Murat Sevinç
İktidar çevresinden kimileri, Cumhuriyet idaresini tarihimizin olağan akışında bir kesinti olarak görme eğiliminde. Bugünün iktidar uygulamalarını ‘100 yıllık’ bir parantezin kapanması gibi değerlendiriyor. İçlerinden bazıları parantezi genişletiyor ve ‘200 yıl’a çıkarıyor. Onların derdi yalnızca Cumhuriyet değil, Cumhuriyet’e giden yolda Osmanlı-Türk modernleşmesine ilişkin her adıma karşı çıkan bir halleri var ve ‘gâvurlaşma’yı II. Mahmut’la başlatıyorlar. Bana ve muhtemelen çoğu insana hayli çocuksu, doğrusu ‘ergence’ gelmekle birlikte böyle bir parantez açma ve kapama merakı olduğu gerçek.
Sayısız gelişme yaşanmış on yılları bir kez eninde sonunda kapanacak bir parantez sözcüğüyle adlandırınca, kendilerine hoş gelen her şey, o parantezin kapanmakta olduğunu gösteren bir zafer oluveriyor.
Bu zihniyettekilere göre artık Kemalist zulüm yılları sona eriyor, halk özüne dönüyor, Batı taklitçiliğinin ürünü her ne varsa yerini tuğralı tespih, yüzük ve panolarla başkaca bir taklit hevesinin ürünü muhafazakâr ‘görünümlü’ yaşam biçimi alıyor, prangalarından kurtulan memleket yeniden bölge hâkimi haline geliyor, ‘öz yurdunda garip öz vatanında parya’ ahali öz benliğini keşfediyor ve cümleten şahlanıyoruz…
Öyle bir şahlanma ki ne sahte diploma ve üniversitede kadro iddiaları, ne torpil ve kayırma, ne üç-beş maaş alınan yönetim kurulu üyelikleri, ne suçsuz yere içeri atılıp eziyet edilen muhaliflerin durumu, ne haraç mezat el değiştiren kamu kaynakları, ne kör parmağım gözüne ihale düzeni, ne hızla tüketilen ve muadili olmayan doğal kaynaklar önemli. Sade yurttaşın hayal edebileceği ya da edemeyeceği her ‘nimet’i kendine hak gören, elde ettiklerini ‘eski zalim rejim’in (her neyse ve kimse) gasp ettiği hakların geri alınması olarak gören, toplumun geri kalanını yok sayan bir zafer ve sarhoşluk hali.
Diğer parantez
Söz konusu palavracılığın yarattığı haklı tepki, bu kez bir başka parantezci yaklaşıma yol açıyor, muhalifin AKP’li yılları paranteze almasına. Muhalifin parantezciliği için AKP’nin çeyrek yüzyıllık iktidarı, Osmanlı-Türk modernleşmesini kesintiye uğratan bir kesit. Kuşkusuz ilki kadar olmasa da bu paranteze alma isteğini de biraz sorunlu buluyorum.
Tarihte parantez var mıdır, emin değilim. Olabilir ya da belki sapma demek gerekir. Ancak ne denilirse denilsin, yaşanan her neyse yaşandığı anda kalmadığına ve geleceğe yön verdiğine kuşku yok.
Parantez, yazı içinde açıklama için kullanılan bir araç. Yazının bir parçası. Gerekmese orada olmazdı.
Hangi tarihsel gelişme için parantez sözcüğü kullanılabilir? Örneğin, İngiltere’de Cromwell devri, tam bir parantez gibi görünür. Hızını alamayan komutan Cromwell cumhuriyet ilan eder ve yazılı anayasası olmayan bir memlekette yazılı anayasa yapar. Fakat sistem-burjuvazi buna tahammül edemez, kısa süre sonra yeniden monarşiye dönülür. Bir daha hiç kimse böyle cüretkâr davranmasın diye Cromwell’i mezarında bile rahat bırakmazlar. Fakat en parantez gibi görünen bu olay İngilizlere ders olur ve sonrasını belirler.
Başka?
1848 parantez mi mesela? 19’uncu yüzyılın sonunda yaşayan bir Avrupalı için Paris Komünü ne anlam ifade ediyordu?
1917’den 1980’lerin sonuna dek devam eden Sovyet deneyimi parantez miydi? Putin herhalde böyle düşünür.
Naziler? Olup biti mi? Hâlâ onlara özenen faşistler her yerde boy göstermiyor mu? Hitler nereden çıktı, o çapsızlıkta bir adam nasıl oldu da o işleri becerdi, nereden beslendi ve bugüne ne bıraktı…
Osmanlı-Türk modernleşmesini, Cumhuriyet’i bir parantez olarak görmek, buna inanmak, hakikaten çocuksu. Fakat bu absürt düşüncenin bilgisizlikle ve hamasetle doğru orantılı bir, hadi yeni Türkiye jargonu kullanalım, ‘piyasası’ ve ‘alıcısı’ olduğu açık.
Peki Osmanlı ne yapacaktı, tren hızla yol alırken ters yöne mi koşacaktı? 19’uncu yüzyıl Osmanlı düşünürlerinin derdi tasası ‘Bu devleti nasıl kurtaracağız?’ değil miydi? Viyana kapısına kadar gitmiş bir devlet yüzünü nereye dönecekti? Cumhuriyet ideolojisinin babası Ziya Gökalp başka bir toprağın mahsulü mü?
Kuşkusuz birkaç satırda geçiştirilebilecek tartışmalar değil bunlar. Mesele, iktidar çevresinin çok sevdiği parantez metaforuna tepki olarak gelişen muhalif parantezciliğin, temel dertlerimize deva olacak bir ‘düşünme yordamı’ sunmadaki işlevselliğini sorgulamak.
AKP bir birikimin sonucu. Doğru, ideolojik barutu tükeneli epey oldu, iktidar macerası da bir gün sona erecek. Buna mukabil, ne bir ‘sonuç’ olduğunu, ne de ülkenin geleceğinde derin izleri görüleceğini göz ardı edebiliriz. AKP’nin çeyrek yüzyıllık iktidarı Cumhuriyet’in tarihine dahil. Kürtlerin macerası ve diğer her şey gibi. Hal böyleyken, o muhayyel parantezler açılmadan öncesine dönmek ne gerekli ne mümkün.
Yazı önerisi: Sevgili Zehra Çelenk’le Diken’de komşu olduk. İlk yazısını buraya bırakıyorum.
Yine Diken’den Mustafa Alp Dağıstanlı’nın yazısı, ‘neoliberal bir kayın ağacı’ üzerine! Hakikaten, böyle bir sistemde yaşıyoruz işte.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025