Namık ÇINAR
Başbakan tam gaz, meselelere her zamanki gibi bodoslamadan girmeye devam ediyor.
Şimdi de çıkıp halka, “öyle vekil mekil falan değil, doğrudan doğruya asıllar olarak, bundan böyle Başkomutanı artık siz seçeceksiniz” demekte bir beis görmedi, meselâ.
Ağzına ne gelirse söylemek suretiyle kafa yarıp göz çıkararak, hepimize gına gelmiş şarkısının ıslak yollarında, tutku pusulasının ibresi istikametinde fütursuzca ilerleyip gidiyor.
Hâlbuki Anayasa’ya göre Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin manevi varlığının ayrılmaz bir parçasıymış; bir başka seçimle ihdas edildiği takdirde o bağ kopar ve Meclis’e ait bu görev ve yetki, onun olmaktan çıkarak elinden tamamen alınırmış; ne gam!
Bu dengeler Başbakan’ı zerre kadar ilgilendirmiyor.
Harp ilânının ve ona değgin bir kurum olan Başkomutanlığın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sıkı sıkıya bağlı bir kuruluş misyonu olduğunu kavrayamıyor.
Başkomutanlığın, cumhurbaşkanı bakımından yalnızca sembolik bir temsil öğesi olduğunu göremiyor.
Kaldı ki, bu dahi ancak barış şartlarında bir hükmün ifadesidir.
Zira savaş hâli sözkonusuysa, Başkomutanlık Anayasa gereğince derhâl Genelkurmay Başkanı’na geçiyor.
Yani esasında nötr bir işlev sözkonusu: Savaş yoksa Başkomutansın. Savaş varsa artık değilsin.
Hani küçükken çocuklara, zırlamasınlar diye oyuna fındık fıstık kabilinden alınır gibi yapılır ya, o hesap.
Çünkü Başkomutanlık, siyasal yetki ve sorumluluk üstlenmiş bir hükümet tasarrufu olmak zorundadır.
Türkiye’nin seçtiği son iki yüzyıllık yaşam tarzı Kara Avrupa Hukuku çizgisinde ilerlediğinden; monarşiden demokratik cumhuriyete doğru alınan mesafe...
devletin başındaki tek yetkili ama sorumsuz Sultandan...
yönetim ilişkilerinde yetkisiz ve sorumsuz ama devleti sadece sembolik temsille yükümlü bir cumhurbaşkanına... evrilmek şeklinde gelişmiştir.
Yönetimi altında tuttuğu ve sömürdüğü kitleleri canından bezdirmiş “devlet” denen bu kadim yapının...
tamamen ortadan kaldırılması yerine, tabiatından neşet eden eski zorbalıklarından arındırarak...
başına “cumhurbaşkanı” diye siyaseten güçsüz ve sembolik birinin konmasını...
bütün ağırlığın seçilmiş bir “meclis”e...
onun bağrından çıkmış “hükümet”e...
ve tamamen evrensel imbiklerden geçmiş normlarla iş gören “yargı”ya bırakılmasını...
tarihin bundan sonraki safhasında onun artık halka, demokrasi dediğimiz usûllerle hizmet etmesini sağlamak mükellefiyeti olarak anlamak gerekir.
Fakat Başbakan şimdi bunları bozmak istiyor.
1876 tarihli Kanuni Esasi’nin “Zatı Hazreti Padişahinin nefsi hümayunu mukaddes ve gayri mesuldür” diyen...
ve “...harp ve sulh ilânı ve kuvvei berriye ve bahriyenin kumandası ve harekâtı askeriye... hukuku mukaddesei Padişahi cümlesindendir”... şeklindeki 138 sene öncesinin küflü hükümlerine dönmenin bir matahmış gibi müjdesini veriyor.
Yani ne demek şimdi bu?
Nasıl ki dün, monarşinin tasarruflarından dolayı sorumsuz olmasına rağmen Başkomutanlık yetkisi Padişah Hazretleri’nin kutsal haklarından idi ise, bugün de Başbakan aynı gücün kendisinde olmasını istiyor.
Sultan olmak istediğini söylediğimizde de kızıyor.
Ya ne istediğini bilmiyor; ya da kentli mi köylü mü, çağın içinde mi dışında mı, yerde mi gökte mi belli olmayan, henüz sosyolojik karmaşası durulmamış, kendine öfke ve çaresizliklerle bağlı görünen geçici bir kitlenin zayıflıklarını kullanıyor.
Sanırım her ikisi birden.
Zira bilmediği şuradan belli ki, Hüseyin Avni Ulaş önderliğindeki II. Grup’la yapılan “ilk meclis”teki kavga, Mustafa Kemal’e olan askersel saygıya rağmen, Başkomutanlık müessesesini Meclis’in uhdesinden kopararak kendi şahsi tasarrufları arasına dâhil etmeyi istemesine direnmek yüzünden çıkmıştı.
Nitekim daha düne kadar biz de Kemalizm’i, demokrasiye ters düşen bu tür eylemleri nedeniyle eleştirmemiş miydik?
Bugün aynı şeyi, “siyaset olarak II. Grup’un devamıyız” diyerek yalan söyleyen Erdoğanisteyince susacak mıyız?
Onu kastederek, Kemalizm’in dinci versiyonu olduğuna dair söylemlerimiz, boşuna mıydı sanıyorsunuz?
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016