Mehmet Ocaktan
Kovid-19 küresel salgınına karşı hepimizin tahammül sınırlarını zorlayan bir mücadele verdiğimiz şu günlerde siyasette yaşananlar, kelimenin tam anlamıyla bir az gelişmişlik kültürünün sefalet tablosunu andırıyor.
Düşünebiliyor musunuz, “millet iradesinin üstünde hiçbir güç olamaz” söylemiyle işbaşına gelen seçilmiş iktidar, günlerdir seçilmiş belediye başkanlarını itibarsızlaştırma kampanyası yürütüyor. Ve seçilmiş başkanların atanmış valilerin emir kulu olduğuna bizi inandırmaya çalışıyor. Madem şehirleri atanmışlar yönetecekse, neden yerel seçimler yapıyoruz ki... Hepsini bir kararname ile atayalım gitsin. Böylece hem Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gücü kanıtlanmış olur, hem de memleketin zaten kıt olan kaynaklarını bir demokrasi gösterisi için heba etmemiş oluruz!..
Maalesef Meclis’in açılışının 100. yılında, hala başladığımız yerde olmak demokrasimiz adına hüzün verici bir durum.
AK Parti’nin, korona mağdurlarına bedava ekmek dağıtan muhalefet belediyeleri için “Bu tür teşebbüsler geçmişte FETÖ ve PKK gibi örgütler tarafından denenmiştir” değerlendirmesini duyduğumda kelimeler adeta boğazımda düğümlendi ve müthiş bir çaresizlik duygusuna kapıldım. Ne hikmetse Kovid-19 celladından gizlenmeye çalıştığımız günlerde bile kutuplaşmadan bir türlü vazgeçemiyoruz.
Öyle anlaşılıyor ki bunca demokrasi tecrübesi, zihniyet değişimi anlamında bize pek bir şey kazandırmamış. İşte tam da bu yüzden seçilmişlerin itilip kakılmasından beslenen darbe dönemlerinin bu üniformalı geleneği, maalesef bugünkü siyasetçinin rol modeli haline gelmiş bulunuyor.
Kuşkusuz yıllardır millet iradesinin en güçlü savunucusu olan AK Parti’nin, dramatik bir savrulmanın sonucunda seçilmişlerin değil, atanmışların safında yer almasını siyasal bir akılla izah etmek pek mümkün gözükmüyor. Demek ki bu hikayenin sonuna yaklaşıyoruz.
Şimdilerde küresel salgının, Türkiye dahil bütün dünyada yarattığı tahribatın dışında hiçbir şey düşünmeye takatimiz yok. Ama kimsenin kuşkusu olmasın ki fırtına dindiğinde, insanlar hayata tutunmak için yeni umutlara yelken açacaklar ve geleceklerini emanet edecekleri emin elleri arayacaklardır.
Açıkçası fırtına sonrasında siyasetin yeniden umut olabileceği konusunda pek umutlu değildim, bu konuda hala tereddütlerim var. Ancak önceki gün KARARtv’de canlı yayına katılan DEVA Partisi genel başkanı Ali Babacan’ı dinlerken kısa süreliğine de olsa umutsuzluklara ara verdim.
Bilindiği gibi Babacan’la ilgili en çok dillendirilen eleştirilerden birisi; “Daha çok bir teknisyen üslubuyla konuşuyor, oysa kitleleri sürükleyecek daha siyasal bir dile ihtiyaç var” şeklindeydi.
KARARtv röportajında gördük ki Babacan siyasetteki üslup kirliliğine düşmeden, ama her gün daha kararlı bir siyaset diliyle kitlelerin beklentileriyle buluşmanın formülünü keşfediyor.
Öyle anlaşılıyor ki hiçbir zaman bağırıp çağıran bir siyasetçi olmayacak, ama sözünü de eğip bükmeden çok net söyleyecek. Açıkçası ben Babacan’ı bu röportajıyla siyaset yolculuğunda daha kararlı ve coşkulu buldum. Mesela Türkiye’nin mevcut sorunlarını bu siyasi kadro ile çözemeyeceğinin altını çizerken diyor ki: “83 milyonluk bir ülke tek bir karar merkezinden yönetilemez...” Böyle bir cümleyi herkes söyleyebilir, söylüyor da zaten, ama bunu Ali Babacan söyleyince daha bir güven duygusu hissediyorsunuz. Röportaj sonrasında ideolojik bir aidiyeti olmayan, genel Türkiye ortalamasını temsil eden bir dostum aradı ve şöyle bir yorumda bulundu: “Küresel salgın kabusu yaşadığımız şu günlerde Ali Babacan’ı dinlemek bana iyi geldi.
Onun yönettiği bir ülkede ekonomi kötü olmaz, her gün kafasına göre kararlar alıp özgürlükleri ve ekonomiyi tehlikeye atmaz, kafası bozulunca insanları cezaevine tıkmaz diye düşünüyorum ve umutlanıyorum. İnşallah yanılmam...”
Evet, artık yanılmak istemiyoruz..
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025