Yasemin ÇONGAR
MİT ile PKK temsilcileri arasında, yabancı arabulucuların gözetiminde ve Başbakan Erdoğan’ın bilgisi dâhilinde gerçekleştiği anlaşılan bir görüşmenin ses kaydı, internet ortamında dün yayınlandı. Sürmanşetimizden “Peki niye savaşıyorsunuz” sorusuyla duyurduğumuz bu ses kaydının tam metnini bu sayfalarda okuyabilirsiniz.
OTANTİK Mİ: Ses kaydını dinlediğimiz ilk andan itibaren bazı “teknik” sorulara yanıt aradık. İlki, “Bu gerçek bir belge mi” sorusuydu. Mutlak kesinlikte bir cevabımız yok. Ancak gerek şahısların seslerinin gerçeğe uygunluğu gibi teknik özellikler gerekse konuşmanın üslûp ve içeriği, kaydın otantikliğine ilişkin şüphemizi zayıflattı. Daha önemlisi, ne kayıtta sesleri/adları olan MİT ve PKK mensuplarından ne de Ankara’daki herhangi bir kurumdan bir yalanlama geldi.
KİM, NİYE SIZDIRDI: İkinci “teknik” merak konumuz, cevabına göre farklı siyasi anlamlar ifade edebilecek olan “Bu kaydı kim, niye ve neden şimdi sızdırdı” sorularıydı. Tahminlerimiz var ama kanıtlı cevaplarımız yok. Bununla birlikte, ister görüşmenin tarafı olan PKK’nın ya da MİT’in içinden birileri, ister görüşmenin evsahibi olan yabancı aktörler ya da dün hemen tedavüle giren teori doğrultusunda mesela MOSSAD gibi bir dış istihbarat örgütü bu kaydı sızdırmış olsun, sonuçta failden ve muhtemel saiklerinden bağımsız bir içerikle karşı karşıyayız.
NİYET, İRADE, GAYRET: Bu kaydı internette yayınlamadan önce, metne hükümeti PKK diliyle eleştiren başlıklar ekleyenlerin ya da görüşmelerin içeriğinin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ve onun siyasi âmiri olan Başbakan Erdoğan’ı Türk milliyetçileri nezdinde zor durumda bırakabileceğini hesaplayan başka çevrelerin niyeti ne olursa olsun, bu kayıt bize, Ankara’daki siyasi liderlik konusunda çok önemli bir işaret veriyor. MİT yetkilileri Afet Güneş ve Hakan Fidan’ın kayıttaki ifadelerinden anlaşılan şudur: Başbakan Erdoğan’ın şahsında, AKP hükümeti ve başta MİT olmak üzere bir kısım devlet bürokrasisi bünyesinde, PKK’nın müzakere yoluyla silahsızlandırılması konusunda ciddi bir niyet ve irade vardır ve bu doğrultuda somut gayret içine girilmiştir. Bu gayretle, devletle örgüt arasında düzenli, çözüme odaklı, siyasi ve sistematik müzakereler yapılmıştır.
Fidan’ın PKK temsilcilerine söylediği şu sözler önemli: “Olayın teknik görünen bir çalışmadan öte daha siyasi içerikli, daha farklı bir boyuta taşınması ihtiyacı hâsıl olunca Sayın Başbakanımız bu konuda beni görevlendirdi. (...) Hükümetin çok ciddi niyeti var. Bu iyi niyeti Türkiye’deki reel şartların izin verdiği ölçüde hayata geçirmeye, realize etmeye çalışıyor. (...) Hem sizle, hem Sayın Öcalan’la bizim perspektifimiz bu sürecin kesintisiz devam ettirilmesi. İşte bir defa görüştük, beş ay sonra... Yok, bunu sistematik bir şekilde... Yoğun iletişimle biz birtakım krizlerin önüne geçebileceğimize açıkçası inanıyoruz.”
ZAMAN, ZEMİN, SÜREÇ: Fidan, bu sözlerle, PKK ile görüşmelerin “sistematik” olmasını önerdiğinde, muhtemelen 2010 ilkbahar-yazıydı. Görüşmeye MİT Müsteşar Yardımcısı olarak katılan Fidan, bu göreve Nisan 2010’da geldi. Habur’dan girişlerin (Ekim 2009) olduğu, PKK’nın Reşadiye’de saldırdığı (Aralık 2009) ve Newroz’un geçtiği de konuşmalardan belli. Yani, “Habur’dan sonra açılım bitti” diye siyasi söyleme pelesenk olan saptamanın, görüntüsel bazda haklı yön taşısa bile, çözüm iradesi açısından hiç de geçerli olmadığı anlaşılıyor.
Ayrıca görüşmeye evsahipliği yapan yabancı kuruluşun, Oslo’da, PKK ve devletin katılımıyla en az beş kez müzakere toplantısı düzenlediğini metinden anlıyoruz. Fidan ve Güneş’in İmralı’daki odasında Öcalan’la bizzat görüştükleri ve mahpus PKK lideriyle yurtdışındaki “serbest” PKK mensupları arasında yazılı haberleşmeye aracılık ettikleri de konuşmada açıklığa kavuşuyor. Bu bilgiler, Öcalan’ın sonuncusunu temmuzda okuduğumuz görüşme notlarındaki olumlu izlenimlerle birleştiğinde, devletİmralı müzakerelerinin niteliği konusunda—bu müzakereler Silvan saldırısıyla kesilmeden önce— ısrarlı biçimde güvensizlik bildiren PKK unsurları ile bugün bu müzakerelere“yontma harekâtının hazırlığı” diyerek, bariz bir karalama kampanyası yürüten BDP mensuplarının samimiyetine gölge düşüyor.
PERSPEKTİF, İÇERİK: Ses kaydının belki en önemli mesajı, Ankara’daki siyasi iradenin PKK’nın taleplerini ciddiyetle karşılıyor, Kürt meselesinde geniş bir reform perspektifi taşıyor ve bu perspektifi müzakerelere yansıtıyor oluşudur. Fidan bir yerde,“Sayın Başbakan... bu noktada ciddi olduğunu, samimi olduğunu, siyasi riski de yüklenmeye hazır olduğunu birkaç defa söyledi” diyor. Güneş, “Önderliğin yol haritası elimde. Maddeleri de belli. Haydi buyrun, müzakere edelim” diye öne çıkıyor. MİT yetkilileri, hükümetin hukukçulara ve Adalet Bakanlığı’na bu kapsamda hazırlık yaptırdığını anlatıyorlar. Güneş, bir başka noktada şöyle söylüyor: “Çözümün parametreleri içinde işte birtakım basit taleplerden, Anayasa değişikliğinden Öcalan’ın serbest bırakılmasına kadar çok geniş bir skala var.” Tabii, Fidan’ın şu sözleri de dikkatimizden kaçmamalı:“Altı sene önce masaya oturulduğunda ... belli şartlar izin verseydi, belki şu anda örgüt çoktan normal siyasi hayata dönmüş, Türkiye’de normal bir hayat yaşıyor ve siyasi zeminde meşru mücadelesini veriyor olacaktı.”
Hâsılı, 14 temmuz Silvan, 16 ağustos Çukurca, 4 eylül Dersim, 11 eylül Şemdinli saldırılarını gerçekleştiren PKK “aklının,” bu saldırılar konusunda “gık” diyemeyen Kürt siyasetinin, ve bu saldırılar üzerine her şeyi bırakıp kara harekâtından medet uman hükümetin yüzüne tutulmuş bir “ayna” olarak da okuyabilirsiniz bu kayıtları. Aynadaki görüntü size ne anlatıyor? Madem her şeyi konuşmak mümkün, sahi, niye savaşıyoruz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2013
24.09.2013
27.07.2013
29.05.2013
1.04.2013
8.12.2012
1.12.2012
17.11.2012
10.11.2012
3.11.2012