Mümtazer TÜRKÖNE
Güvensiz, birbirine kuşku ile bakan ve çatışan bir toplum terör karşısında mukavim olabilir mi? Kanun ve nizam hakimiyeti sözünü artık unuttuk. Baş etmek için topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. Terörle yaşamaya alışmak, iktidarın uyuşturucuya alışması gibi bir şey; akıl, muhakeme, tedbir ve refleks çöküyor.
Endişe, panik, korku, öfke… Hepsi tamam, peki yadırgadınız mı? Avrupa başkentlerindeki, muhtemelen aynı örgütün eseri olan terör eylemleri ile büyük benzerlikler var. Hayatın en yoğun yaşandığı yerlerde, aynı bombalar, aynı kurşunlar ve aynı kanlı manzaralar. Katliam aynı, peki fark nerede? Brüksel’de, Paris’te şoka girmiş insan manzaraları bizde neden yok? Adamlar uzun süre kendilerini toparlayamıyor, şoktan çıkamıyor; biz ise “alçaklar, katiller” sözleri arasında, bir trafik kazasının enkazını, yaralılarını, kayıplarını kaldırır gibi davranıyoruz ve işimize dönüyoruz. “Terörle yaşamaya alışacaksınız” dediler, demek ki alıştık, kanıksadık; doğru dürüst tepki vermiyoruz. Hemen yayın yasağı geliyor, internet yavaşlıyor, başbakanından valisine her ağızdan farklı bir detay ortaya çıkıyor. Bu tablo normal mi?
Düşünün ve cevap verin: En son terör saldırısı ne zaman, nerede oldu? Önceki? Daha önceki? Kaç kişinin hayatını kaybettiğine, nelerin söylendiğine dair bir detay var mı aklınızda?
Eğer maksat üzerimizdeki terör baskısının hayatımızın bir parçası haline gelmesini, aldırmayarak normalleştirmek ise başarı ortada. Ancak çok önemli bir sorun var: Teröre alıştığınız, normalleştirdiğiniz zaman artıyor mu, azalıyor mu? Terörle mücadeleye bu kanıksama hali bir katkı sağlıyor mu?
Elbette terör karşısında hissizleşmeye değil, toplumsal seferberliğe ihtiyacımız var. Büyük şehirlere, karmaşık hayatın içine yerleşmeye çalışan terörü durdurmak için toplumsal duyarlılığın diri tutulması lâzım. Kendinizi Paris’te, Brüksel’de yaşayan biriyle kıyaslayan: Çevrede dikkatinizi çeken bir tuhaflıktan kuşku duyduğunuz zaman “aman sende” demekle, hemen polisi aramak arasında kim hangi tercihte bulunur? Yayın yasakları, internet yavaşlatmaları, “üzerine gitmeyin, hükümeti yıpratmayın” talimatları hangisini teşvik eder?
Eli kanlı terörle baş etmek için uygun olan iklimin en basit şartları bunlar. Güvensiz, birbirine kuşku ile bakan ve çatışan bir toplum terör karşısında mukavim olabilir mi? Kanun ve nizam hakimiyeti sözünü artık unuttuk. Polisi, jandarması, istihbaratı, mülkî amiri, savcısı, yargıcı hep birlikte terörü engelleyecek nizamın sorumluları. Öyleyse bu iklimi belirleyenlere sorulacak çok fazla soru olmalı.
Kumpas soruşturmaları ve davaları ile hallaç pamuğu gibi atılan, “ben de cadı avına kurban gider miyim” endişesi ile mesaiye başlayan, “Millî damarcılar” “KÖZ’cüler” diye devlet içinde birbirinin ayağını kaydırmaya çalışanların arasında kalan emniyet teşkilatı, terörle nasıl baş etsin? Paralel avıyla meşgulken, istihbaratın her türlüsü terör analizlerini ne ara yapsın?
Alın size doğrudan bir soru: Yüksek yargı, Meclis’te görüşülen tasfiye kanunu ile sıfırlanırsa terörle mücadeleye ne etkisi olur? Bağımsız yargı mı, yoksa toptan yürütmenin memurlarına dönüşen hakimler, savcılar mı terör karşısında daha caydırıcı bir güç oluşturur? Cevabı “terör” başlığı altında görülen “örgütlü suç” davalarına bakarak verebilirsiniz. Terör konusunda neden kimse yargıya güvenmiyor?
“Terörün tanımını genişletmek”, eline çakı bıçağı almamış insanları terör suçlusu ilan etmek sebeplerden biri olabilir mi? “Silahsız” terör örgütü davalarıyla terör tanımını genişletmek, Atatürk Havalimanı’na saldırı planlayanları muhtemelen mutlu etmiştir. Elinde silahı, üzerinde bombasıyla, hayatında karıncayı incitmemiş insanlarla aynı hizada muamele görmek az şey mi?
İslâmiyet’in aşırı derecede siyasallaşması, iktidarın güç ve kibir aracına dönüştürülmesi IŞİD’in kökleşip serpildiği iklimi nasıl etkiliyor? Devletin din üzerindeki tekelinin, iktidar eliyle içi boş basit bir hükmetme aracına dönüştürülmesi başka bir dünyada mı gerçekleşiyor? Fıkıhta yeri olmadığı halde cıvık bir popülizmin eseri, durup dururken gündeme gelen “Müftü nikâhı” kimlerin değirmenine su taşıyacak?
Deve kuşu gibi başınızı kuma gömdüğünüz zaman dünya sadece size karanlık oluyor. Örgütlü terör basit bir eylem biçimi değil. Baş etmek için topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. Terörle yaşamaya alışmak, iktidarın uyuşturucuya alışması gibi bir şey; akıl, muhakeme, tedbir ve refleks çöküyor. Havuz medyası çıldırmış: Ne İsrail’i ne Rusya’sı? Havalimanı saldırısı iktidarın ayıbını örtmek için mi yapıldı? Terör her yerde ve her zaman öncelikle bir iktidar sorunudur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025