Selami GÜREL
İki ay önce “İKİ ÜLKE VE BİR MUKAYESE: FAŞİZM YÜZ YIL ÖNCE TARİH SAHNESİNDE” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazı kaleme alındığı esnada, altılı masada sorunlar ortaya çıkmamış, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kesinleşmemişti. Mussolini’nin İtalya’da iktidara gelişiyle faşizmin tarih sahnesine çıkışının ve sosyalistlerin gündemine girmesinin yüzüncü yılıydı. (Mussolini’den on yıl sonra, Almanya’da Naziler iktidar olacaktı.) 2023 aynı zamanda Türkiye Cumhuriyetinin de yüzüncü yılıydı. TC kurulmadan 10 yıl önce –Ocak 1913- İttihat Terakki’nin Babı – Ali baskınıyla yaptığı darbe ve 110 yıldır “gizli iktidar” olarak kalışları vb. Bugünkü Millet İttifakı ve Emek-Özgürlük İttifakının çalışmaları ile devam ediyordu. (İlgilenenler için bu yazının sonunda linkini yeniden paylaşacağım)
O yazıma atıfta bulunma nedenim, şimdiki yazacaklarımla yakından ilgili olması, aynı şeyleri tekrarlamak istemeyişimdir.
Bugüne dönersek: Gerek millet ittifakını toparlayan Kılıçdaroğlu, gerekse soyalistleri, elinden geldiğince birleştiren HDP’nin çabaları iyi bir noktada birleşti. Kılıçdaroğlu parti içindeki ulusalcılara, altılı masadaki “çatlaklara” rağmen, HDP hiçbir “güç zehirlenmesine” kapılmadan, önümüze muhteşem bir demokratik cephe yarattı. Yakın tarihin çok az yaşanan bir şansını yakaladık. BU COĞRAFYADA –BELKİ DE İLK KEZ- DEMOKRATİK KURALLARIN DIŞINA ÇIKMADAN, YANİ SEÇİMLE GÜZEL BİR GELECEĞE KAPI AÇMAK ÜZEREYİZ! Ortadoğu Coğrafyasından, bu topraklarda yaşayan bizlerin DEMOKRATİK DEĞERLERİNİ TÜM DÜNYAYA DUYURMANIN EŞİĞİNDEYİZ.
Burada –devam etmeden- kısa bir ara vererek, kısaca Hitler’in iktidar oluşuna ilişkin birkaç cümle eklemek istiyorum.
Yıl 1928: Genel seçimlerde Nazi Partisi %2,6 oy alıyor. Yani, eski ifadeyle, “esamesi okunmuyor”
1929 yılı Dünya Kapitalizmin en büyük krizlerinden biridir. Her yeri vurduğu gibi Almanya’yı da vuruyor. Birinci Dünya Savaşı 1915’ten sonra zaten kendini toparlayamamış Almanya’nın bundan nasıl etkilendiğini tahmin etmek zor değil.
Dört yıl sonraki -1932- seçimlerde %37,4 1933’te %43,9 oy alıyor. Ve iktidar oluyor.
Hitler’in iktidara yürüyüşünde yaşanan hatalar diğer yazımda var.
Hiçbir dönem bir birine benzemez. Her dönemin ayrı karakteristiği vardır. Ama bizim şu an yaşadığımız dönemle, o dönemin ÇOK ÇARPICI BİR BENZERLİĞİ VAR.
Bizde de korkunç bir ekonomik yıkım var. Özellikle depremden sonra, savaştan çıkmış bir ülke haline geldik.
Ekonomik yıkım, şu anda İLAVETEN şekillenmeye başlayan HÜDA-PAR, BBP, MHP, AKP’nin iktidarıyla sonuçlanırsa, gerisini politik tarih bilgisi olanlar tahmin edebilir.
Şu anda HDP’den uzak durdukları, hatta düşmanlık bile besledikleri için kendisine dokunulmayan bazı “sosyalistler” bu saldırıların sadece HDP ve Kürtlerle sınırlı kalacağını zannediyorlarsa, Almanya’nın 1933 yılı sonrasına tekrar baksınlar. Willy Brandt bile ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştı. Ama onlar safını çoktan seçtiler, bu saatten sonra değişmelerini beklemek illüzyondan ibaret olur.
Bir de Emek ve Özgürlük İttifaki içimde yer aldığını söyleyen, Ama coğrafyanın en yakıcı sorunu olan Kürtler konusunda mecbur kalmadıkça laf etmeyen, üstelik HDP şemsiyesi altında seçimlere kendi adıyla –bağımız- girmek isteyen TİP var. Binlerce insan bu seçim sisteminde, hele hele bu seçimin küçük bir farkla kaybedilmesi durumunda nelerin olabileceğini, açık seçik konuşuyorken, bu “sosyalistlerimizin” –şu ana kadar- umurunda değil.
Oysa aklı başında olan herkes şunda mutabık:
Eğer güçlü bir seçim zaferine imza atamazsak, abartısız, cehennem karanlığına dönebiliriz.
Bir de politik sahneye bakalım.
Kılıçdaroğlu, iğneyle kuyu kazarcasına bir masa kurdu. Masa heyecanla kabul gördü. Cumhurbaşkanlığı Adayı olması onaylandı (Masada yaşanan sorunlara girmiyorum)
Sonra İNCE çıktı ortaya. “İnce ince” o da muhalif kanadın kuyusunu kazmaya başladı. Üstelik bunu ekonomik krizin dibe vurduğu deprem felaketinin toplumun tüm vicdanlı insanlarının yüreğini kanatıp, kabusu haline geldiği, politik saldırıların zirve yaptığı, adaletin tümden rafa kaldırıldığı, iktidar blokunun HÜDA-PAR, BBP gibi sicili bilinen partileri de yanına alarak en gerici cepheyi pekiştirmeye çalıştığı bir dönemde yaptı.
O ve onun gibilerin halkın çektiği acılardan, enkaz altında bırakılan on binlerce insandan, 25 – 30 yıldır cezaevlerinde yatanlardan, İstanbul ve diğer büyük şehirlerde asgari ücretin 4-5 katına çıkan kiralardan, milyonlarca işsizden vb. zerrece etkilenmediği, şimdiki iktidarın devamı için şeytanla bile işbirliği yapabilecekleri, vicdan ve ahlak kavramlarını sadece demagojik amaçlarla kullandığı sır değildir. Böyleleri için politika halkın çıkarları için çalışmak, iktidar olmak değildir. Kişisel ikballeri içindir. Bu ülke uzun bir süredir artık normal yönetilmiyor. İktidarın dışında herkes bunun farkında, elbette bu kişi de farkında ve bu tutumu çok bilinçli. Ben bu halktan cevabını alacağına inanıyorum.
Ama kimse bana bunca acı ve baskı içinde yaşananlara, bu seçimin tarihsel öneminin dünyanın dört bir yanındaki demokrat vicdanlı insanlar tarafından bilinirken, bizim ülkemizde, VAR OLUŞ NEDENİ, İŞÇİ SINIFI EMEKÇİ HALKLARIN MÜCADELECİSİ OLMASI GEREKEN bir partinin “ben oyları bölme pahasına bile olsa seçimlere kendi adımla gireceğim” demesi, asla affedilir bir tutum olamaz.
Anlaşılan o ki, biz sosyalistler kendi sahamızda bayağı şovmen, bayağı şeyh yetiştirmişiz.
Zaten eskiler ne demişti: ŞEYH UÇMAZ MÜRİT UÇURUR!
(https://www.marmarayerelhaber.com/selami-gurel/101568-iki-ulke-ve-bir-mukayese:-fasizm-yuz-yil-once-tarih-sahnesinde)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2025
2.03.2025
9.02.2025
7.02.2025
3.01.2025
19.01.2024
8.01.2024
14.06.2023
26.05.2023
7.05.2023