Yıldıray OĞUR
Dünden beri dünyanın her yerinde insanların kanını donduran o videoda, Mescid-i Aksa yerleşkesinden ateşler yükselirken Ağlama Duvarı’nın (Batı Duvarı) önünde ellerinde bayraklarla dans edip şarkı söyleyen İsrailli gençlerin söylediği şarkının nakaratıydı bu: “Yimach Shemam” yani “İsimleri silinsin.”
Antik bir beddua bu. Eski Ahit’te Zebur’da yer alan Amaleklilerle ilgili kıssada geçiyor.
Amalekliler, İsrailoğulları Hz. Musa’yı takip edip göç ederken onlara saldıran kavim. Amalek, İbranice “varoluşsal tehdit” demek. Yahudilerin ölmeyen düşmanları Amalekler. O yüzden Amalek benzetmesi daha sonra Hitler hatta son dönemde İran için kullanılmış.
Bu yüzden Zebur’da Yahudilere Amalekleri yok etmeleri emrediliyor. “Yimach Shemam” bedduası da burada geçiyor:
“Soyu kurusun, Bir kuşak sonra adı silinsin!” (Zebur: 109:13)
Şarkının bu nakaratı dışındaki sözleri ise Tevrat’taki Samson ve Delila kıssasından geliyor.
Bu kıssa Leondard Cohen’in Hallelujah şarkısına da ilham olmuştu.
Hikayeyi bilenler vardır.
Samson (ya da Şimşon) ilahi güçlerle donanmış İsrailoğullarından bir savaşçıdır.
Gazze’ye gider ve Yahudilerin düşman kavmi Filistlerden Delilla’ya aşık olur. Ama Delila’nın aşkının sebebi aslında bu güçlü savaşçıyı dize getirmektir. Gücünü etkisiz hale getirmek için sırrını öğrenmeye çalışır. Samson bir kaç kez onu kandırır, yalan söyler. Sonunda sevgilisine güvenir ve itiraf eder; “Başıma hiç ustura değmedi. Çünkü ben ana rahmindeyken Tanrı'ya adanmışım. Tıraş olursam gücümü yitiririm. Sıradan bir adam gibi güçsüz olurum."
Delila, Samson’un gücünün kaynağının saçları olduğunu Filist beylerine haber verir.
Gece Samson’u uyutur, kucağına yatırır. Filistler odaya girer, önce Samson’un gözlerini oyarlar sonra da saçlarını keserler. Bütün gücünü kaybeden Samson’u hapse atarlar. Sonra Filistler tapınakta toplanıp bir eğlence düzenlerler, Samson’u da hapisten çıkarıp, dans ederek kendilerini eğlendirmesini isterler, onunla dalga geçerler. İşte orada Samson Rabbe dua eder: “Ey Rab, lütfen beni hatırla. Bir kez daha beni güçlendir; Filistler'den bir vuruşta iki gözümün intikamımı alayım.”
Rab duasını kabul eder tüm gücüyle tapınağın sütunlarına yüklenir, kendisiyle birlikte binlerce Filistli de yıkılan tapınağın altında kalıp ölür.
İşte Ağlama Duvarı önünde coşkuyla şarkının bu sözleri tekrarlanıyordu: “Ey Rab, lütfen beni hatırla. Bir kez daha beni güçlendir; Filistler'den bir vuruşta iki gözümün intikamımı alayım.”
Londra Üniversitesi SOAS’ta İsrail Çalışmaları uzmanı olan Yair Wallach’ın verdiği bilgiye göre 90’larda bestelenmiş bir Kahanist intikam şarkısı bu.
https://twitter.com/YairWallach/status/1391868506531061768?s=20
Kahanizm İsrail’in en radikal aşırı sağ hareketi.
Hareketin kurucusu Meir Kahane, 1932’de New York’ta doğmuş aşırı sağcı bir Yahudi din adamı, Yahudi Savunma Teşkilatı’nın kurucusu. Teşkilat “Bir kere daha soykırım tekrarlanmayacak” mottosuyla Yahudileri korumak için şiddet yöntemlerine başvuran bir örgüt. 1972’de Münih Olimpiyatları’nda İsrailli sporcular öldürülünce, intikam için Libya’nın Brüksel Büyükelçiliği’ne bombalı saldırı planlamaktan tutuklanmış.
Kahane 70’lerde İsrail’e göç edip Kach Partisi’ni kurmuş, dini eğitim çalışmalarına ağırlık vermiş.
Partinin temel amacı İsrail’de Yahudi şeriatının ilan edilmesi, Filistinlilerin Arap ülkelerine sürülmesi, Sina’dan Fırat Nehri’ne uzanan Büyük İsrail’in kurulması ve tabii Mescid-i Aksa’nın yıkılıp, üçüncü tapınağın yapılması.
Bu büyük hayaller dışında Yahudilerin başka milletlerden insanlarla evlenmelerine yani soyun melezleşmesine, eşcinsellere ve Hristiyanlara da karşılar.
Parti ve hareket pek çok şiddet olayına, vurdulu kırdılı işe karışmış, partinin seçimlere girmesi yasaklanmış, parti hakkında kapatma davaları açılmış. Meir Kahane, 1980’e kadar 60 kez tutuklanmış.
Yüzde 1’leri geçemeyen partiye ilgi 80’lerin ortasında Birinci İntifada’ya tepki olarak artmış, Kahane, Knesset’e girmeyi başarmış. Ama orada da kutsal kitaba aykırı bulduğu yemini etmemiş.
1990’da New York’ta bir suikast sonucu öldürülmüş.
Ama suikast Kahane efsanesini büyütmüş, bir Kahanizm hareketinin doğmasına neden olmuş.
Onun takipçilerinden Baruch Goldstein, 1994’de Batı Şeria’daki İbrahim Camii’ne ağır silahıyla girip katliam yapmış, 29 Filistinliyi sabah namazı sırasında öldürmüştü.
Bu katliam sonucunda Kach partisi ve etrafındaki örgütler ABD ve İsrail’de terör örgütü ilan edildi.
Daha sonra parti farklı adlarla tekrar kuruldu. Hareketin son partisi Otzma Yehudit, son seçimlerde diğer ultra ortodoks Yahudi partilileriyle birlikte Dini Siyonizm ittifakıyla seçimlere girdi ve partinin lideri İtamar Ben-Gvir Knesset’e girmeyi başardı.
Knesset’e altı milletvekili sokan Dini Siyonizm, koalisyon görüşmelerinde Netanyahu’nun yanındaydı, hatta muhtemel yeni Netanyahu hükümetinde Ben-Gvir’in bakanlığı bile söz konusuydu.
Biraz da bundan aldığı cesaretle Ben-Gvir ve taraftarları, son aylarda Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah mahallesinde Filistinli aileleri tahliye etmek için davalar açan, gerilimi artıran yerleşimcilerin çıkardığı olaylarda başrollerdeydiler.
Sonunda savaşa dönen Kudüs’teki gerilimi yükselten bir başka Kahanist örgüt daha vardı: Levaha...
Levaha, “Kutsal Topraklarda Asimilasyonun Önlenmesi”nin kısaltması. Kelime anlamı olarak da “alev” demek.
Bu para-militer gençlik örgütünün amacı adından anlaşılacağı üzere Yahudilerin safi ırkını korumak. Yahudilerin başka dinlerden insanlarla evlenmesine karşı çıkmak. Çoğul ve birlikte yaşamı engellemek ve tabii Filistinlileri Arap ülkelerine göndermek. Sadece Filistinlilerle değil, Hristiyanları da İsrail’de istemiyorlar.
2005’de kurulan hareket, 2010 yılında Katolik Leonardo Di Caprio ile aşk yaşayan İsrailli top model Bar Rafaeli’ye mektup yazıp, ayrılmalarını isteyince dünya medyasına haber olmuştu.
Daha sonra Mark Zuckerberg'i de Hong Konglu eşi Priscilla Chan’den boşanmaya çağırdılar. 2014’de bir Filistinli ve İsrailli çiftin düğünü önünde gösteri yapıp geline megafonlarla “Tanrı cennette senin için gözyaşı döküyor, evine dön” diye çağrılar yaptılar.
2015’de “Vampir” ve “kam emici” dedikleri Hristiyanların Noel Kutlamaları’nın yasaklanması için kampanyalar düzenlediler, Arap-Yahudi karma okulların duvarlarına “kanserle birlikte var olunamaz” sloganları yazdılar, bazı kiliselerin kundaklanmasına karıştılar.
“Alev” demek olan Levaha, bu yılın Nisan ayında Doğu Kudüs’te yaptığı bir yürüyüşle bugün Kudüs’te yangına dönen kundaklamayı yapmıştı.
Yürüyüşün sebebi bir TikTok videosuydu. 17 yaşında bir Filistinli genç videoda iki Ortodoks Yahudi çocuğa tokat atarken görülüyor.
Filistinli genç bu video üzerine gözaltına alındı ama Levaha bu görüntüyü “onur kırıcı” buldu ve Yahudilerin şerefini kurtarmak için 21 Nisan’da Doğu Kudüs’ün Filistinli mahallerinin içinden İsrail bayrakları ve Araplara ölüm sloganlarıyla bir yürüyüş organize etti.
Yürüyüş Yahudi yerleşimcileri ve Filistinli gençler arasındaki tansiyonu artırdı.
Gerilim Yafa’da başlayan daha sonra Doğu Kudüs’te Şeyh Cerrah mahallesinde süren yerleşimcilerin Filistinlileri evlerinden ve arazilerinden çıkarmak için yürüttükleri hukuk destekli tacizlerle arttı.
David Hearst, bu tacizlerle kendilerine Mescid-i Aksa’nın muhafızları “Murabıtlar” diyen yeni nesil bir Filistinli gençlik hareketinin ortaya çıktığını söylüyor ve onları şöyle tarif ediyor:
“Ne el-Fetih’in ne de Hamas’ın hâkimiyeti var. Filistin milli sloganlarını atıyorlar. Bu protestocuların tamamı yeknesak biçimde dini motivasyon sahibi olmadığı gibi, çoğu toplumsal anlamda muhafazakar da değil.”
Bu artan gerilimin üzerine bir de tarihsel çakışma eklendi.
1967’de Arap İsrail Savaşı’nda İsrail’in Kudüs’ü işgalinin yıldönümünün yani Kudüs Günü, bu yıl Ramazan ayına ve Kadir Gecesi’nden bir gün önceye denk geldi.
Kudüs Günü’nde son dört yıldır Levaha hareketinin öncülüğünde bir bayrak yürüyüşü yapılıyor.
Yürüyüşte kortej, Doğu Kudüs’te Filistin mahallelerinden geçip, Mescid-i Aksa’nın olduğu Tapınak Dağı’na varıyor.
Bu yürüyüş bu yıl Ramazan ve Kadir Gecesi’ne denk gelince iptal edilmesi için günlerce İsrail medyasından Netanyahu hükümetine çağrılar yapıldı. Ama yerleşimcileri kızdırmak istemeyen Netanyahu hükümeti yürüyüşü iptal etmedi sadece kortejin güzergahı değiştirilerek Filistin mahallerinden geçişi yasaklandı.
Filistinli gençler de yürüyüşçü ultra Ortodoks Yahudi gençlerin Mescid-i Aksa’ya çıkmasını engellemek için o gün Mescid-i Aksa’da toplandılar. Polisin ilk müdahaleleri de bu sırada başladı.
İşte o görüntü o sırada ortaya çıktı.
Yukarıda Filistinli gençler, aşırı sağcı gençlerin oluşturduğu kortejin Mescid-i Aksa’ya çıkmasını engellemek için İsrail polisiyle çatışırken, aşağıda Ağlama Duvarı’nın önünde Kudüs Günü için yapılan bayrak yürüyüşüne katılan çoğunluğu Yeşiva denen dini okulların öğrencileri toplanmıştı.
https://twitter.com/Elizrael/status/1391873832386969608?s=20
Mescid-i Aksa tarafından dumanlar yükselirken “Yimach Shemam” (İsimleri silinsin) diye şarkı söyleyip dans eden bu öğrencilerin çoğu Levaha adlı radikal gençlik örgütün sempatizanlarıydu.
Görüntülerde yanan Mescid-i Aksa yerleşkesindeki binalar değil, etrafındaki ağaçlardı.
Ağaçların nasıl yandığı ise belirsiz.
Sağcı İsrailli gazetecilere göre ağaçları polisle çatışırken havai fişek atan Filistinli göstericiler yanlışlıkla yakmıştı.
Ama başka videolar havai fişeklerin aşağıda Ağlama Duvarı önünde kutlama yapanlar tarafından atıldığını da gösteriyor.
Her ikisi de olabilir.
Ama onlara bakarak bütün Yahudiler ve İsrailliler hakkında hükümler vermek büyük bir hata olur.
Dünden beri İsrailliler, Yahudiler de bu videoyu paylaşıyor ve öfkelerini dile getiriyor.
Bu videoyu ilk paylaşan Knesset’teki koalisyon görüşmelerinde kritik konumda olan Arap ittifakının lideri Ayman Odeh, dünden beri sağduyu çağrıları yapıyor, olayları Yahudi-Filistin çatışmamasına dönmemesi gerektiğini söylüyor.
Çünkü bu çatışmanın tek bir kazananı olabilir.
Seçimlerde bir türlü yeterli sandalye sayısına ulaşamayan Netanyahu ve radikal sağ müttefikleri...
Herhalde “isimleri silinsin” diye dans edenlerin videosuna bakıp yapılacak en büyük yanlış, bir millet ve din hakkında benzer intikamcı, totolojik sonuçlara varmak olur.
Bu video fanatizmin nasıl bütün bir toplumu ateşe atabileceğini, kesin inançlılığın, tarih ve dinin içiçe geçtiği intikam ve rövanş ideolojilerinin insanlığa zararları üzerine ibretlik bir görüntü olarak hafızalarda kalacak
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025