Namık ÇINAR
“Din- Devlet- Demokrasi” konularına değindiğim son birkaç yazıma, hiç de yabana atılmayacak ilginçlikte bilgilerle katılan donanımlı okuyucularım oldu, bu ara.
Bana kalırsa bu ilgi, günümüz siyasal ilişkilerinde belirleyiciliği bir hayli artan din kurumuna değgin tartışmaların, medyada, sivil toplumda ve hemen her yerde, bilimsel içerik itibariyle sığ tarzda geçiştirilmesine ve böylelikle gündelik hayatın giderek “maymunlar cehennemi”ne çevrilmesine karşı duyulan bir tepkinin de işaretiydi, aynı zamanda.
Müsaadesini almadığım için adını vermeye mezun olmadığım değerli bir okurumun, yazıma başlık yaptığım “Gelasius’un Kılıçları”ndan yola çıkarak söylediklerine geçmeden önce, biraz şu metafordan bahsedeyim:
5. yüzyılda yaşamış Papa Gelasius, Tanrı’nın İsa’ya iki kılıç verdiğini, bunlardan birinin ruhanî yani dinsel, diğerinin maddî yani dünyasal olduğunu; dinsel olan kılıcın “uhrevî bir erk” olarak Kilise’nin, dünyasal olan kılıcın da “siyasal bir erk” olarak Monark’ın payına düştüğünü söylemişti.
Ne ki, Hıristiyan Dünyası’nın bu iki kılıcı çatışacak ve yüzyıllar boyu süren din savaşlarıyla, Avrupa’yı kan ve gözyaşına boğacaktır.
Sorunu çözerek toplumsal yaşamı dinginleştiren ise, “Aydınlanma” ile birlikte gelişecek olan “demokratikleşme süreçlerinin laiklik ögesi” olacaktır.
Buna karşın İslâm’da durum neydi?
Hıristiyanlıktan farklı olarak, İslâm Peygamberi’nin elinde tek kılıç vardı.
Ve bu kılıç, Gelasius’un tanımlamaya çalıştığı “iki erk”in ikisini birden içeriyor ve kabzası aynı el tarafından kavranıyordu.
Ruhanî hayatla maddî hayatın toplumsal yaşama birlikte nüfuz ederek müdahalesinin sakıncası, İslâm’da bir türlü görülemeyecek ve bu nedenle Batı karşısında geri kalınacaktır.
İşte sözünü ettiğim okurum da, bu iki dinin birbirinden farklı doğuş koşullarına vurgu yaparak giriyordu meseleye:
Hıristiyanlık, yerleşik düzene geçmiş Roma İmparatorluğu’nun bağrında, “devlet dışı” bir kurum olarak doğmuştu. O yüzden “sivil bir karakteri” vardı.
İslâmiyet ise, göçebe Arap kabilelerin biraraya toplanarak devlet hâline gelmelerinin çimentosu olmak için ihdas edilmişti ve dolayısıyla dinin devletten ya da devletin dinden ayrışamayacağı bir nizama tekabül ediyordu.
O yüzden bence hiçbir Müslüman toplum, siyasal ve sosyokültürel yaşamın odağına hem dini hem de devleti aynı anda koymadıkça, hiçbir vakit İslâm’ı doğru dürüst yaşayamayacaktır.
Yeri gelmişken ifade edeyim ki, 10. yüzyıldan itibaren Anadolu’ya peyderpey giriş yapmış göçebe Türk kavimlerinin, aslında daha önce Hıristiyan Bizans halklarıyla karşılaşmalarına rağmen onların dinini değil de Araplarınkini seçmeleri, bugünkü nesil bakımından Anadolu’dan İstanbul’a göçerkenHaydarpaşa Garı’nın merdivenlerinden kenti şöyle bir süzüp, Etiler yerine Bayrampaşa’nın yolunu tutmalarıyla aynı olan bir “tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş” hikâyesidir.
Netice olarak din, devlete özgü bir enstrüman olunca, Şeyhülislâmlık Sultanların, şimdiki Diyanet de Cumhuriyet hükümetlerinin, din üzerinden üretecekleri siyasetlerine yarayışlı bir cihaz işlevi görecektir.
Ve şu sıralar epey kimsenin çıkarına uygun düşecek pozisyonu alabilmek için tetikte izlediği benzer bir mesele de, Fethullah Gülen Hareketi ile Erdoğan hükümeti arasında süregelen gerilimli güç ilişkisidir.
Acaba zaman zaman şakırtısını duyduğumuz sesler, iki tarafın elindeki Gelasius’un birbirine çarpan kılıçlarından mı gelmekte, yoksa demokrasinin değil de vesayetin paylaşılmasındaki sürtüşmeden mi doğmaktadır?
Malûm, eski vesayetçilerin bir vakitler pek revaçta olan bir “iç hizmet” mevzuatları vardı.
Bunlarınki de adını gene benzer şekilde böyle bir “hizmet” ten almıyor mu şimdi?
Ve hükümet de sık sık, biz halka efendi değil “hizmetkâr” olmaya geldik, demiyor mu?
Bu hizmet lâfından öyle işkilleniyorum ki, sormayın!
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016