Mümtazer TÜRKÖNE
Mugalataya itibar etmeyin, Türkiye’de neyin ve kimin kötüye doğru evrildiğini güç ile hukuk arasındaki ilişkiye göre tayin edebilirsiniz. “Dün Erdoğan’ı destekleyenler bugün neden karşısında?” diye soranlar, asıl değişikliğin kimde olduğunu takip etmeli.
Değişen Erdoğan oldu. Gücün üstünlüğüne karşı, hukukun üstünlüğünü savunarak bugünlere gelenlerin şimdi hukukla arası nasıl? “Gücün hukuku değil, hukukun gücü” sloganı kimin dilinden hiç düşmezdi?
İnsan o kadar güçlü iken bile, kendisine o gücü veren hukuku neden çiğner?
Erdoğan bile bile, göstere göstere ve kast-ı mahsusa ile Anayasa’yı çiğniyor. Cumhurbaşkanlığı için pek parlak bir başlangıç değil bu durum. YSK, seçim sonucunu ilan ettiğinde başbakanlıktan, milletvekilliğinden ve parti genel başkanlığından resmen ve fiilen ayrılması gerekiyordu. Anayasa’da amir hüküm var. Bir hukukî yorum veya içtihad farkı söz konusu değil; hukuka uygun durumun ne olduğunu kendisi de çok iyi biliyor. Çok iyi bildiği, YSK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını geciktirmesinden belli. Basit bir hile-i şeriye bile değil. Resmî Gazete, Başbakanlık’a bağlı çalışıyor ve sadece oradan gelen metinleri yayımlıyor. Maksat bir hukukî durumu veya işlemi duyurarak, herkesin öğrenmesini sağlamak. Ancak herkese duyurulduktan sonradır ki, o işlem sonuç doğurmuş oluyor. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildiğini ve YSK’nın mazbatasını verdiğini duymayan var mı? Resmî Gazete henüz duyurmadığına göre, hiçbirimizin işitme imkânı yok.
Erdoğan anayasal hukuku alenen çiğniyor. 17 Aralık’tan beri alışkın olduğumuz bir durum. Alışkın olmamız, durumu değiştirmiyor. Yine de bir tuhaflık var. Bir siyasetçi kendisine güç veren hukuku neden çiğner? Öyle ya, Erdoğan aynı Anayasa’nın kurallarına göre cumhurbaşkanı seçildi ve aynı Anayasa’nın bu seçimle ilgili bir başka kuralını çiğniyor.
Cevabı hepimiz biliyoruz. Erdoğan, son güne kadar AK Parti genel başkanlığı ve başbakanlık gücünü resmî olarak elinde bulundurmak istiyor. Demek ki fiilî gücü ve liderliği hükümeti ve partisini düzenleyecek ölçüde yeterli değil. Yoksa neden anayasayı alenen çiğneyerek son ana kadar resmî yetkileri elinde bulundursun? Art arda kazanılan onca seçim, o kadar medya gücü, o kadar nüfûz ve çevre... Demek ki yetmiyor. Erdoğan fiilen parti genel başkanlığını ve başbakanlığı elinde bulundurmadığı takdirde geride kendisini koruyacak kalıcı bir düzen oluşturamayacağını düşünüyor. Ekibine güvenmiyor. Daha ötesi korkuyor. Korumakta haklı mı?
İşine geldiği zaman hukuktan güç alan, işine gelmediği zaman çiğneyen bir politikacı başka türlü düşünemez.. “Hukuk kuralları mı? Çıkarımıza uyuyorsa uyarız; uymuyorsa askıya alırız” demek siyasetçiyi daha güçlü ve etkili kılmıyor. Gücün anlamını, değerini, etkisini ve doğal olarak suistimalini en fazla bilen ve tanıyan odur. Bu yüzden elinden kayıp gittikten sonra başına gelecekler onu korkutur. Güçlü hep korkar. Gücün ne kadar büyük bir bela olduğunu en iyi o bilir.
Erdoğan’ın anayasa kurallarını çiğneyerek başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına ilerlemesine, İzmir’de polislere yönelik operasyon eşlik ediyor. Gücün hukukla meydan savaşı sürüyor. Rüşvet alan siyasetçi çetesini soruşturan polisler içerde olduğuna göre, siyasette de bazı şeyler ters gidiyor olmalı.
Güçlü hep korkar; çünkü gücü kaybettiği zaman aynı gücün gelip kendisini silindir gibi ezip geçeceğini bilir. Hukuku çiğnemişse korkması için daha fazla sebebi vardır. Aynı hukuksuzluğun kendisine karşı kullanılmasından endişe eder. Garip bir teslimiyet duygusu içinde çaresizlikten kahrolur. Güç elinde iken bu kadar fazla hukuku çiğnemesinin sebebi de budur. Hukuk ne kadar çiğneniyorsa, güçlü olan akıbetinden o kadar endişe içindedir. Cumhurbaşkanlığına çıkarken bile anayasayı çiğneyenin halini varın siz düşünün.
Çok parası olanı uyku zor tutar, çok gücü olan ise kâbus görmemek için hep uyanık kalmaya çalışır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025