Murat AKSOY
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın cevaplaması istemiyle bir soru önergesi verdi.
Şahin, verdiği önergede var olduğunu iddia ettiği plandan bazı maddeleri sıralayarak; Gülen cemaatine yönelik bitirme planı olup olmadığını sormuş. Önergede var olduğunu iddia ettiği planlar ilgili bazı başlıklar şöyle; “Aldığım duyum ve tarafıma ulaşan bilgi ve belgelerden birisi olan, İçişleri Bakanlığı bünyesinde ''Özellikle istihbarat birimleri ile irtibat kurulup cemaatin tuttuğu arşivlerin bulunduğu yerlerin tespit edilerek acil aramalar yapılması ve elde edilecek delillerin değerlendirmeye tabi tutulması'' başlıklı bir yazılı emir (Eylem Planı) hazırlanıp yürürlüğe konulmuş mudur?
Yazılı emrin 1. maddesi ''Bu soruşturmanın çerçevesine giren cemaat üyesi olup örgütlü olarak hükümeti devirmek ve anayasal düzeni yıkıp, devleti ele geçirmek için doğrudan faaliyet yürüten kişilerin tespiti, adreslerinin ve açık kimliklerinin belirlenmesi, ülke çapında eş zamanlı arama ve delil elde etmek için ayrıntılı çalışma yapılıp, gecikmeksizin arama ve delil elde etme işlemlerinin gizlilik içinde yürütülmesi'' şeklinde midir?
Acil aramaları amaçlayan yazılı emrin 3. maddesinde ''Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı, ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisindeki cemaate bağlı/üye olanların silahlı bir eyleme kalkışmalarının mümkün olup olmadığı ve cemaat üyelerinin böyle bir eyleme kalkışmaları halinde hükümeti yıkabilecek veya anayasayı ortadan kaldıracak güçlerinin olup olmadığının belirlenmesi'', 4. maddesinde ''Cemaat üyelerinin Türkiye'nin son on yılında işlenen önemli olaylara azmettiren, yardım eden ya da doğrudan suç işleyen sıfatı ile katılıp katılmadıklarının belirlenmesi, cemaat üyelerinin rolleri bulunduğu iddia edilen Aziz Santoro cinayeti, Hrant Dink'in öldürülmesi, Danıştay saldırısı, Zirve kitabevi katliamı, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih'in öldürülmesi gibi olaylar ile irtibatlarının araştırılması” yer almakta mıdır?
Eylem Planının 23. maddesinde adı belirtilmeyen Başsavcılığın Ankara olduğu, görevlendirilen Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcısı’nın, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Adli Yıl Tatili öncesinde, öncelikle olup HSYK tarafından 17 ve 25 Aralık soruşturmalarında görevli ihracı planlanan hakim ve savcılar ile üst düzey emniyet mensuplarından başlayarak operasyon hazırlığında olduğu doğru mudur?
İtirafçı Polis Memurlarının sağlandığı ve kontrol altında tutulduğu ve bu yolla bazı Polis şeflerine kumpas hazırlığı yapıldığı doğru mudur?
Gülen Cemaati ( Hizmet Camiası ) ne yönelik bu kurgu operasyonun benzerinin dini, ilmi ve hayri konularda paralel çalışmalar yürüten diğer cemaat ve gruplara da uygulanacağı duyumu alınmıştır. Bu duyum ve bilgi doğru mudur?”
Şahin’in önergesi bunlarla sınırlı değil. Önergeden öğrendiğimiz eğer gerçekse planının 30’a yakın maddeden oluştuğudur. Önergede yer alan ve tırnak içinde sorulan sorular, belli ki kendisine gelen ve gerçek olduğuna inandığı bir plana referans aldığı gerçeğidir.
Bu aşamada sorun, Şahin elindeki belgenin gerçek olup olmadığıdır.
Bunun açığa çıkarılması gerekiyor.
Burada şu soruyu soralım; bu önerge karşısında şaşırdık mı?
Kendi adıma şaşırmadığımı söylemeliyim. Şaşırmadım çünkü bu tür planlar, “ulus-devlet” sistematik olarak var oldukça hep olacak.
Devlet her zaman otoriterdir
Burada ulus-devlete ilişkin bir kaç tespit yapalım.
1. Ulus-devlet sistematiği içinde kurumsallaşmış her devlet özünde otoriterdir,
2. Tek bir kimlik üzerinden homojen bir toplum tasavvuruna dayanır,
3. Devlet sadece toplumu yönetmek değil; aynı zamanda tüm bireyleri kontrol etmek ister,
4. Devlet sırrı, topluma karşı işlenen suçları örtmek için kullanılan kavramlardan birisidir,
5. Toplumu vesayet altında tutar. Bu vesayetin esas uygulayıcısı ideolojik taşıyıcı olan bürokrasidir,
6. Devlet demokratikleştirilmedikçe iktidarları kendine benzetmeyi hedefler. Benzetemediği oranda gücünü paylaşarak zaman içinde iktidarı devşirir.
Bu tür tespitleri çoğaltmak mümkün. Bu tespitler devlet-toplum ilişkisinde devletin baskın olduğu her model için geçerlidir. Ve Türkiye'de devlet yapılanması yukarıdaki modelin tipik bir örneğidir.
Türkiye, Batı'daki örneklerinden farklı olarak ulustan devlete değil; devletten ulusa gidilmiştir. Askeri ve sivil bürokrasi devleti kurmuş ve kendi ulusunu inşa etmiştir. Bu inşa vatandaşlık tanımı üzerinden bir kamusal alan ve kendi meşruiyetini dayandırdığı yeni bir toplumsal sınıf yaratmıştır. Ve nihayet döngüyü ürettiği rantı, bu sınıfa dağıtarak tamamlamıştır.
Kamusal alanda esas tehlikeli olan konjonktürel olarak (1960-70'lerde komünistler, 1980'lerde İslamcılar, 1990'larda Kürtler) sürekli değişmiş olsa da; devlet her zaman tüm ötekileri izlemiş ve kayda almıştır.
Devlet/iktidar, Gezi ile laik toplumsal kesimi ve Alevileri, 17-25 Aralık sonrasında ise cemaati açık biçimde ötekileştirmiştir.
Devlete eklemlenen iktidar
Son birkaç yıl içinde yaşadıklarımız yaşanan demokratikleşme ve sivilleşmeye ortadan kaldıran, devletin ideolojik sürekliliğinde bir değişim olmadığı gibi tersine iktidarın devlete eklemlendiğini göstermiştir.
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in verdiği soru önergesi bize bildiğimiz bir gerçeği yeniden hatırlattı.
O gerçek ise; devlet geleneği güçlü olan bu topraklarda; devletin özünde otoriter olduğu ve onu denetleyemediğiniz ölçüde iktidarı kendisine benzettiğidir. Sonuç olarak, demokratikleştirilmeyen devletin sadece sahibi değişir.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018