Markar ESAYAN
Bugün Taraf’ın dış haberler sayfasında okuyacağınız bir haber var. ABD’nin en prestijli dergilerinden biri olan New Yorker, son başyazısında başkanlık seçimlerinde hangi adayı destekleyeceğini ilan etti. O aday Obama. Çok sevdiğim bir dostumun kullandığı bir motto var, “Kendinden bahsetmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür” diye. İnsan olmak doğrudan siyasi bir durumdur. İnsan kendisini ilgilendiren her şey hakkında fikir üretir, tercih yapar ve taraf olur. Ama bunu yapmanın bir yöntemi ve ilkesi olması gerekir. Steril kalan statükoya hizmet eder. O ilkeyi anlamak üzere NewYorker’in başyazısına dönelim.
Gerekçesini açıklarken şöyle diyor dergi: “Başkan belki kaçınılmaz olarak en tutkulu destekçilerini hayal kırıklığına uğrattı. Hayal kırıklığının bir parçası ise ona bağladıkları olağanüstü umutlar nedeniyle doğdu. Kimileri gayet anlaşılır bir şekilde başarısız politikalarından (Guantanamo, iklim değişikliği ve bireysel silahlanma gibi) memnun değil, kimileri ise sürekli İHA’lara başvurulmasını ahlaki açıdan sorguluyor. Ancak ilerici, yetkin, mantıklı, saygın ve zaman zaman vizyon sahibi bir Başkan’ın yeniden seçilmesi son derece ciddi bir meseledir.”
Şimdi size soruyorum. Böyle bir başyazının bizde bir gazetede çıkmasının ihtimali nedir?
“Demokratik sakinlik” diye bir terim uydurmak istiyorum izninizle. Türkiye’de olmayan bir durumu anlatmak için kısa bir yol arıyorum. 12 Haziran 2011 seçimlerinden önce “Oyumu AK Parti’ye vereceğim çünkü” diye bir yazı yazmıştım. Tahmin edeceğiniz gibi olağanüstü tepkiler aldım o yazı üzerine. Hâlbuki o yazım, New Yorker’ın başyazısındaki mantıkla, övgüleri, eleştirileri ve beklentileri içeren bir makaleydi. 12 Eylül 2010 referandumu tüm gücümle desteklediğim bir değişimdi benim için. Bunun siyasi taşıyıcısı AK Parti’ydi (Evet AKP değil AK Parti, çünkü bana da Markar yerine Marker dediklerinde bundan pek hoşlanmıyorum) ve daha yol alabileceğine dair ciddi emareler o günlerde bugünkünden çok daha kuvvetliydi.
Yani, AK Parti’nin daha ilk gününden itibaren duvara toslayacağı ve “gerçek yüzünü göstereceği” günleri hesaba katarak önlem almak bana dürüstçe gelmiyordu. Veya yeminli bir AK Parti ve mütedeyyin kesim alerjili bir beyaz soylu gibi davranacak arızalarımı çoktan ayıklamıştım. Olguları masaya yatırarak bir görüş oluşturmak durumunda oldum. Tıpkı New Yorker’ın başyazısındaki eleştiriler ve olumlamalar gibi. Bunun sonucunda bir karar verirsiniz. Bu karar herkes için farklı farklı olabilir. Herkesin birbirinin fikrine saygı göstermesi, altında kötücül bir niyet aramaması bu kadar mı zordur? Buna bu öfke neden diye şaşırırken, demokratik sakinlik terimini de uydurmuş oluyordum.
Bu ülkede eleştirmek de, desteklemek de ölümüne bir sabit pozisyon gibi algılanıyor. Bu siyah ve beyazlardan müteşekkil tarihimizden getirdiğimiz bir kötü alışkanlık. Totaliter zihniyet de bunu canlı tutmak için elinden geleni yapıyor doğrusu. “Ya benimsin ya da kara toprağın” anlayışı bu. Hayır, benim iradem kimseye ait değil. Sadece hayat kalitemizi arttıracak en optimal tercihi yapmak durumundayım. Vatandaş olarak oyumu böyle değerlendiririm. Bir yazar olarak da, irademi hiçbir şeye değiştirmeyecek nesnel bir noktada durmalıyım. O nedenle, on yıllık bir iktidarın yaptığı yanlışları, tıpkı Van’ın 11 ayda yeniden kurulmasını takdir ederkenki gibi, eleştirmekle de mükellefim. Bu pozisyonu da kutsallaştırmıyor, analizlerimin yanılmaz olduğunu varsaymıyorum.
Ama yok, “Ya yeminli bir muhalif ya da şüphe duymayan bir destekçi olunacak” diyen bir iktidar-muhalefet yapısına sıkışmış durumdayız. Çünkü demokratik bir ülke ve halk değiliz daha. Bu nedenle demokratik sakinliğe, farklı görüşlere saygı gösterme erdemine de sahip değiliz.
Yazıya son verirken, beni rahatsız eden bir konuda fikrimi söylemek istiyorum. Murat Çetin’in “İkbal pervanelerinin kriterlerine ‘AB nefreti’ de girdi” başlıklı yazısı bu. Çetin, Taraf’ta yaşanan tartışmaya yönelik yazdığı bu yazıda isim vermese de, ikbal için pozisyon değiştirenleri eleştirirken “Bazı ‘genç’ arkadaşların, devleti ‘sivilleştirmek’ için yola çıkıp, yolda ‘rahatsızlanarak’ ceberut devletin kollarında şifa araması gibi bir şey bu” gibi cümleler kullanması beni üzdü doğrusu.
Yanlış anladıysam kendisine de düzeltme fırsatı doğmuş olur. Bu “gençler” Taraf’taki tartışmada yer alan arkadaşlarımız ise, çok büyük bir haksızlık yapılmış oluyor. Bu arkadaşlarım yıllardır bu gazeteyi birlikte çıkarttığımız dostlarım. Onlarla ne zorluklar yaşadığımızı, hâlâ ne zorluklar yaşadıklarını ben biliyorum. (Olgu). Fikir ayrılığı-tartışması tamam ama, tartışmaya baltayla girip yoksunlaştırmanın da bir faydası yok. Amacım kimseye ölçü vermek değil, bunlar benim görüşlerim.
Bu arada, evet, ben de Obama’yı destekliyorum. Oy hakkım olmasa da, ilkesel olarak. Öfkeli Romney taraftarları alttaki mail adresini kullanabilirler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019