Mehmet Ocaktan
Eğer toplumda görünür bir konumdaysanız, özellikle de yazı yazıyorsanız, bir yerde durup yapıp ettiklerinizle ilgili muhasebe yapma ihtiyacı hissedersiniz.
Mesela dün nerede durduğunuzu, bugün nasıl bir hal içinde olduğunuzu gözden geçirmeniz gerekir. Bu ilkeli ve hakkaniyetli olmanın bir gereğidir.
Geçtiğimiz günlerde bir okur, Osman Kavala, Ahmet Altan ve Selahattin Demirtaş’ın özgürlüklerini savunduğum için, “Birilerine şirin gözükmek için mi özgürlükleri savunuyorsunuz” mealinde bir itiraz maili gönderdi ve diyordu ki: “İnsanlar geçmişlerini ve vardığı noktayı gözden geçirmeli ve omurgalı olmalı. Kime ve neye hizmet ediyorum diyebilmek çok zor olmamalı. Belki hepimizin eski mahallesinde sorunları vardı ama yıllardır bizleri küçümseyen birilerine şirin gözükmek için yalpalamaya gerek var mı?”
Şimdi kimin nerede durduğuna hep birlikte dikkatlice bakalım. Ben ortaokul ve lise yıllarımda neredeysem şimdi de aynı yerde duruyorum. 40 yıldır gazetecilik yapıyorum ve hayatımın her anında Müslüman duyarlığı içinde oldum. 1980’li yıllarda çıkardığımız edebiyat dergilerinde (Mesela Yönelişler) ve bizim dışımızdaki sol edebiyat dergilerinde şiirler yazdım. O günlerde İslamcılar, sosyalistler, marksistlerle aynı dergilerde şiirler yazdık. Ama bulunduğum her mekanda, dergilerde bir İslamcı olarak yer aldım, kimliğimi hiçbir zaman kapının dışında bırakarak girmedim.
Yeni Şafak gazetesini arkadaşlarımla birlikte ben kurdum, Türkiye’deki hemen bütün gazetelerde çalıştım. Yeni şafak’tan bu yana AK Parti’yi destekleyen yazılar yazdım. AK Parti’den milletvekili oldum. Çünkü AK Parti Türkiye’de demokratik değerleri önceleyen bir partiydi. O gün yazdığım yazıların altına bugün de aynen imzamı atarım. Ve asla kör bir muhalif olmadım. Ama ne yazık ki AK Parti bugün kendi değerlerine muhalif bir parti haline gelmiş bulunuyor.
Mesela AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesini alın okuyun, göreceksiniz ki o beyannamede AK Parti, özellikle özgürlükler konusunda bugün benim yazdıklarımı da aşan bir çizgideydi ve o beyanname adeta bir demokrasi manifestosu niteliğindeydi. Bugün özgürlüklerini savunduğum insanlarla aynı düşünsel çizgide olmayabilirim, ama özgürlükleri savunmak insani, aynı zamanda İslami bir görevdir.
Bu arada, geçmişte demokratik değerleri savunan AK Parti’nin bu özgürlükçü tutumuna destek verenleri “Hepiniz oradaydınız” diyerek güya kendilerine pay çıkarmaya çalışan ulusalcı ve antidemokratik bir sol kesim var ki onları çok iyi tanıyoruz. Arşivleri açıp bakarsanız bu kesimlerin o günlerde yasakları, üniversite kapılarında ‘ikna odaları’nı, e-muhtırayı, 367 rezaletini savunduklarını görürsünüz... Unutmayalım, bugün başkalarından özeleştiri bekleyenler, önce kendi antidemokratik geçmişleri konusunda özeleştiri yapmak durumundadırlar. Aksi taktirde yalancı pehlivan gibi ortalarda dolaşmanın kendilerine bile faydası olmayacaktır. Kısacası antidemokratik solun da, üzerindeki perdeyi kaldırınca altından faşizan duygular çıkan muhafazakarların da demokratlık numaralarının müşterisi kalmadı artık...
Önemli olan her dönemde hakkaniyetli olmak ve özgürlüklerin yanında durabilmektir. Bu açıdan baktığımızda, evet AK Parti iktidarının ilk iki döneminde herkesin özgürlüğünü savundu, ben de vekilken aynı demokratik değerleri savundum. Ama işin dramatik tarafı AK Parti artık o demokratik değerleri savunmaktan vazgeçti.
Eğer bir ülkede cinayet işleyenler dışarıda, düşüncelerini ifade edenler cezaevindeyse, o ülkede özgürlükler garanti altında değildir. Oysa aslolan özgürlüklerdir, ünlü siyaset felsefecisi Thomas Pain’e göre “Bir ülke, kişiler tarafından değil, doğal hakları garanti alan, bu anlamda adil olan yasalar tarafından yönetilmeli. Seçimle iş başına gelme sistemi de, eğer sonunda iş başına gelen sınırsız yetki kullanacaksa, doğal hakları ihlal edecekse, fiiliyatta monarşidir, mutlakıyettir.”
Maalesef AK Parti bütün Türkiye’yi kucaklayan şefkat dilini kaybettiği için, etrafını toplumu ifsat eden zehirli sarmaşıklar kuşatmış ve parti, ayrıştırıcı-kutuplaştırıcı bir fotoğraf karesine mahkum olmuştur.
Açıkça ifade etmek gerekirse ben hala aynı mahallede ikamet ediyorum ama AK Parti artık Bahçeli ve Perinçek’in mahallesine taşındı, meselenin özeti budur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025