İlker DEMİR
Lenin ulusların kendi kaderi ile ilgili kitabında Marx'a atıfta bulunuyor:
"Başlangıçta Marx, İrlanda'nın, ezilen ulusun ulusal hareketiyle değil, ezen ulusun işçi hareketiyle kurtarılacağını sandı." diye yazıyor.
Marx da tıpkı Türkiyeli solcular gibi, kim bilir, belki çözüm devrimden sonra bile dedi.
Marx sonra bu görüşlerini yeniden gözden geçirip düzeltiyor, 'Bir ulusun başka bir ulusu boyunduruk altında tutması, kendisi için büyük felaket, İrlanda, İngiliz boyunduruğundan kurtulmadıkça, İngiliz işçi sınıfı hiçbir zaman özgürlüğüne kavuşamayacaktır.' diyor.
Bu sözü de Lenin aktarıyor.
Tabi Marx, Türkiyeli devrimciler ve komünistler, düzeltileni görmeyecek, bir asır sonra aynı yanlışa düşecek demiyor.
Türkiyeli devrimciler ve komünistler, 21. yüzyılda bile 1860'lı yıllardaki Marx'ın düzelttiği görüşünü hala savunuyor ve Kürt sorununun çözümünü devrimden sonraya bırakıyor.
Kimi sol gruplar sorun çözme yönünde doğru yaklaşımlar içine girse bile her halk kendi kaderini tayin eder doğrusu gibi Kürt sorununu çözmek de doğal olarak sahibine, Kürtlere kalıyor.
Sorun, Türkiye'de Kürt ve diğer halkların, diğer din ve inançların haklarının iade edilmemesi siyasal ve kültürel gericiliği güçlendiren, demokrasiyi tıkayan tam bir set, bahane oluyor.
12 Eylül darbesinin bakanlarından Keçeciler'in komünizm propaganda ve örgütlenmesini yasaklayan maddeler, 141 ve142'yi kaldırmamak için gerekçeleri hala hafızalarda: " Kaldırmak iyi bir şey ama peşinden Kürtler de hak isterse."
Devlet, Kürtlerin hakkından öcüden korkar gibi korkuyor.
Devletin nedenleri hala sürüyor, hala hakların gaspı devam ediyor.
Ve hala o komünist ve devrimci çevrelerin enerjisi bu meselenin çözümüne topyekün yönelemiyor.
Çabalar sürüyor ancak çözümün adresi devletin gözaltı, tutuklama, parti kapatma vb. cepheden saldırıları nedeniyle kesintisiz özneleşemiyor.
Soruna, Kürt sorunu, Türkiye sorunu, Türk sorunu gibi gerçeği de içeren ajitatif tanım yapılıyor ama doğru teşhisli yasal barışçı mücadele hattı sürekliliğini koruyamıyor.
Mesela teşhislerden biri Kürt sorununu, Türkiye sorunu olarak değerlendiriyor ve çözüm özneleri gündeme geldiğinde karmaşa yaşıyor.
Nasıl devletin coğrafi siyasi dilini kullanarak Doğu, Güneydoğu demek yanlışsa, Kürt sorununu da misak-ı milli zihniyetiyle çözmek yanlış oluyor.
Ve uluslararası bir karar olan ülke ve hak ve özgürlükler ayrı olgu, birbirine takas etmemek gerekiyor.
Hiç kuşku yok ki konu tüm ülkeyi ilgilendiriyor, fakat bu, Kürt sorununun karar öznesinin kayıtsız şartsız Kürtler olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Ve Kürtler çözüm etrafında bütünleşmeden devletin adım atmadığı ve atmayacağı görünüyor.
Bu kadar ekmek, su ve hava gibi doğal hak ne yazık ki Türkiye'de az biliniyor, yasaklara eklenen devletin şovenist yetiştirme tarzı konuyu sürekli öteliyor ve Mezopotamya'nın kadim halkları yıllardır anadilinde rüya gördüğünde bile acı çekiyor.
Oysa konu bir burjuva hak, öyle devrim mevrim işi değil.
Anadilde eğitim, kültürel haklar ve siyasal kimlik.
Minicik Avrupa ülkelerinde çok sayıda resmi dil kullanılıyor, ayrı ülke olmak için bile özgürce referandum yapılıyor, dostluklar tükenmiyor, ama Türkiye'de bunun sözünü solcular dahi imtinayla ediyor.
Türkiye ne kadar kötü, kavgacı yönetiliyor!
Ama artık yetti, Türkiye aydınlarının artık kendine çeki düzen vermesi, neden bu kadar geri şovenistim, burjuva demokrat bile olamadım diye kendini sorgulaması gerekiyor.
Bunu şu anda herkesin yapması ve davranması için tam zaman.
Bir tarafta iki devlet ittifakı, öbür tarafta halk ittifakı.
Solun büyük çoğunluğu halk ittifakını destekliyor ama bu desteğe liberal, ulusal düşünceli insanların, Müslüman demokratların ve özellikle Alevilerin ve tüm inançların da katılması gerekiyor.
Halkın ittifakına verilen her oy diktatörlüğe giden yola örülecek duvara tuğla ve harç olacak.
Öyleyse bir oy Demirtaş'a bir oy HDP'ye.
Yazarlar
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025