Ümit KARDAŞ
Emevilerden başlayarak Selçuklu ve Osmanlı’da devamlılık gösteren husus Peygamber Sünniliğin gerçek bağlamından koparılarak devletin merkezinde yer alması, devlet yönetiminde araçsallaştırılıp yozlaştırılması ve yayılmacı asimilasyon politikalarında kullanılmasıydı.
Arap etnik kimliğinin dışında kalanları ötekileştiren Emevî Sünnîliği, Saray’ın, dolayısıyla egemen sınıf iktidarının yanında yer aldı, kendi kaderini iktidarın kaderine bağladığı için statükoyu muhafaza etmeyi amaç haline getirdi.
Bu bakımdan Emevî Sünnîliği, hem Selçuklu’da hem deOsmanlı’da mevcut siyasî, ekonomik ve sosyal yapıya dinî meşruiyet kazandırdı. Bunun sonucu oluşturulan asimilasyoncu politikalarla da Alevilere acımasız davranıldı.
Kuşkusuz Sünnîlik içerisinde geleceğini devletin ve iktidarın bekasına bağlamayan, çıkar önerilerine uzak kalan ve Saray’a açıktan açığa tavır alan muhalif bir damar mevcuttu. Ancak bu damar etkili olamadı.
Abdülhamit’in Osmanlı üzerinden İttihad-ı İslam olarak gözüken politikasını Genç Osmanlılar devam ettirdiler. Ancak, İmparatorluk içindeki Hristiyanların milliyetçilik akımlarının etkisinde kalarak, etnik kimlikleri üzerinden ulus-devlet kurmaya gitmeleri ve Balkanlarda Rumeli’nin kaybedilmesinin yarattığı travma bu politikanın değişmesine neden oldu.
Başlarda Osmanlıcılığı savunan birçok Jön Türk, aynı zamanda romantik bir Türkçüydü. 1917’de Türkçülük siyasal anlamda bir canlılık kazandı. Bir yandan Batı’nın materyalist ve pozitivist zihniyeti alınırken diğer yandan Türk milliyetçiliği ön plana çıkıyordu.
Ancak Sünni İslam, Türklüğün tamamlayıcı bir unsuru olarak önemliydi ve İttihatçılar siyasal çıkarlar gerektirdiği zaman devletin İslami niteliğini vurgulamaya hazırdılar.
İttihat ve Terakki, Müslümanlığın arka plana itildiği ve araçsallaştırıldığı, Türkçülük ideolojisinin ön plana çıkarılıp, Türkleştirme politikalarının baskıyla ve şiddetle uygulandığı bir politikaya geçti...
Abdülhamit döneminde ve II.Meşrutiyet’te özellikle Batı’nın Gayrimüslim unsurlar için öngördüğü ve siyasi birlik için yapılması gereken reformlar yapılamadı, parçalanma ve çöküş hızlandı.
İttihat ve Terakki yönetimi, Almanlarla işbirliği içinde şifreli telgraf teknolojisini kullanarak etnisite mühendisliği uyguladı. Rumlar ve Ermeniler tehcir ve katliamlara uğratılıp, malları, servetleri gasp edilerek binlerce yıldır yaşadıkları coğrafyadan silindiler.
Balkanlardan ve Rusya’dan gelen Müslüman muhacirler boşaltılan yerlere yerleştirildi. İmparatorluğun ekonomik, toplumsal, kültürel belkemiği kırılmış oldu.
Kürtler bu kıyımdan Müslüman-Sünni olmaları ve arındırmaya ortak edilmeleri nedeniyle kurtuldular ancak daha sonra imha ve inkâra dayalı bir asimilasyona tabi tutuldular.
İttihatçıların ortak paydası, milliyetçilik, pozitivist anlayış, modernleşme yönünde eğitimin gücüne güven ve devletin toplumu şekillendirebileceğine ilişkin duydukları inançtı. Bu ortak paydada Sünni İslam gerektiği zaman kullanılacak bir araçtı.
Mustafa Kemal de İttihatçıların ortak paydasına katılmakla birlikte, dinin toplumsal ve siyasi açıdan öneminin de farkındaydı. Nitekim Milli Mücadele döneminde “Bizim kanun-i esasimiz (anayasamız) Kur’an-ı Kerim’dir” dedi.
Ancak modernleştirme projesi uygulanmaya başladığında başat unsur Türklük ve Türkleştirme politikalarıydı.Kürtler bu nedenle inkâr ve imha politikalarına maruz kaldılar.
Laiklik ilkesi de modernleşmenin bir aracı olarak getirildi. Aslında gerçek bir laiklik söz konusu değildi. Sünni Müslümanlık Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulmasıyla devlet tarafından araçsallaştırıldı ve denetim altına alındı.
Alevilerin tekke ve dergahları kapatıldı. Kürtler, Aleviler, Gayrimüslimler ve devlete yamanmayan gerçek Müslümanlar mağdur oldular.
Erken Cumhuriyet döneminde Türkleştirme politikaları bireysel ve toplumsal temelde, ekonomi ve kültür alanlarında zorbalıkla uygulandı. Bu politikalardan devlete çok uyumlu davranmalarına rağmen Yahudiler de nasiplerini aldılar.
1934 Trakya olayları, 1942 Varlık vergisi uygulaması tek parti zihniyetinin doğurduğu politikalarının devamı olarak tarihe geçti... Muhafazakâr sağ bir parti olan DP iktidarı döneminde de iktidarın kışkırtması sonucu 6-7 Eylül faciası yaşandı.
Söz konusu politikaları üreten zihniyet açısından tespit edilmesi gereken husus Türkçülüğü, ulusalcılığı ön plana alanlarla Müslümanlığı alanlar arasında bir fark bulunmayışıydı.
Söz konusu zihniyet ve politikanın Kürtlerin taleplerine yönelik olarak şekillenmesinin bir sonucu meydana gelen 1925 tarihli Şeyh Sait Ayaklanması’ndan sonra Sıkıyönetim ilanı, Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun değiştirilmesi, devrim ilkelerine aykırı yayın yapan gazetelerin kapatılarak, sahip ve yazarlarının cezalandırılması, Takrir-i Sükun Kanunu’nun kabul ve ilanı ve İstiklal Mahkemeleri’nin yeniden kurulması kararları alındı.
Bu sert tedbirler içinde özellikle Takrir- i Sükun Kanunu’na ilişkin Meclis’te yapılan tartışmalar çok önemlidir. Bu tartışmalar liberal görüşte olanlarla cumhuriyetçiler arasında bir iç hesaplaşmaya dönüştü. Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Rauf Bey, Dersim vekili Feridun Fikri Bey, Sivas vekili Halis Turgut Bey gibi isimler bu kanuna ve İstiklal Mahkemeleri’ne karşı çıktılar.
Bu isimler isyancılarla masum halkın birbirinden ayrılması gerektiğini, bu kanunun özgürlükleri ortadan kaldırarak, dikta idaresine yol açacağını düşünmekteydiler. Tartışmaların alevlenmesi ve Meclis’in iki ayrı kampa bölünmesi üzerine Mustafa Kemal söz alarak kürsüye çıktı ve yeni bir dönemi başlatacak kararı açıkladı. “Milletin elinden tutmaya lüzum vardır. Devrimi başlatan tamamlayacaktır.”
Bu karar bugünü de şekillendiren ve yaratan önemli bir tercihti. Çünkü cumhuriyet özgürlüklere ve demokrasiye açılım politikası ile değil, ödünsüz, otoriter bir sertlik politikasıyla şekillenecekti.
2002’de AKP, Sünni referansla çevreden merkeze geldiğinde bu statükoyla karşılaştı. AB dış dinamiği ve işbirliği yaptığı iç dinamiklerle önce merkezde ve iktidarda kalma mücadelesi verdi.
Demokratikleşme yönünde bazı adımlar attı. Bu arada kendisini alaşağı edecek askerî vesayet rejimini orduyu hiçbir reforma tabi tutmadan yargıyı araçsallaştırarak dönemsel olarak geriletti.
2011’den itibaren ise dış ve iç dinamikleri devreden çıkardı. Bürokratik kurumları şeffaflaştıracağına, aksine demokratik denetime kapalı ve iktidara bağlı hale getirip, merkezden rant dağıtan bir sistemi en uç noktaya taşıyarak eski statükonun devamı sürecine girdi.
Böylece Sünni referanslı AKP, Sünni İslam’ı, tıpkı Cumhuriyetçilerin merkezde araçsallaştırması gibi siyasi güç ve rant uğruna araçsallaştırdı ve Cumhuriyet'in kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı çıkarları için kullandı.
Kürt meselesinde eski rejimin güvenlikçi zihniyet ve politikalarına teslim oldu. Böylece eski rejimin zihniyet kodlama gücü ve demokrasi-hukuk kültürünün yokluğu anlaşıldı.
Sonuç olarak sistemin ve halkın çoğunluğunun demokrasi, özgürlük ve hukuk barındırmayan Türk-İslam sentezi ekseninde kemikleştiği görülmekte.
Müslümanlar, Kemalistler, Milliyetçiler ve Ulusalcılar yaşananları akıl ve vicdan süzgecinden geçirip düşman ve hain üreten bu zihniyeti değiştirmedikçe kimsenin barış ve huzur içinde yaşamasına imkân yok.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları


























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025