Şahin ALPAY
Diyarbakır/Amed dönüşü kaleme aldığım yazıların “Kürtler niye Erdoğan’ı seçecek?” başlıklı olan ilkinde, HDP’nin ilk turda Selahattin Demirtaş’a oy istedikten sonra, seçim ikinci tura kalırsa seçmenlerini serbest bırakacağını, bunun da “Oyunuzu Erdoğan’a verin” anlamına geleceğini yazmıştım.
Bir HDP milletvekili cumhurbaşkanı adayları belli olur olmaz, hiç vakit kaybetmeden bunu doğruladı.
Hakkari Milletvekili Adil Zozani, T24’ten Helip Alp’e verdiği mülakatta (3 Temmuz), başkanlık sistemine geçme zamanı geldiğini söyledi. BDP parlamenter sistemden yana tavır almış; başkanlık isteyen AKP ile bu konuda anlaşamamıştı. Ne var ki Kandil “retçi cephede yer almadığını” söyledi; Zozani de, dikkat çekici bir zamanlamayla, Kandil’den mülhem olduğu anlaşılan açıklamayı yaptı. İkna edilebilirler mi? Doğrusu emin değilim, ama Zozani ve benzerlerinin niçin yanlış düşündüklerini bir kez daha izah etmekte, belki yarar olabilir.
Zozani’nin ileri sürdüğü bir argüman, parlamenter sistemin Erdoğan’ı tek adam yaptığı. Kesinlikle doğru değil. 12 Eylül anayasası ile getirilen, parlamenter sistem ile yarı–başkanlık sisteminin karması bir ucube sistemdir. Erdoğan da, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin anayasa değişikliğini referandumla onaylatarak Türk (daha doğrusu Putin) usulü, yani “yasama ve yargının yürütmeye ayak bağı olmadığı” türden başkanlık sistemine geçişin altyapısını hazırladı. Dolayısıyla Erdoğan’ı tek adamlığa götüren, ucubeye çevrilmiş parlamenter sistem değil, 12 Eylül’ün lider sultasına cevaz veren Siyasi Partiler Kanunu aracılığıyla, Parlamento’daki çoğunluğa dayanarak adım adım hukuk devletini, yargı bağımsızlığını, basın özgürlüğünü, bağımsız üst kurulları, yani denetim ve denge mekanizmalarını kuşa çevirmesidir.
Kürtler dahil Türkiye’nin ihtiyacı, tüm kurum ve kurallarıyla parlamenter sistemdir. Başkanlık ya da yarı–başkanlık sistemlerinde, başkan ile parlamento çoğunluğunun ayrı partilere mensup olması halinde idare felç olabilir. Batı ülkelerinde uzlaşma kültürünün güçlü olması nedeniyle yürütülebiliyorsa da, pek çok sorun yaratır. Keyfiliğe ve otoriterliğe yönelen (sözlerini tutmayan) başkanlar, ancak seçimle görevden alınabilir. (Latin Amerika’daki askeri müdahalelerin birçoğu bu yüzdendir.) Parlamenter sistemde ise, yasama organı güvensizlik oyu vererek, demokrasiden sapan başbakanları ve hükümetlerini her zaman görevden alabilir. Bu, otoriterleşme eğilimlerine karşı etkin bir güvencedir. AKP’nin parti programında ve 2007 seçim beyannamesinde; BDP’nin de yakın zamana kadar parlamenter sistemi bütün kurum ve kurallarıyla savunmasının nedeni budur.
Zozani, başkanlık sistemi tartışmasının kişilerden bağımsız olarak, Erdoğan’a endekslenmeden yapılması gerektiğini söylüyor. Bu nasıl mümkün olabilir? Putinvari başkanlık sistemi isteyen başkası değil, Erdoğan’dır. ABD ya da Fransa örneğindeki başkanlık sistemleri onun işine gelmez. O tür sistemler dahi bizim ihtiyacımıza terstir.
Zozani, başkanlık sisteminin özyönetim, özerklik ya da federalizmin bir icabı olduğunu ima ediyor. Parlamenter sistemin Batı’da da terk edildiğini söylüyor. Külliyen yanlış. Etnik temelli federal devletlere bakalım: İspanya, Britanya, Belçika, Kanada, Hindistan, parlamenter sistemle yönetiliyor. Coğrafî federalizm uygulayan Almanya, valileri halka seçtiren Japonya ve Yunanistan, güçlü yerel yönetimlere sahip İsveç, hepsi de parlamenter sistemle yönetiliyor. Siyaset bilimciler arasında demokrasi açısından parlamenter sistemin üstünlüğü konusunda yaygın bir mutabakat var.
Ezcümle “Al başkanlık, ver özerklik” hesabı, “Türkiye demokratikleşmeden Kürt sorunu çözülemez, Kürt sorunu çözülmeden Türkiye demokratikleşemez” mantığına aykırı, yanlış bir hesaptır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020