Yıldıray OĞUR
80’lerin entelektüel dünyasının kâbusu, adının “dönek” ya da “liboş”a çıkmasıydı. Gizli bir Engizisyon gibi zihinlerin, öz eleştirinin, yüzleşmenin, iç muhasebenin, aklın üzerinde dolaştı durdu bu entelektüel sürek avı. O yüzden 80 sonrası fikirleri değişen solcuların bir kısmı içlerinden gizli gizli sevdiler Özal’ı. O yüzden Berlin Duvarı yıkılırken altında kalanlar, yara bere izlerini "merdivenden düştüm" diye açıkladı yıllarca.
“40 yıldır aynı fikirde” olmanın, duruşundan ve fikirlerinden bir gram bile taviz vermemenin meziyet kabul edildiği bir ülkede entelektüel dürüstlük, entelektüel tutarlılığa tercih edildi. O yüzden müzik değişti, hatta kaset gitti, MP3 geldi ama dans bir türlü değişemedi. Mahallesinin dönek avcısı Emin Çölaşanlarının radarına takılmama pahasına, mahallenin kanalizasyon çukurlarının üstünde beyaz kıyafetlerle golf oynuyormuş gibi yapmak tercih edildi.
"Düşünmeye cesaret et” Sapere Aude! diye seslenen Kant’ın sesini, “karışma sen, onlar barışır sen kötü olursun” diyen annelerin sesi, "bize bilgi değil faydalı bilgi lazımdır" diyen Abdullah Cevdet’in sesi böyle böyle bastırdı. Herhalde bir Boğaziçili akademisyenin içinden bir CHP amigosu çıkaran entelektüel kara delik böyle böyle ortaya çıktı.
Sürüden ayrılanı kurt kapar, diyenler haklıymış. Bu bilgiyi teyit edebilirim. En azından kurtlar peşine düşüyormuş. Peşimdeki kurtlardan biri bu aralar güncel yazılarımdan daha çok okunan geçmiş yazılarımdaki cümlelerle vurmuş beni. “Ahh deyip, şöyle yalancıktan yere yıkılayım” da o kadar emek boşa gitmemiş olsun. Yazısının başlığı Murathan Mungan’dan apartma. “Türkiye’de her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız.”
Ne tesadüf aynı başlıkla bir yazı yazmıştım iki yıl önce. Kenan Evren yargılanmaya başladığı günlerde. Ne kadar güzel ve doğru bir sözdür. Mesela o yazıda bahsettiğim 2010 referandumundan önce “Anayasa değişikliğine ‘Evet’ dersek...12 Eylül’ü yapanlara yargı yolu açılacakmış. Bunu söyleyenlere sadece şunu demek isterim: Siz kimi kandırıyorsunuz? 12 Eylül’ü yapanları köşklerinde ağırlayanların, işin bu ‘zaman aşımı’na zerre kadar dikkat kesilmediklerini sanacak kadar enayi miyiz biz” diye yazmış biri bayağı popüler bir yazar olmuştu ama rezil olamamıştı.
Asker 27 Nisan’da AKP’ye muhtıra verdiğinde “Muhtıraya karşıyız diyeceğiz ama gerisini söylemeyeceğiz öyle mi? Ben ötesini de söylerim arkadaş” diye efelenip, sonra askerin sivil iktidara yaklaştığı günlerde yayınladığı bildiriye ise “Buradan herkese ama herkese açık çağrıda bulunuyorum: Gelin, Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı şu son bildiriye en küçük bir değer bile atfetmeyelim” dediğinde bile rezil olamıyorsun. Ne memleket!
Baykal’ın kasedi çıkınca timsah gözyaşlarıyla istifasını isteyip, sonra da her tülü kasete karşıyız yazıları yazarak da, mikroskobik koşullarda bile mümkün olmamasına rağmen Gandi çıkarmaya çalıştığın Kılıçdaroğlu olmayınca, ondan bir buket Sarıgül çıkarmak gibi politik operasyonlarda arzı endam edip, sonra da onu bunu yandaşlıkla suçlayarak da, patronuna arada devre mülk olarak tahsis ettiğin köşenden gazetecilik dersleri vererek de, Ahmet Kaya’yı linç etmiş gazetede, Gözümlü yazı yazıp, gazetene tek kelime edemeyerek de, tepesinde Türkiye Türklerindir yazan gazetenden barış için müzakere yürüten hükümete milliyetçi diyerek de evet rezil olamıyorsun, bu memlekette.
Ama şunun için aynı garantiyi veremem.
Dün tu kaka olan, aleyhlerinde her gün haber yaptığınız savcıların bugün avukatlığına soyunursanız, dün linç bürosu gibi çalıştığın cemaatin bugün basın bürosuna dönersen, dün inanmadığın, sahte dediğin belgelerin bugün hepsini doğru kabul edersen, dün soruşturmanın gizliliği ihlal edildi diye etik gazeteci pozisyonlarını takılıp, bugün ihlal etmediğin soruşturmanın gizliliği kalmazsa, dün askerî vesayete karşı her yaptığına kulp taktığın savcının, bugün her yaptığında boncuk ararsan, dün her taşın altında aradığın cemaati, bugün hiçbir taşın altında bulamıyormuş numarası çekersen, dün o belgeler niye size sızdırıyorlar deyip, bugün o belgeler borusunun ucu senin gazetenden çıkarsa, evet yine rezil olamazsın belki yine. Ama bütün bunları bizzat kendin yaptığını unutup, başkalarını bunun tam tersini yaptığı için rezil olmakla suçlarsan, evet o zaman işte tam rezil olursun.
Yok yok olmazsın. Dün HSYK Türkiye yönetiyor’dan şikayet edip, bugün seçimde mümkün olsa HSYK’ya oy verebilecek olanların, dün hasta değil numara yapıyor deyip hastane görüntülerinin yayınlandıkları Haberal’la yan yana Cuma namazı kılanların, dün mezardan, Kamboçya’dan oy vermek için adam çağırdığın partiyi bugün büyük bir tesadüf eseri aynı ana denk gelmiş operasyonlarla her gün başka bir şehirden, yerden, TIR'dan, İran’dan vuranların ülkesinde tutarlılık adına elde pek bir şey kalmadı. Elinde en azından bir istihbarat örgütünün bir kısmının kalmış olduğunu anladığımız hükümetin bile saflığımıza gelmiş dediği tehlikenin farkına tam varamamak da bizim günahımız olsun.
Zaten bu memlekette an itibarıyla iki tutarlı kesim kaldı. Sivil siyasete karşı dün askerî vesayeti, bugün polis-savcı vesayetini savunan Kemalist fırsatçılar ve dün askerlere bugün sivil siyasete karşı polisin savcının dosyasından çıkan her şeyi sorgusuz sualsiz öpüp başına koyan cemaat çevreleri ve sinir krizinin eşiğindeki bazı liberaller.
Gözünü kapatan perde inip, gerçeği gördüğün anda susmak kurnazca, susmamak risklidir, böyle dönek avcısı Emin Çölaşanların diline düşürür. Ama tutarsız olmak ahlaksız olmaktan, kullanışlı aptal olmak, kullanıldığının farkına varmasına rağmen aptala yatmaktan iyidir.
Neyse ne yazsam bu aralar arşivimden bulunup etrafta dolaşan her yerde cemaat görenleri eleştirdiğim “I see cemaat people” yazısı kadar okunmayacak. Bari yine o filmden bir spoiler vereyim. Filmin sonunda çocuğun hayal görmediği ortaya çıkmıştı. Hatta Bruce Willis bile...
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025