Mehmet Ocaktan
Neden Osman Kavala davasını bu kadar önemsediğimi merak edenler olabilir. Nitekim bazı okurlar “Kavala senin neyin oluyor, memlekette başka mesele mi yok?” benzeri eleştirilerde bulunuyorlar. Hemen hatırlatayım, eğer ortada bir hukuk garabeti yaşanıyorsa, vicdani anlamda bu herkesi ilgilendirmelidir. Çünkü hukuksuzluğun hakim olduğu bir toplumda, kimse yarınından emin olamaz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, iş insanı Osman Kavala hakkında hazırlanan yeni iddianamede ‘anayasayı ortadan kaldırmak’ başlıklı 309. maddeden ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ‘casusluk’ başlıklı 328. maddeden 20 yıla kadar hapis cezası istendi. İşin tuhaf tarafı, tam da Kavala’nın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun karara bağlanacağı gün iddianamenin detaylarının ortaya çıkması...
64 sayfalık iddianame somut kanıt ve delillere değil, çokça imalar, dolaylı ve olabilirliği tahayyül edilen irtibatlandırmalara dayanıyor.
Mesela “Gezi olaylarını koordine ettiği” iddiasıyla açılan ancak beraatla sonuçlanan davadaki iddialar bu iddianamede de aynen tekrarlanıyor. Ve ne yazık ki hiçbir hukuk normuyla izahı mümkün olmayan bir şekilde Gezi davasındaki iddialara benzer savlar esas alınarak, Kavala’nın, “casusluk” ve “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçlamalarından ceza alması talep ediliyor.
Biraz ironik bir durum ama, 64 sayfalık iddianamenin tek hayali olmayan cümlesi “Anayasal düzeni devirmeye teşebbüs” suçlaması. İddianameyi kabul eden mahkeme, “Sanık Osman Kavala’nın anayasal düzeni cebir ve şiddet yoluyla yıkmaya teşebbüs suçundan tutukluluk hâlinin devamına...” karar verdi. Oysa Kavala bu suçlamadan geçtiğimiz Mart ayında tahliye edilmişti.
Aslında bu dava, bir insanı hapiste tutmak için bir bakıma hukuka karşı verilen mücadelenin simgesi niteliğinde... Bu açıdan gelecekte, ‘hukuk devleti’ ilkelerinin nasıl görmezden gelindiğini göstermesi için hukuk fakültelerinde mutlaka ders olarak okutulmalıdır.
Karşımızda öyle bir iddianame var ki, somut kanıt ve delil dışında her şey var. İddianamenin üçte biri Kavala’nın beraat ettiği Gezi davasından kalma iddialardan oluşuyor. Üçte biri davanın diğer sanığı Henri Barkey hakkında... Geri kalan üçte biri ise bir takım faraziyelerden ve komplo teorilerinden ibaret. Doğrusu iddianameyi okurken insan hayretler içinde kalıyor. Zira öylesine kurgusal bir iddianame ki, son altı yıldır Türkiye’de yaşanan terör olayları ve darbe girişimiyle Osman Kavala’yı irtibatlandırmak için adeta özel bir gayret sarfedilmiş. Bu mantıkla eğer istenseymiş, Suriye’de olup bitenlerle de Kavala çok rahatlıkla irtibatlandırılabilirmiş... Sahi Suriye’yi de Osman Kavala karıştırmış olmasın!..
Açıkçası ben iddianamenin çok ayrıntısına girmek niyetinde değilim. İki gün önce Yıldıray Oğur köşesinde bu konuda çok ayrıntılı bir değerlendirmede bulundu zaten. Ancak nasıl bir hukuki manzara ile karşı karşıya olduğumuzu anlamak için iddianameden şu cümleleri almak zorundayım:
“Şüpheli Mehmet Osman Kavala’nın ise şüpheli Henri Jak Barkey’in İstanbul’a gelişinden bir gün sonra 27 Haziran 2016 tarihinde Diyarbakır İli’ne gittiği ve aynı gün İstanbul’a geri döndüğü tespit edilmiştir. Bu süreçler devam ederken önce 7 haziran 2016 tarihinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün alt yapılanması olan TAK oluşumu tarafından Fatih ilçesi Vezneciler mevkiinde bombalı araçla 13 kişinin ölümü ile sonuçlanan intihar saldırısı gerçekleştirildiği, devamında 28 haziran 2016 tarihinde de Bakırköy Atatürk Havalimanında DEAŞ silahlı terör örgütü tarafından havaalanı içerisinde bombalı ve silahlı intihar saldırısında 48 kişinin ölümüne sebebiyet veren saldırının gerçekleştiği tespit edilmiştir.”
Peki buradan ne anlamamız gerekiyor, olaylarla hiçbir somut ilişki kurulmadan, sadece terör olaylarının kronolojik bir sıralamasını yaparak nereye varılmak isteniyor dersiniz? İddianamede hiçbir somut delil ortaya konulmadığına göre, herhalde akıl yürütme yoluyla, ya da hayal gücümüzü kullanarak bir irtibatlandırma yapmamız gerekiyor.
Şunu açıkça ifade etmek gerekiyor ki hiçbir hukuk devletinde somut delil olmadan, faraziyelere ve tahayyüllere dayalı iddianame ile bir insan mahkum edilemez.”
Ama öyle anlaşılıyor ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kavala’nın uzun süreli tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna ve ‘art niyet’ taşıdığına hükmetmesine rağmen, bu iddianame ile içeride tutulmaya devam edilecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025