Mehmet BARANSU

Yazı dizimizin dünkü bölümünde, Balyoz iddianamesindeki, CD’leri inceleyen Teknik Bilirkişilerin raporlarını yazacağımı, hem TÜBİTAK’ın hem de Çetin Doğan ve avukatlarının kabul ettikleri ve “iyi rapor” dedikleri Askerî Bilirkişilerin raporlarındaki çarpıcı detayları aktaracağımı duyurmuştum.
Bu raporlar şu açıdan önemli. Doğan ve avukatlarının üç CD’yle ilgili çelişki olarak bahsettikleri iddiaların büyük bir bölümü aslında yeni değil. Balyoz iddianamesinde bilirkişi raporlarında konular ayrıntılı olarak ele alınmış. İddianameyi hazırlayan savcılar, kendilerine gönderilen her raporun ardından da raporlar arasındaki çelişkileri ortaya koymak için, yeni bilirkişiler tayin etmiş. “Sahte, üretildi” denen, teknik olarak farklılıklar arz eden raporlardaki maddelerin tek tek açıklanmasını istemiş.
Bu açıdan iddianameye bakıldığında, savcıların her iddiayı, raporu çok ciddi olarak ele aldıkları, çelişkilerin açıklanması için bilirkişiler arasında sürekli yazışmalar yaptıkları görülüyor.
İddianamedeki bu gerçek, konuyla ilgili yazı yazan, gazete ve televizyonlarda yorum, haber yapan gazetecilerin, aslında iddianameyi okumadıklarını, raporları incelemediklerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu da gazeteciliğin hangi noktaya geldiğini göstermesi açısından önemli bir ayrıntı.
Bu ayrıntıyı verdikten sonra raporlardaki çarpıcı detaylara gireyim. Hatırlanacağı gibi, Doğan ve avukatları ilk günden itibaren kamuoyunu yanıltmak için, doğru olmayan bilgileri dolaşıma sokmuş ve bu dolaşımı da iddianameyi bile okumaktan aciz durumda olan gazetecileri kullanarak yapmışlardı. Ancak iddianamede, sözkonusu üç CD’yle ilgili, iddianamenin açıklanmasından çok önce, savcıların geniş bir araştırma yaptıkları, her iddiayı yetkili birimlere sordukları görülüyor. CD’lerle ilgili bilirkişi raporları, iddianamenin 50-89’uncu sayfalarında genişçe yer almış.
Bugün sizlerle bu bölümde özetlediğim, önemli, çarpıcı detayları paylaşacağım. En önemli detay, hem TÜBİTAK’ın hem de Çetin Doğan ve avukatlarının “iyi rapor” dedikleri Askerî Bilirkişilerin hazırladıkları raporda görünüyor.
Savcılar her iki bilirkişi heyetine de CD’ler üzerinde yapılan incelemelerden kesin sonuç alınıp, alınamayacağını, CD’lerde değişiklik yapılıp, yapılmayacağını sormuş. Savcılara verilen cevap ise oldukça çarpıcı. Önce TÜBİTAK’ın raporundan başlayıp, ardından Askerî Bilirkişi’nin verdiği cevapları okuyalım.
Tek başına CD’ler yeterli değil!
TÜBİTAK raporundan: “İncelenen CD’lerde bu tür değişikliklerin yapılması mümkün olmakla beraber yapılıp yapılmadığının tespit edilebilmesi için, gerçekliği destekleyici unsurlardan, (CD veya DVD’nin ve içeriklerindeki dokümanların hazırlandığı kaynak sistem, iddia edilen tarihlerde ilgili kişilerin kullandığı her türlü bilgi depolama medyası, CD-DVD medyasının fiziksel özellikleri yani üzerindeki el yazısı parmak izi, seri numarası, üretici bilgisi, yazma hızı gibi... yine iddia edilen tarihlerde ilgili kişilerin iletişim kayıtları, yani e-postalar, iletişim tespit tutanakları vb., kamera kayıtları, bina giriş-çıkış kayıtları gibi) elde edilebilenler bir BÜTÜN HALİNDE incelenmelidir.”
TÜBİTAK’ın ikinci raporundaki bu açıklamayı, raporu hazırlayan bilirkişiler ayrıntılı bir şekilde açıklamışlar. Ayrıntılarda özetle söylenen şu: “Bir CD’nin gerçekliğini inceleye bilmek için, CD tek başına yeterli değil, elimizde hard disk gibi, yukarıda belirtilen bilgilere ihtiyaç var.”
Askerî Bilirkişi’den çarpıcı rapor
TÜBİTAK’ın bu raporu bazıları için “taraflı” gelebilir. O açıdan gelin bir de Çetin Doğan ve avukatlarının sıkça çok iyi rapor olarak değerlendirdikleri, Askerî Bilirkişi Albay Yavuz Fildiş’in hazırladığı rapordaki çarpıcı bölüme bakalım. Askerî Savcılık da tıpkı TÜBİTAK gibi savcılığın bu sorusuna benzer bir cevap vermiş. Gelin hep birlikte okuyalım: “Elektronik belgelerin hiç birinin dijital imza ile imzalanmamış olması ve 1. Ordu Komutanlığı bilgisayar ve sistemlerinde yapılan incelemede karşılıklarının bulunmamış olması nedeni ile bu belgelerin bilimsel olarak gerçekliğinin kanıtlanması MÜMKÜN DEĞİLDİR.”
Görüldüğü gibi, Askerî Savcılık da tıpkı TÜBİTAK gibi, sadece CD’lere bakarak, incelemenin yapılmasının mümkün olmadığını, CD’lerin yazıldığı hard disk başta olmak üzere, diğer materyallere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Askerî Savcılığın vurguladığı dijital imzadan kasıt ise şu. Aynı bilgiyi TÜBİTAK’ın raporunda da görmek mümkün:
“E-imza veya dijital imzanın geçerli olması için, ilgili dijital imzada kullanılan elektronik sertifika, kanunla yetkilendirilmiş makamlardan alınmış olmalıdır. 15.01.2004 tarihli 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu 23.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.”
Bilirkişiler bu tarihten sonra Türkiye’de dört kuruma elektronik imza sertifikası verildiğini, ilgili kanun ve diğer düzenlemeler gereği 2005 yılından itibaren Türkiye’de nitelikli elektronik sertifikanın kayıtlara girdiğini belirtiyorlar. 2005 yılından önceki olaylarla ilgili incelemelerde nitelikli elektronik imzanın dayanak olarak kullanılmasının mümkün olmadığını da değerlendiriyorlar.
Orijinal olduğunu nasıl anladınız?
Savcılar, “tek başına CD’lerin incelenmesiyle gerçeklerin anlaşılmasının MÜMKÜN OLMADIĞININ BELİRTİLMESİNDEN” sonra bilirkişilere, bu gerçeklikten hareketle, CD’lerle ilgili nasıl orijinal raporu verdiklerini de soruyorlar. Savcılığa gelen raporlara göre, bilirkişiler, CD’leri, diğer tüm belgelerle karşılaştırıp, (yazılım, ses kayıtları, el yazıları, powerpoint sunumlar, eldeki diğer tüm dokümanlar ve teknik özellikler, ifadeler vb.) orijinal olduğuna karar verdiklerini açıklıyorlar.
Askerî Savcılık da benzer ifadeler veriyor. CD’lerle tek başına CD’lerin bilimselliğinin kanıtlanmasının mümkün olmadığını belirten Askerî Savcılık Raporu’nda ilginç bir iddiada daha bulunuyor. Bilgisayar dosyası için tek olarak üretilen hash kodunun karşılaştırılmasını yaptıklarını, hash değerleriyle CD’nin orijinal olup olmayacağının anlaşılabileceğini belirtiyorlar.Hatırlanacağı gibi, bu iddiayı Çetin Doğan ve avukatları da dile getirmiş, hash değerleriyle CD’lerin sahte olduklarını iddia etmişlerdi.
Bu bilgi üzerine savcılık, TÜBİTAK’a hash değerleriyle bir CD’nin bilimselliğinin kanıtlanıp, kanıtlanmayacağını soruyor. TÜBİTAK’ın verdiği cevap çarpıcı:
Hash değeriyle gerçeklik anlaşılmaz
“Özet (hash) iki dosyanın birbirinin aynısı olup olmadığını tespit etmek amacıyla kullanılabilecek uygun bir yöntemdir. Diğer taraftan, CD/DVD’lerin yazıldığı sistemlerdeki kaynak dosyalara erişim mümkün değilse bu yöntem uygulanabilir değildir. Örneğin, adli incelemelerde bir CD’nin veya dosyanın imajının alınmasından sonra değiştirilmediğini ispat edebilmek için imajın alındığı mekânda CD’nin veya dosyanın özet (hash) değerinin tarafların huzurunda kayıt altına alınması, sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığının kontrol edilebilmesine imkân sağlar.
Konusu geçen 19 adet CD’de bulunan dosyaların bilgisayarlarda CD’ye yazılmadan önceki hallerine ait özet (hash) değerleri bulunmadıkça söz konusu incelemede özet (hash) değerinin teknik bir dayanak olarak kullanılması mümkün olmaz.”
TÜBİTAK’ın bu cevabına Askerî Bilirkişilerin itiraz etmedikleri görünüyor. Kaldı ki Askerî Bilirkişiler, savcılığa sundukları raporda tek başına CD’lerle bilimselliğin kanıtlanmayacağını da belirtmişler.
Şimdi akıllara tekrar şu soru takılabilir. Tek başına CD’ler yeterli değilse, TÜBİTAK “orijinal”, bazı Askerî Bilirkişiler “CD’ler üzerinde oynama yapılmış olabilir” tesbitinde nasıl bulundular?
Savcılığın sorduğu bu soruya Askerî Savcılar cevap veremezken, TÜBİTAK yukarıda aktardığım cevabı veriyor. TÜBİTAK’ın özetle verdiği cevap şöyle: “Belgeleri, CD’lerin teknik özelliklerini, seminerin ses kayıtlarını, el yazılarını, powerpoint’leri, CD’leri hazırlayan kişilerin ifadesini, dosya adlarının kendilerine ait olduğunu söyleyen kişilerin ifadelerini ve tüm delilleri bütün olarak incelediğimizde belgelerin orijinal olduğu görünüyor.”
Hem Askerî Bilirkişi’nin hem TÜBİTAK’ın bu raporlarından sonra akıllara şu soru takılıyor. Madem CD’ler tek başına bilimsel inceleme için yeterli değil, Çetin Doğan ve avukatları aldıkları raporu neye dayandırıyorlar? Balyoz belgeleri arasında bulunan, ses kayıtlarını, imzaları, powerpoint’leri, itirafları, ifadeleri, el yazılarını nasıl açıklıyorlar?
Balyoz ve gerçekler yazı dizime, bir günlüğüne ara verip, pazartesi günü, bilirkişilerin raporlarındaki diğer teknik ayrıntıları ve çarpıcı bölümleri sizlerle paylaşacağım. İyi hafta sonları...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015