Yusuf Ziya DÖGER
İnsanın tüm yaşamı boyunca hiçbir zihinsel değişikliğe uğramadan aynı bakış açısıyla topluma ve dünyaya yönelik algı oluşturarak sağlıklı bir zihinsel yaşam oluşturması mümkün değildir. Elbette yaşam içerisinde insanların zihinsel dünyası zamanla farklılaşabilir. Çünküyaşanılanlarınoluşturacağı etkileyici izler insanın düşünsel dünya bakışındazamanla değişimleri kaçınılmaz kılmaktadır.Bunun böyle olması aynı zamanda Sünetullahın gereği olan tekâmülüninsandaki yansımasıdır.
Sünetullahın gereği olan tekâmül de, insanın yaşananlar etkisiyle zihinsel dünyasında var ettiği ideallere ulaşmak ve gelecekte hem kendisi hem de toplumu için olumlu olana evirilmesidir. İnsanın zihinsel ve algısal dünyasında var olandan daha geri/kötü olana yönelmesi ise tekâmül olarak ele alınamaz. Tekâmül daima bir üst aşamayı ifade edecek ideallerin gerçekleşmesini sağlayan devinimsel geçiştir.
Birkaç gün önce esaretten kurtularak serbest bırakıldığında istisnasız taraflı tarafsız tüm Kürtlerin sevindiği bir siyasetçiydi. Katıldığı bir televizyon programında hakları hile ile elinden alınmış Kürd siyasetçisi olarak mı konuşup konuşmadığından emin olamadım. Söylediklerine yönelik ilk tepkim “eğer Hatip Dicle’nin ağzından çıkanlar bilinçliyse bundan sonra vay halimize,yâdadaha dışdünyaya alışamadımıne...” oldu.
En azından Kamuoyu önünde tanımaya başladığımdan beri düşündüklerinden ve yaptıklarından dolayı kendisine bedeller ödetilen bir Kürd siyasetçisi olduğunu biliyorum. Ancak kamuoyu önünde son açıkladığı görüş ve düşüncelerine bakınca, doğrusu bir mahcubiyet içerisinde kalarak acaba ben mi yanlış anlıyorum demekten kendimi alamadım. Doğrusu açıp programı izlemek zorunda kaldım. Hani yazılıp çizilenlerde bir yanlışlık var mı yoksa itham mı var kendisineyönelik. Maalesef söylenilenler yazılanlarla aynı idi.
Bu durumda doğrusu aklıma gelen hinliği yapmanın gerekli olduğu kanaati hâsıl oldu. Acaba herkes benim anladığımı mı anlıyor yoksa bu söylemlerden farklı çıkarımlardabulunulabilir mi? Test etmek amacıyla siyasetçimizin söylediklerini akademisyen bir dostuma isim vermeden okudum.Bu açıklamanın kimden gelebileceğinisordum.İlk tepkisi “Irak Türkmen cephesine mensup biridir veya Milliyetçi bir Türk olabilir” dedi. Bu sözler Hatip Dicle’ye ait dediğimde ise “bu dönüşümü acaba nasıl sağladılar”şeklinde bir tepkide bulunması benim için manidardı.
Kürd siyasal hareketinin verdiği tüm bedellere rağmen, geldiği düşünsel ve eylemsel nokta bir siyasi tercihin sonucudur. Bu siyasal tercihi yargılamak doğrusu bize düşmez sadece bu tercihin halkımız açısından getireceği sorunları önceden kestirmeye çalışarak, bir anlamda uyarıda bulunmaya çalışıyoruz. Ancak şunu da ifade etmemiz gerekir. “Kürd siyasal hareketi TC devleti ile bir anlaşma yapmış olabilir ve bunun gereği olarak böyle bir tavır almaktadır” denilebilir.
Evet, bu kabul edilebilir.Ama kendisini bağladığı ve uymak zorunda hissettiği bir konuda yüzyıldır kesintisiz Kürdistan mücadelesi verenleri bağlamaz. Ki bu nedenle belli kazanımlara ulaşmış ve bunların daha ötesi olan bağımsızlığı elde etme çabasındaki Kürdlere yönelik tepkilerinizi anlamak mümkün değil. Hatta bunun mahalle dedikodusunda kullanılan bir ağzıyla ifade edilmesi siyaset kalitenizin de göstergesidir.
Hatip Dicle çıkıp bunların kendi düşüncesi veya intisap ettiği siyasal düşüncenin fikri olduğunu söyleyebilir. Böylece hem biz hem de Kürd kamuoyu niyetleri konusunda yaşadığı tereddütlerden kurtulur.
Aslında şuna ben de kaniyim bu arkadaşlarımızın hiçbirinin zihinsel bakışı ve iç dünyası bu söylemleri kabul etmemektedir. Ama işin içerisine mürit olma mantığı girdiğinde zihinsel işleyişin sekteye uğrayacağı aklı başında herkesin malumudur. Bakın Kürdistan dağlarında kanlarını şeref ve haysiyetleriyle döken gerilla elbette bağımsız Kürdistan idealiyle bunu yaptı/yapmaktadır.
Daha ötesi Kürdistan için bir çabanın içinde olan ve gelecek için bizleri umutlandıran bu siyasetçi kendisiyle baş başa kaldığında elbette utanacaktır. Ve Kürdistan ideali içinsavaşan tüm şehitlerin ruhunu bu söylemle incittiğinin farkına varacaktır.
Yine de sormak icap eder. Acaba çöp sepetine attığınız ideal için neden binlerce fidanın solmasına göz yumdunuz. Eğer geleceğiniz nokta bu entegrasyoncu mantık olacaktı ise niye bizleri umut ve beklenti ile oyaladınız. Kayıplardan başka Kürdistan adına ne kazandırdınız. ( evet gerilla sayesinde ulusal bilinç gelişti)
Eğer samimi iseniz çok basit bir şey yapabilirdiniz. Tüm Kürdistan’da bir kampanya ile anadilin seçmeli olarak ta olsa okullarda seçilmesine ön ayak olabilirdiniz. Böyle bir tavır ortaya koyarak hem rakibinizin niyetini belirlemiş olacaktınız hem de dünya kamuoyuna TC’nin gerçek yüzünü göstermiş olacaktınız. Şöyle bir düşünün Kürdistan’daki her okulda en az iki sınıfın anadil talebinde bulunduğunu ve bunu karşılama becerisinden yoksun bir devletin dünya kamuoyundaki halini.
Milletlerin var olma mücadeleleri bazen evlatları tarafından sekteye uğratılabilir. Ama bu o milletin yok oluşu anlamına gelmez. ŞeyxSêid bacanağı Kasım tarafından ihanete uğratıldığında, elbette bugünkü beyanatlar nedeniyle içinde bulunduğumuz yeis durumunu tüm Kürdistan halkı o günde yaşamıştır. Ancak süreçteki tüm baskı ve inkâra rağmen her zaman karanlıklardan bir ışığın yansıyacağı gibi günün birinde yüreklerimizi aydınlatan ışıklar oluştu.
Hatta bu ışığın gelişmesine siz ve intisap ettiğiniz siyasal düşünce önemli atılımlar sağladı. Oluşturduğunuz umudun bu beyanat ve politikalarınız karşısında yaşayacağı sukutu hayali düşünün. Kürdler her zaman çıkış buldukları gibi entegrasyonu amaçlayan politikalarınızdan da elbette bir çıkış yolu bulacaktır.
Sonuç:
Biliyorum ey büyük insan ve Kürdistan dağlarının büyük Generali ve tüm şehidleriruhunuz incinmiştir,bu anlayışın Kerkük ve Kürdistan ile ilgili sözleri karşısında. Ama biz biliyoruz ki milyonlarca Kürd çizdiğiniz bağımsızlık ideali ile geleceğe yürüyor.Kürdler içerisinde, Kıbrıs'a bağımsızlık, Filistin'e bağımsızlık, ama Kurdistan’a bağımlılık isteyenlerin günün birinde maskelerinin de tüm Kürdler önünde düşeceğine inanıyorum..
Allah Kurdistan'ı bu aklı evvellerin şerrinden korusun.
NOT: Siyasal Kürd hareketine Kürd siyasetçisine karşı yazdığım ilk ve son yazı olması umudunu taşıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017