Mehmet TIRAŞ
Gezi Parkı direnişiyle Küreselleşmenin gücünü yeni anlamaya başladı bizim Başbakanımız ve onun yarattığı yandaş medya.
Küreselleşme, yok sayılan,unutturulmaya çalışılan dilleri,kimlikleri ve kısaca tüm kültürleri ortaya çıkartan, çoğunluğa karşı bireyi özgürleştiren, insan haklarını,ülkelerin içişleri olmaktan çıkarıp, tüm insanlığın ortak sorunu yaparken;çağdaş, çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiyi de, ortak bir sistem olarak ortaya çıkarttı.
1990 yıllarda başlayıp dünyanın dört bir yanını altını üstüne getiren değişim rüzgarı sınırımıza kadar,Arap Baharıyla dayanmasına rağmen;Başbakan Erdoğan ve onun çevresi ve yandaş basın bizim içerideki sorunlarımızı hiç ciddiye almadı ve davulun sesi uzaktan hoş gelir misali okuyor;dünyadaki bu global hareketleri ekonominin ülkede iyi gitmesi üzerinden analiz edip ve nasıl küresel ekonomik kriz bizi teyet geçtiyse;siyasal ve demokratik taleplerinde öyle geçeceğini sandılar ama Gezi direnişiyle ,kafadan yumruk yemiş boksör gibi saydırmaya başladı ve hala da kendine gelemediler..
Küreselleşme dünyayı global küçük bir köy haline getirdi ve dünya nüfusu 7 milya, bu nüfusun yüzde onu sosyal medya aracılığıyla 700 milyon aktif kullanıcılar tüm insanlığa birbirlerini tanımadıkları halde, 24 saat gönüllü ve dönüşümlü muhabirlik yapıyorlar..
Hem de ne gönüllü muhabirlik ama; resim,müzik,yazı,tarih,kent,çevre ne ararsan hepsini saniye saniye yansıtıyorlar internete girmenizle birlikte, her şey ekrandan debisi yükselen bir ırmak gibi akıyor,hem de önüne baraj kurulmayacak hızda.
Dünyadaki bu değişim ve dönüşümlerin bize de uğrayacağını söyleyen yok değildi ama başta Başbakan ve onun dalkavuk medyası koro halinde hiç burnundan kıl aldırmıyor bildiklerini okuyorlardı.
AKP’ye yetmez ama evet demiş(ben denizde buna dahil) yazar-çizer akademik takımı ülkenin ve bu ülkede yaşayan insanların selameti açısından, çözüm yolunun AB’liği üyeliğinden ve AB standart’ında bir demokratikleşmeyle sorunların üstesinden geleceğimizi söylesek de,hiç oralı olmadılar bize bir şey olmaz havasında..
Hatta eleştirdiğimiz konularda liberallerin Kemalist damarları kabardı,bize akıl vermeyin; o kadar çok biliyorsanız bir parti kurun halkın önüne çıkın sandıktan kaç oy alacaksınız,boyunuzun ölçüsünü görürsünüz, diye de kafa yapmaya kadar götürdüler.
Bu dostça bir eleştiriydi, siyasette ikbal arayan akçeli işlerin içinde olan değil siyaset üstü sistemin demokratikleşmesine yönelik ve yeryüzüyle örtüşen bir siyasetin yapılması isteniyordu..
Başbakanın etrafında dönenlerin siyasetten beslenip,kendine yer aradığı,çalıştığı gazetenin ve televizyonun patronunun geleceğini, karını düşünenler bunları söylemesi mümkün mü?
Göremediler, görenleri de bunlar AKP’nin altını boşaltmaya, milletin değerlerinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar, diye saldırıya geçtiler.
Medya da, AKP’yi ve onun yandaş basının eleştirenler tek tek işten kovuldular, işsiz kaldılar ve iş ver dittirmediler, hatta özel televizyonlara bile çıkartmadılar, TRT’nin tüm kanallarını muhalif olanlara kapattılar.
Allahın sopası yok ya;yumurtaya can veren Allah, Gezi direnişiyle cin çarpmışa döndüler, biz nerede hata yaptık demeye başladılar ama atı alan Üsküdar’ı geçti,cinde şişeden çıktı.
Batılıların deyimiyle Başbakan kendi bacağına kurşun sıktı.
Gezi Parkı direnişi ilmik ilmik örülerek örgütlenip ortaya çıkmış bir ayaklanma değil;bir öfkenin kıvılcımdan çıkan alevin yükselmesidir.
Gezi parkı direnişi ülkenin dört bir yanını sarınca;içeride dalkavuk medya görmese de dünya basını normal yayın akışlarını keserek,canlı yayına geçip kameralarını İstanbul’a çevirip Taksim deki ve diğer illere sıçrayan ,polisle çatışan kitleleri tüm dünyaya haber yaptılar birinci sıradan..
Taksim Gezi Parkı direnişine katılan insanlara polisin vahşi şiddet uygulaması;demokratik ülkelerden peş peşe çok sert tepkiler gelmeye ve dünya basını AKP hükümetini ve Erdoğan için olumsuz açıklamalar ve yazılar yayınlanmaya başladı.
İşte bunlardan biri Obam’anın karşısına başkan Adayı olarak çıkan ABD’nin önde gelen Cumhuriyetçi Senatör,John Mccain şöyle diyordu:”Başbakan Erdoğan’ın Türk halkının bir çoğunun gözünde,bir Başbakandan ziyade ,diktatör gibi görüldüğünü” söylerken devam ediyordu;Erdoğan’ın basın üzerindeki baskısı ve cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısını,diğer herhangi bir Ortadoğu ülkesinden daha fazla olduğunu belirtiyordu.
Gezi direnişinin süreklilik arz ederek ve dirençli bir şekilde başta İstanbul,Ankara ve İzmir gibi illerde aralıksız sürmesi ve Taksimin bir karnavala dönüşmesi üzerine dünyanın önde gelen basını Erdoğan hakkında çok olumsuz sürekli yayınlar yapmaya; hem de Taksim meydanından canlı yayınlar yapmaya devam etti,ediyor da.
The Economist:Demokrat mı Sultan mı,diyerek Erdoğan’ın padişah kıyafetli resmini kapak yaparak tam sayfa bir makale yayınladı.
Yazının özeti şöyle: “Gezi Parkı direnişinden yola çıkarak; devletin güvenlik güçlerini direnişçilere orantısız güç kullanmasını katılımcıların ifade özgürlüğü ve demokratik haklarını engellemesini göstererek;bazı gözlemcilere göre,Türkiye’deki karışıklık,İslam ile demokrasinin bir arada yaşayamayacağına kanıt sağlıyor..Oysa asıl mesele Erdoğan’ın dindarlığı değil.Bu olaylardan çıkarılacak asıl ders otoriterlikle ilgili.Türkiye,Osmanlı Sultanı gibi davranan orta sınıf bir demokratı çekemez.Erdoğan, kendisi bir keresinde demokrasiyi istasyona varıldığında inilen tren diye nitelemişti.Laik modern insanları ürkütmesi,devletin İslamlaşmaya yöneldiği endişeleri öfke patlamasına dönüştüğünü..Türkiye’de Çin’dekinden daha fazla gazeteci hapiste.Partisinde herkes Erdoğan’a karşı çıkmaktan korkuyor.Kendisine olan inancı o kadar şişti ki,artık hoşgörüsüzlük sınıfına girdi” diye devam ediyor.
Başbakan Erdoğan dünya basınının “Gezi direnişini” sürekli d gündeminde tutmasından o kadar rahatsız olacak ki,birden şöyle bir açıklama yaptı; ABD başlayan ”Wall Street’ İşgal” eylemlerinde 17 kişinin öldürüldüğünü söyleyerek dünyada da böyle olaylar oluyor diyerek, polisin şiddetini savunmaya kalktı ama; ABD ‘de bu direnişte bir kişi bile ölmediğini ABD’nin Ankara büyük elçisinin yalanlaması,Erdoğan’ı ve bilgilendirenleri şaşkın ördeğe çevirdi..
Garip ve tuhaf olan bizim ülkemizde bir olay,ölüm,sürgün,cinayet,hırsızlık,adaletsizlik,işkence,terör,şiddet,yolsuzluk ve doğa felaketi oldu mu ;başta siyasiler olmak üzere biz toplum olarak;dünya da olan olumsuzlukları örnek göstererek savunmaya geçmemizdir..
Birde olayları sonuçlarıyla değil de nedenleriyle değerlendirerek derin bir analiz yapmadan sorumlulardan hesap sormadan ve suçluları ortaya çıkartmadan ,bu olayları dış güçlere bağlama hastalığı sürekli nüks etmektedir.
Çözüm, yeryüzüne ayak uydurmak ve değişen dünya koşullarına göre sosyal,siyasal ve ekonomik politikalar üretmek,demokratik bir sistemi yerleştirmek olduğunu görmemeye direndiğimiz sürece; başımız dertten ve olaylardan kurtulmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025