Mehmet TIRAŞ
İstanbul için bu tanımlamayı Cumhuriyet Gazetesinin 9 Kasım 2017 Tarihli kitap ekinde Dan Brown’un “Başlangıç” adlı eserinin tanıtımın yapan M.Mehmet Haktan’ın ‘Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz’ başlıklı yazısında rastladım.
Konuya döneceğim gündemle ilgili kısa bir özet yapayım.
Dünyanın değişik ülkelerinde tam 5 bin Türk vatandaşı tutuklu ama Erdoğan’ın ve hükümetinin tek vatandaşı Rıza Sarraf’ın tutukluluğu.
Ülke gündemi Rıza Sarraf’ın ABD’de ki davasına kilitlenmişken,Allah’ın her günü değil saat başı Rıza Sarraf davası Ankara’nın uykularını kaçırıyor,yüreğini ağzına getiriyor.
Nasıl getirmesin Rıza Sarraf’ın avukatından son açıklama geldi ve korkulan oldu Rıza Sarraf itirafçı olmuş ve artık duruşmalara sanık değil de tanık olarak katılmayacakmış.
Bundan sonra seyreyle gümbürtüyü.
Ülke gündeminde öne çıkanlardan bir diğer konu ise; Rusya’nın Soçi kentinde 22 Kasım 2017 Tarihinde yapılan Rusya,Türkiye ve İran’ın; Suriye’nin geleceği ve Orta Doğu’daki savaşın ele alındığı toplantıya kilitlenmiş durumda.Putin Esad’ın geleceğini garantiye aldırmakla kalmıyor, Kürtlerin siyasi çözüm masasında olması konusunda Erdoğan’ı zorluyor,zorluyor demek bile çok, Erdoğan, Putin’in isteğini geri çevirmek gibi bir lüksü yok ve Putin’e teslim olmuş durumda.Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık misali bir duruma düşmüş Ankara.Putin PKK’yı terör örgütü görmediğini her platforumda dile getiriyor ve PKK’ya Moskova’da ofis açmasına izin verdi.Neden Erdoğan, Putin’e sen nasıl PKK’ya terör örgütü değil dersin, diye efelenmiyor?Erdoğan başta Kürt sorunu olmak üzere Suriye politkasında duvara tosladı.
Ankara dış politikada hiç bir öngörüsü ve hamleleri tutmadı ve gelinen nokta da bunu göstermiyor mu?
Türkiye’nin ABD’de ile arasındaki gerginlik ip kopma noktasına gelmiş durumda.
Rıza Sarraf davası Ankara’nın korkulu rüyası olmaya devam ediyor.Dolar ve Eronun ateşi düşecek gibi görünmüyor ve dolar tüm zamanların rekorunu kırıyor.
Biz dönelim konumuza.
Konu ettiğimiz İstanbul’u anlatmaya çalışalım.
Edebiyatçılar betimledikleri konularda ve kurgularında değişik temalar içinde, Romanlarında geçen zaman ve mekanları da belirtirler, bunların başında da tarihi eserleriyle, mimarisiyle insanı içine çeken kentler,kasabalar gelir.
Dünyanın önde gelen yazarları Paris,Londra,Barselona,Vatikan,Petersburg,Moskova,Newyork,Tokyo,Şam,Kahire ve İstanbul gibi şehirleri, mutlaka eserlerinde yer vermişlerdir.
Çünkü bu şehirler insanı büyüleyici bir kent kimliği ,ihtişamı,kültürü ,mimarisi ve değişik çoğulcu zenginliğini ve kadim halkların kimliklerini içinde barındırırlar.
İstanbul’da dünya da tanınan şehirlerden birisidir.
İstanbul öyle bir şehir ki dünyada içinden deniz geçen tek şehir özelliğinini yanında,çok farklı kültürleri içinde barındırmış şairlere v eromancılara esin kaynağı olmuş, dünyada Türkiye’den önce tanınan bir şehir olma özelliğini de taşımaktadır.
Yurtdışından gelen resmi heyetler ve devlet adamları Ankara’da yaptıkları resmi görüşmelerini yaptıktan sonra soluğu İstanbul’da alırlar ve İstanbul’da boğaz turu yapmadan ülkelerine dönmezler.
Siz bakmayın İstanbul’un çarpık yapılaşma,görüntü ve gürültü kirliliğine ve keşme keş trafiğine, İstanbul aynı zaman da vaz geçilmez bir rüya şehridir.
İstanbulun en büyük şanssızlığı Türklerin elinde olması dersek abartmamış oluruz.Osmanlı demiyoruz hakkını teslim etmek gerekir Osmanlı İstanbul’un tarihi dokusunu,yeşil alanını ve farklı kültürünü yok etmemiştir.
Hep yazar söylerim Yunanlı bir turist İstanbul için şöyle der: “İstanbul çok güzel bir kadın ama hasta, Türkler bu kadını dokdora götürecekleri yerde sürekli kuaföre götürüyorlar.”
Bu şehre en büyük ihaneti de bu ülkeyi ve İstanbul’u yönetenler yapmıştır.
Erdoğan İstanbul’un başta tarihi dokusu ve doğal güzelliğinin kaybolması konusunda bunu itiraf etmedi mi?En son şehirlerin betonlaşmasından yakınarak daha da ileri gidip İstanbul’u gündemine aldı ve biz bu şehre ihanet ettik, ihanet edenlerden birisi de benim demişti Erdoğan.
İstanbul’u 1994 yılından bu tarafa Recep Tayyip Erdoğan’la başlayıp aynı siyasi gelanekten gelen bir anlayış yönetirken..
İşin garip yanı Erdoğan merkezi hükümette ve yerel yönetimlerdeki başarısızlıklarını muhalefete, başarısını da kendi hanesine yazma alışkanlılarını,İstanbul ve diğer şehirlerdeki çarpık yapılaşmayı ve betonlaşmayı kendinden önceki yönetimleri sorumlu tutmaya çalışması, tam bir tezat oluşturuyor.
Erdoğan 1994 yılında İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanı seçildiğinde;İstanbul’da gökdelen sayısı sadece 4 tane iken,bugün İstanbul’da gökdelen sayısı kaçtane olmuş biliyor musunuz,tam 121.
Gökdelenlerin 117’si Erdoağan ve siyasi geleneğinden gelen belediye başkanları ruhsatlarını vermiş.
Erdoğan kalkmış bizim mimari kültürümüzde dikey değil yapay mimari var diyor,buna da Selçuklu mimarisini gösteriyor.
Hangi ilin mimari yapılaşmasında Selçuklu mimarisi örnek alınmış?Hiç biri.
Ünlü yazarlar gezdikleri ve gördükleri kentleri analtırken kimisi, şifresinin şehri olarak Parisi göstermiş,kimisi meleklerin ve şeytanların kenti olarak Vatikan derken,kimisi de Cehennemin tam göbeğindeki şehir olarak İstanbul’u tanımlar.
İstanbul 1950 yılına kadar üçte ikisi yeşil alanmış ve gecekondu yokmuş.
En sonunda bu eşsiz güzel ve rüya şehrini el ele verip cehennemin göbeğindeki şehre çevirdik.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025