Namık ÇINAR
Problem o ki, sadece Kemalistlerden değil, Kemalist olmadıklarını söyleyenlerden de; “Mustafa Kemal olmasaydı, Anadolu’daki kurtuluş hareketinin gerçekleşemeyeceğini; zira halkın içselliğinden doğarak bunu kanırtacak dinamik bir ivmenin olmadığını” ileri sürenler var. Eğer bu doğruysa, lâfı gevelemeden diyelim ki, haksızlık ediyoruz o zaman biz Atatürk’e. Her şeyi ona borçluysak, tıpkı Kemalistler gibi, Anıtkabir yönüne serelim derhâl biz de seccadelerimizi.
Kendi içsel mekanizmaları o devinimlerden yoksun bir toplumu, iyi huylu bir önderin alıp uçurması ve bir Tanrı gibi yoğurması, nasıl fantastik bir öyküdür? Bir birey, düşünsel anlamda elbet de toplumundan, hâttâ dünyadan daha ileride olabilir. “Düşünce tarihi”nin de yazdığı gibi, zaten o yüzden de muhtemelen itilip kakılıyordur.
Sıkça denedikleri bir vakıadır ama, eylem adamlarının bireysel tasarımlarıyla toplum inşa edebildikleri nerede görülmüştür? Bir ülkede, o ülke insanlarının kendilerine kalsa asla yapmayacaklarını, biri çıkıp yapabilir mi? Hiç böyle bir tarih ve toplum algısı olabilir mi?
En az bizim “Cumhuriyet”te geçen şimdiki sürecimiz kadar, 1920’lerdekilerin de arkasında,“Tanzimat Fermanı”ndan beridir deneyimledikleri çalkantılı bir siyasal hayat dururken; “yarın Cumhuriyet’i ilân ediyoruz” dendiğinde, o güne değin armut toplamışların şaşkınlığı mı vardı yüzlerinde?
Hâttâ “Tanzimat”, çürüyen ve yıkılmaya yüz tutan imparatorluğun Batı ilkeleriyle “yeniden yorumlanarak kurulması teşebbüsü” ise, üstyapısal ve biçimsel reformların tepeden inmeci bir marifetle dayatılmaları bakımından, bu ülkedeki “ilk Atatürk”ün Sultan Abdülmecit; “II. Meşrutiyet” olarak tanımladığımız sürecin de, “Cumhuriyet’in erken adımları” oldukları dahi söylenemez mi, meselâ?
Dalmaçya’lardan, doğu Avrupa içlerinden, Balkanlar’dan, Eflâk-Boğdan ve Kırım’dan, Kafkaslar’dan, Arabistan çöllerinden, Basra ve Suriye’den, mağripten maşrığa, yani Afrika’dan Hint’e kadar; koca 19. yüzyıl boyunca çekile çekile Anadolu’ya doluşmuş çileli ve mazlum bir halkı, umarsız ve bedbin miskinliklerde göstererek ve ancak bir vapura binip gelecek olan bir avuç Osmanlı zabitinin siyasal vesayetleriyle duyarlaşacaklarına kanaat getirerek aşağılamanın, ne farkı vardır, Nur Sertel, Süheyl Batum, ya da Onur Öymen gibilerinkinden?
Mustafa Kemal ve arkadaşlarının sonradan gelip katılmaları, milli mücadeleye kuşkusuz ki güç katmıştır; ama hepsi o kadar. Çünkü sonrasında, ister tasfiye edilen silah arkadaşları dâhil her türlü muhalefet bakımından olsun, ister güçlendiğinde hacir altına alınması yeğlenen halk kitleleri bakımından olsun; adı Cumhuriyet de olsa, “demokrasi”ye doğru evrilebilecek yetenekleri beslemeyen bir dikta üslûbuyla, daha başından itibaren sistematik olarak yanlış bir yapı yaratıldığı, doksan senede de olsa, hiç değilse şimdilerde, nihayet anlaşılacaktır.
Küresel tarihin o konjonktürlerindeyken, ulus-devlet rüzgârlarının savurduğu imparatorluğun etinden kırk kere koparak, yeni devletlerin kurulduğu bir sırada; Hüseyin Avni Ulaşlarla simgelenen Anadolu inisiyatiflerine ve ulusal önderliğin girişimi ve etkisi dışında olarak kendiliğinden (spontane) oluşmuş bulunan “yerel kongre iktidarları”na, gelip katıldıktan kısa bir süre sonra punduna getirip, Hasolarla Memolar edebiyatı çerçevesinde, ittihatçılarca el konulmuştur.
Oysa Anadolu ve Trakya’daki bu sivil hareketler, 1918’den itibaren sürdürdükleri kararlılıklarla, bir çatı altında tertiplenecekleri federatif bir kültürü giderek geliştirirlerken, silahlı mücadeleyi göze almışlar; boyun eğmeyi ve teslimiyeti savunan İstanbul Hükümeti’ne karşın, ulusal bağımsızlığı öngörmüşlerdir.
Ki o kongrelerde billurlaşan sivil siyasal irade, askerî gücün sivil otoriteye kesin olarak tâbî ve bağımlı olmasına büyük önem vermiştir. Bunun en belirgin göstergesi, “silahlı güçlerin komutanlarının sivil kongre unsurları tarafından seçilmesi ve bu birlik komutanlarının sivil halktan olması” kuralının getirilmiş bulunmasıdır. Yâni, “başlarında eşraftan bir zât” olacaktır. Örneğin, ağustos 1919’daki Alaşehir Kongresi’nde, “Umumi Kumandanlığa” ordu mensubu olmayan birinin getirilmesine karar verilmiştir. “Ordu görevlisi subaylar en başa geçirilirlerse, halk istiklâlinin ordu dışı ve sivil toplumsal niteliğine ters düşüleceği” ileri sürülmüştür.
Nitekim, Salihli delegesi Zahid Molla, “Her kim ki kuvvet kuşanırsa, insanlık huyu gereği, bunu suiistimâl eyler. Şahıs devam etmez, usûl payidar kalır” diyecektir.
Yani şimdi.. daha sonraki yıllarda o Allah’ın cezası darbelerini yaparak, halkın ensesinde boza pişirecek olan militarist bir Kemalizm yerine, silahlı güçlerin kendiliğinden bağımsızlaşarak özerkleşmelerini engellemek yolunda çok bilinçli davranan bu unsurların, 90 sene önceki “demokrasi tasavvurları”nı dikkate almayıp, onlar için “yetersizlikleri nedeniyle Kemalist bir vesayete âdetâ müstahaktılar” demek, en hafif bir ifadeyle aymazlık olsa gerektir.
Monist ve kolektivist anlayış, bu ülkedeki herkesin kanına öylesine işlemiş ki, Kemalist olmadığını söyleyenler dahi, Mustafa Kemal Paşa’nın biricikliğini terk edememektedirler.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016