Namık ÇINAR
Önce, şöyle bir irkiliyorsunuz.
Ardından birkaç tepki geliyor.
Sonra da kanıksanıp alışılıyor.
Bütün yapacaklarını, topluma bu yolla servis ediyorlar.
İlkin Cumhurbaşkanı şutunu çekerek ortalıyor; kimler o topa girecekse ileri atılıyorlar ve paslaşa paslaşa kale önüne kadar getirerek gol atmasını sağlıyorlar.
Hitler meselesi de öyle; dil sürçmesi falan değil.
Örneğin nasıl bir anayasa yapma stratejisi izleyeceklerini önceden düşünmüş, üzerinde çalışmış ve ona göre de kararlaştırmışlar.
Yok efendim, partiler arası görüşmelerdi; yok, Meclis komisyonlarıydı; bunların hepsi hikâye.
Baksanıza; “Arama Konferansları” falan gibi yeni yeni icatlarla, direkt halkla temas kuracaklarının baklalarını yavaş yavaş ağızlarından çıkarmaya da başladılar, bir taraftan.
Cumhurbaşkanı, geçen günkü “muhtarlar toplantısı”nda, anayasanın “vekiller kararıyla değil, asiller kararıyla” gerçekleşeceğini çok açık bir şekilde ifade etti.
Daha düne kadar “ikametgâh ilmühaberi” ile “nüfus cüzdan sureti” vermekten öteye gitmeyen muhtarların kendilerine yandaş olanlarını, boşuna mı ağırladılar sanıyorsunuz, aylardır o Saray’da?
Halkla temasta, “Başkan”ın sadece doğrudan doğruya ilk kademe yönetim birimi gibi değil, milletvekillerinden bile daha fazla önem vermeye başladığı temel birim gibi çalışacaklar, belli ki bundan sonra.
Çünkü Erdoğan, biricik varlık sebebinin halkın kendisine olan teveccühü olduğunun bilincinde. Her zaman için o nabzı daima kendisi tutmak istiyor. Partisinin ve Meclis grubunun, bu safhada bir basamak aşağıda kalmış gibi durması, bu yüzden.
Ne ki, muhtarlarla kurulan bu direkt ilişki gösteriyor ki, eğer ülke yönetim şeklinin, böyle kılcallarına kadar merkezîleşerek tek elde toplanması sürecekse; yarın öbür gün Saray’a o bin küsur oda bile yetmez olur ve hattâ bu gidişle yeni ek binalara ihtiyaç duymaya dahi başlayabilirler.
Muhtarları pohpohlamanın esbabımucibesi ise, Erdoğan’ı “Başkan” yapacak olan yeni anayasanın referandumdan zaferle çıkmasını sağlamak üzere, çoğunluk oylarının kimlerden alınacağını onlar marifetiyle tek tek saptamak içindir.
Sonuç olarak, Erdoğan’ın dikte ettiği şeyler üzerinde çalışan Saray bürokrasisi, mevcut hiyerarşik kanalları by-pass ederek bağ kurduğu bu muhtarlar aracılığıyla, referandumda “evet oyu” çıkacak bir sonuç için örgütlenmiş gözüküyor.
O yüzden, şu sıralar muhtar faaliyetlerine ve hazırlayacakları listelere odaklanmak, işin püf noktalarından biri olsa gerektir.
Peki, bütün bunlar özgürlükçü ve demokratik bir anayasa için mi, dersiniz?
Tabii ki değil!
Ne Meclis’i ölçü alacaklar, ne entelektüel kamuoyunu.
Hani televizyonlarda veya STK’ların orada burada yaptıkları birtakım tartışmalar, sempozyumlar falan var ya, bunların hiçbiri umurlarında değil onların.
Hepsi fasa fiso.
Bizzat halka yaptırıyormuş gibi bir popülizmle parlatarak bildiklerini okuyacaklar; anayasaya, işlerine geldiği şekli vereceklerdir.
Önce sarayını yaptırdı.
Mekân tamam!
Ardından, içine adamlarını doldurdu.
Teşkilât da tamam!
Şimdi de kendi öngördüğü anayasal metni çıkaracak.
Sıra işte o nizamda!
Sen de elli sene ayıkla pirincin taşını!
Hedef bu!
Elbette sorun da bu!
Çünkü, dert “Parlamenter Sistem” mi, yoksa “Başkanlık Sistemi” mi meselesi değil ki!
Nasıl ki seksen senelik geçmişimiz bakımından önemli olan vasıfsız bir “Cumhuriyet” olmak değildi, “Demokratik Cumhuriyet” olmamaktı ise; burada da dert, “Parlamentarizm” veya “Başkanlık”tan önce, siyasal ortamın özgürlükçü ve demokrat olup olmadığındadır.
Dert, Türkiye’nin önündeki on yılları riske edecek yeni bir anayasa ve yönetim modelinin, bizzat Erdoğangibi otoriter bir şahsiyet tarafından yapılacak olmasındadır.
Erdoğan’ın etkin olduğu bugünkü siyasal koşullar, rasyonel bir anayasal düzen üretmeye elverişli gözükmemektedir.
Halkın devrede olması da her şeyi hemencecik güllük gülistanlık yapmaya yetmez.
Meclis’in dahi devre dışı kalacağı bu özgürlüksüz koşullarda, hele bir de toplumun geniş kitleleri, ne acıdır ki demokratik kültürden yoksun bir siyasal gelenekten geliyorlarsa; Asya’nın, Ortadoğu’nun ve Güney Amerika’nın despotluklarını burada görmek işten bile sayılmayacaktır.
Onlara kalsa, Türk tipi başkanlıkmış!
Türklerin tarihinde, başkana benzeyen yegâne figür, hakanlar ve sultanlardır.
Bunca zaman sabretmiş bir Türkiye, biraz daha sabretmeyi bilmelidir.
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016