümünde yasak devam ediyor. Ege ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde, İTÜ Mimarlık Bölümü ve Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü’nde de başörtülü öğrencilerin bazı tacizkâr davranışlara maruz kaldığına dair haberler aldım. Kimse mezkûr deşifreyi üniversite yönetimlerini hedef göstermek için yazdığım gibi bir tezvirata kalkışmasın. Bana yazan başörtülü öğrenciler başlarına gelebileceklerden o denli korkuyorlar ki sanki suçlularmış gibi isimlerinin en fazla baş harflerinin yazılmasına razı oluyorlar. Herkes birbirinin temel hakları hususunda haddini bilirse, yasak da mahalle baskısı yaygaraları da kalkar diye düşünüyorum. Dolayısıyla “yetmez ama evet”, direnişe devam.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019