Mustafa ARMAGAN
Yazıyı yazarken sessizce bir haber yuvarlandı ekranıma. Meğer İngiltere, 1. Dünya Savaşı yıllarından kalan 2 milyar sterlinlik borcunun 218 milyonluk dilimini 2015 Şubat’ında ödemeye başlayacağını açıklamış.
Buna göre İngiltere 1. Dünya Savaşı’nda kamu finansmanı için Millî Savaş Tahvilleri çıkararak İngiliz halkının yatırım yapmasını sağlamış.
Bunu okuyunca aklıma bakın ne geldi?
Bizim hem 1. Dünya, hem de İstiklal Harbi yıllarında çıkardığımız Tekalif-i Örfiye ve Milliye kararlarıyla halktan zorla aldığımız para, mal, gıda maddelerinin bedelleri ödendi mi? Bir defteri, zaptı var mıdır? Zavallı Anadolu halkından İstiklal Harbi’nde zorla alınan yüzde 40 yükümlülük vergisi devletin ne kadar umurundadır?
Bakın İngilizler çıkardıkları tahvilin 100 yıl sonra bile hesabını verebiliyorlar. Ya biz? 27 Mayıs darbesinden sonra memurlar ve halktan toplanan milyonlarca alyansın hesabını veren oldu mu? Dahası, hesabını sorabilen oldu mu?
Osmanlı Devleti yıkılınca hesabın sorulacağı bir devlet kalmamıştı zaten. İstiklal Harbi’nden sonra ise yeni rejime yakın duran eşraf paralarını katlayarak geri alırken fakir fukaranın hesap sormaya dermanı kalmamıştı. Dolayısıyla üzerine birkaç bardak soğuk su içildi.
Öte yandan “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” denilen İngiltere devleti halkına olan miyarlarca sterlin borcunu tam bir asır erteleyebilmiş! Müthiş! Yani unutmamış ama ödememiş de. Yüzyıllara yaymış! Şimdi torunlarının torunlarına ödeyecekmiş!
Hem biz taksitlerini son kuruşuna kadar ödediğimiz iki savaş gemimizi gasp etmesinin hesabını soramadık ki İngiltere’den. Lozan’da İsmet Paşa gemi memi demeye kalkınca Lord Curzon yavuz hırsız misali üste çıkıp bizden tazminat bile istemeye kalkmıştı! Şimdi öğreniyoruz ki, anamızın ak sütü gibi helal olan bu iki gemimizin parası emperyalizmin de kursağında kalmış. Haram lokma ona da yaramamış, Ne denir: Düşmez kalkmaz bir Allah!

Kongre Kütüphanesi’nde Jefferson’a ait George Sale’in İngilizce Kur’an tercümesi.
Bizde yasak, ABD’de serbest
Walter Benjamin’in dediği gibi gündem değiştikçe tarih de daha önce karanlıkta kalan taraflarını göstermeye başlıyor. Nitekim 2007 yılında ABD’de vuku bulan ilginç bir siyasî olay hem bize, hem de dünyaya tarihimiz ve dinimizin bambaşka bir yüzünü göstermişti.
Keith Ellison adlı bir siyasetçi Katolik iken Müslüman oluyor, derken ABD Kongresi’ne Minessota temsilcisi ve ilk Müslüman üye seçiliyor. Malum, ABD kanunlarına göre temsilciler göreve başlarken yemin etmek zorunda (bizdeki gibi ‘ant içerek’ değil). Gelin görün ki, Ellison ‘İncil üzerine değil, Kur’an üzerine yemin etmek istiyorum’ diye tutturunca devletlular şaşırıyor ama kestirip de atmıyor, nihayet çözümü ‘kitapsız yemin’de buluyorlar! Yani İncil yoksa Kur’an da yok! Böylece ABD Kongresi tarihinde ilk ‘kitapsız’ yemin töreni yaşanıyor.
Fakat Keith Ellison yemin töreninden sonra da işin peşini bırakmıyor ve halka açık bir törende Kur’an üzerine yemin etmekte ısrar ediyor. Bunun üzerine 4 Ekim 2007’de Beyaz Saray Sözcüsü Nancy Pelosi’nin katıldığı ve medyanın da büyük ilgi gösterdiği törende Ellison bir Kur’an-ı Kerim üzerine elini kaldırarak (tabii temsilî mahiyette ve gergin değil, gayet keyifli bir ortamda) yeminini edip rahatlıyor.
Burada merak uyandıran husus, kameralar önünde yapılan yemindeki meşin ciltli Kur’an’ın mushaflarda olduğu gibi bir değil, iki cilt olması. Bu ‘iki ciltlik’ Kur’an(!) neyin nesidir? Sorunun cevabı, ABD’nin 3. Başkanı Thomas Jefferson’ın ‘Kur’an’ı’ olmalıydı!
Peki bu nasıl bir Kur’an’dır? Hikâyesi eminim ilginizi çekecek.

Keith Ellison (sağda), Jefferson’ın kütüphanesindeki iki ciltlik “Kur’an” tercümesine el basarak yemin ederken Beyaz Saray Sözcüsü Nancy Pelosi de ‘yemin alıyor’.
1805 yılında ABD Başkanı iftar vermiş
ABD Bağımsızlık Beyannamesi’nin de yazarı olan Başkan Jefferson, henüz 20 yaşlarındayken bir hukuk sınavına hazırlanıyordu. Bu sırada kitapçıda Kur’an’ın İngilizceye çevirisi dikkatini çekti. Bu, bir yıl önce, 1764’de Londra’da basılmış olan George Sale’in tercümesiydi. İki ciltlik tercümeyi satın alıp hemen okumaya koyuldu.
Çevirinin başına yaklaşık 200 sayfalık bir giriş yazmıştı Sale; burada İslamiyet ve tarihi üzerine ayrıntılı bilgiler veriyor, Kur’an’ın berrak ve akıcı üslubunu övüyordu.
Genç Jefferson, Kur’an tercümesinden o kadar etkilendi ki, fikirleri yavaş yavaş değişmeye başladı, sonraları yazı ve konuşmalarında İslam’dan ve Peygamberinden sık sık bahsetti. (Bu konuda geçen yıl New York’ta bir kitap basıldı. Tarihçi Denise A. Spellberg’in şaşırtıcı bilgilerle dolu kitabı “Thomas Jefferson’un Kur’an’ı: İslam ve ABD’nin Kurucu Babaları” başlığını taşıyor (Thomas Jefferson’s Qur’an).)
Ve Jefferson’ın İslam’a duyduğu ilgi ömür boyu devam etti. Ortadoğu dilleri ve tarihi üzerine çok sayıda kitap okuduğu gibi seyyahların yazdıklarına da ilgi duymuştu. Hatta İngiliz ‘ortak hukukuna’, yani fıkhi ictihadlara benzer gevşek olarak düzenlenmiş Anglo-Sakson hukuk sistemiyle ilişkilendirerek İslam hakkında sayfalarca notlar aldığını biliyoruz. Asıl önemlisi, 1776’da Müslümanları ülkesinin müstakbel vatandaşları olarak tahayyül edebilmişti (çünkü o tarihte bu, Avrupa’da düşünülemeyecek bir şeydi).
Hatta iki Müslüman elçiyle bizzat görüşmüş, ABD’nin ilk tanıdığı Müslüman ülke olan Fas’ın elçisini bizzat kabul ettiği gibi o tarihte Osmanlı topraklarına dahil bulunan Tunus’tan Washington DC’yi teşrif eden elçiyi de 1805 yılında izzet-i ikramla ağırlamıştı. Hatta Osmanlı/Tunus elçisinin şerefine resmi bir yemek verilecekti lakin ziyaret Ramazan ayına rastlamıştı; misafiri oruçlu olduğu için öğleden sonra planlanan yemek iftar vaktine kaydırılmış ve Başkan Jefferson İslama ve Müslümanlara duyduğu derin saygıyı böylece açığa vurmuştu.

Thomas Jefferson’ın 1910 yılında yapılan bir heykelinde ABD’nin bütün dinlere açık olduğunu belirten tablette ‘Allah’ kelimesi de yazılı.
Ayrıca ünlü Bağımsızlık Beyannamesi’nin yayınlanmasından sadece birkaç ay sonra elyazısıyla defterine ‘ABD’de putpereset, Yahudi veya Müslüman olsun hiç kimsenin siyasî haklardan mahrum edilemeyeceğini’ not düşmüştü.
Nitekim 2009’da Başkan Obama el-Ezher’de konuşma yaparken Mısırlı Müslümanlara ABD’nin İslam’la bir sorunu olmadığını göstermek için Jefferson’ın Kur’an’ı ile Ellison’un yemin törenini örnek vermiş ve 1796’da Trablusgarp (yani Osmanlı) ile ABD arasında yapılan antlaşmada zamanın Başkanı John Adams’ın, devletinin Müslümanların kanunlarına, dinlerine ve huzurlarına karşı en ufak bir düşmanlık beslemediklerini belirttiğini anlatmıştır.
Eklemek Obama’nın aklına gelmedi belki ama aynı antlaşmanın 11. maddesinde ABD hiçbir şekilde Hıristiyanlık temelinde kurulmuş bir devlet olmadığı taahhüdünde bulunmuştu Osmanlı Devleti’ne. ABD tarihçileri o gün bu gündür “Biz o maddeyi niye yazdık?” diye tartışır dururlar. Cevabı efsane Başkan Jefferson vermiş aslında, değil mi?
Biz tarihimizi kötülemekle uğraşırkan, Batı kendi tarihini nasıl ilmik ilmik dokuyor ve bilinmeyen neleri ortaya çıkarıyor. Utanalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2017
9.02.2017
26.03.2017
19.03.2017
12.03.2017
26.02.2017
5.02.2017
29.01.2017
22.01.2017
15.01.2017