Şahin ALPAY
ABD'de yaptığım konuşmalarda muhatap olduğum sorulardan biri de tabii ki 1 Kasım seçimlerinin Türkiye'ye ne getirebileceğiydi.
Cevabımı şöyle özetleyebilirim: Başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğu AKP iktidarının HDP'yi barajın altına düşürmek için (anayasaya aykırı “sandık taşıma” gibi) elinden gelen her şeyi yapacağı muhakkak. Bunun için, bu seçimin belki çok – partili hayatın en şaibeli seçimi olabileceğine dair kuşkular yersiz değil. Seçime hile hurda karışmasını önlemek için yapılabilecekleri yapmak, muhalif partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının en önemli demokratik görevlerinden biri. İktidarın HDP'yi barajın altına indirmenin mümkün olmayacağını görmesi halinde seçimi yaptırmamaya kalkışacağına dair spekülasyonları da bir kenara bırakırsak, 1 Kasım seçimleri HDP'nin barajı aşıp aşamamasına bağlı olarak Türkiye'de siyasetin geleceğine yön verecek, esas olarak iki sonuç verebilir.
Kamuoyu yoklamalarından görülebildiği kadarıyla HDP'nin barajın altına düşmesi uzak olasılık; yakın olasılık ise 7 Haziran sonuçlarının büyük ölçüde tekrarlanması. Bu takdirde, AKP'nin MHP ya da CHP ile bir koalisyon hükümeti kurmaktan kaçınması zor olabilir. Evet, HDP barajı geçse de AKP en az yüzde 44 dolayında oy almayı başaracak olursa (ki pek mümkün görünmüyor) az bir farkla TBMM'de çoğunluk sağlayabilir; olmazsa muhalefet partilerinden milletvekili transfer ederek tek başına iktidarı korumayı deneyebilir.
Ne var ki HDP'nin barajı geçmesi her durumda Erdoğan'ın “Türk usulü başkanlık” hayalinin son bulması anlamına gelecek. AKP tek başına iktidarı korusa bile Erdoğan artık Türkiye'nin siyasi kaderine yön veremez hale gelecek; siyaseten hayli zayıf bir konuma düşecek. Erdoğan'ın ikinci “tekrar seçimi” zorlamaya, koalisyon hükümeti kurulmasını engellemeye kalkması veya “fiilen başkanlık” yapmakta ısrarı, bu kadar sorumsuzluğun fazla gelebileceği AKP'de Erdoğan sultasına karşı başkaldırıyı tetikleyebilir. HDP'nin barajı geçmesiyle Erdoğan'ın siyasete yön verme inisiyatifini elden kaçırması Türkiye'nin hukuk devletini tamir yoluna girmesinin de kapısını açabilir. Bu, Erdoğan'ın siyasi geleceği açısından karamsar, ülkenin geleceği açısından ise iyimser olan senaryo.
Öte yandan, uzak görünen olasılık gerçekleşir ve, her nasıl olursa, HDP baraj altında kalırsa, AKP tek başına iktidar olduğu gibi Erdoğan da “fiili başkanlığı” sürdürmek imkânını ele geçirecektir. Ne var ki, bu takdirde Bülent Arınç'ın bu yılın başlarında öngördüğü durumla karşılaşılacak; Kürtlerin hemen tamamının da dahil olduğu AKP'ye kuvvetle muhalif çoğunluk karşısında Türkiye “yönetilebilir bir ülke olmaktan” çıkacaktır. Daha kötüsü, ülke bütünlüğünün korunmasının ve Kürt sorununun barışçı, demokratik, siyasi yoldan çözümünün en büyük güvencesi olan HDP'nin parlamentodan dışlanması, kaçınılmaz olarak Kürtler arasında Türkiye'den kopma arayışının güçlenmesine yol açabilir. Bu durumda başımıza gelebilecekleri telaffuz etmek dahi istemem.
Felaket senaryosunun gerçekleşmemesi için her üç muhalefet partisine de sorumluluklar düşüyor. CHP, rakip görme eğilimine kapılmak yerine, hukuk devletini ihya ve ülke bütünlüğünün korunması için HDP ile ittifak aramalı. MHP, AKP ile hükümet kurmanın koşullarında ısrarlı olmalı. MİT ile Öcalan arasında “al – ver” pazarlığı üzerine kurulu “çözüm süreci”ne ve PKK şiddetine karşı çıkmakta haklı, ama dar ve bağnaz bir Türk milliyetçiliğinin kısıtlarından kurtularak büyümek, Türkiye'nin bölünmesini önlemek istiyorsa HDP'yi “yok” sayma tavrından kesinlikle vazgeçmeli. HDP ise, Kürt siyasi hareketi içindeki (Altan Tan'ın ifadesiyle) “kafa karışıklığına” teslim olmamalı, Türkiye'nin bütünlüğüne ve Kürtlerin eşit yurttaşlık için demokratik mücadelesine dört elle sarılmalı.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Fark, karizma olabilir mi?
14.06.2023 - Harikalar diyarında
21.12.2020 - Kaçık Radyo'ya uzun ömürler
6.02.2020 - Kemalizmin amaçlanmayan sonuçları
18.11.2020 - Darbecilikle boğuşurken popülizme yakalanmak
30.09.2020 - Assar Lindbeck ve liberal sosyal demokrasi
24.09.2020 - Yeni dünya görüşüm
20.07.2020 - Kadri bilinmemiş bir şah-eser
8.05.2020 - Trump'ın dünyaya verdiği dersler
29.04.2020 - Ne umduk, ne bulduk
21.04.2020
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Ercan GAZİOĞLU
Çok yerinde ve detaylı bir makale yazdıklarınıza katılmamak elde değil. Emeğinize sağlık. Her şey gönlünüzce olsun.
Ercan GAZİOĞLU
Çok yerinde ve detaylı bir makale yazdıklarınıza katılmamak elde değil. Emeğinize sağlık. Her şey gönlünüzce olsun.