Abdurrahman Dilipak
Hep yazıp, söylüyorum: Bu kapitalizmin krizidir. Bir dönem, “kavramları ve kurumları ile” yıkılıp gidiyor. Daha önce faşizm ve komünizm yıkıldı. Şimdi yıkılmakta olan kapitalizm ve ona dayalı ya da tersi, Siyonizmdir.
Aslında bunlar Şeytanın kadim hileleri. Hayat devam ettiği sürece bunlar yıkılır, küllerinden yine doğar ve kılık değiştirir, döner yine gelir.
Hep diyorduk ya “Dünya 5’ten büyüktür” diye. Daha oraya gelmedi. Hâlâ onların içimizdeki uzantılarından, dostlarından, onların içimizdeki gönüllülerinden kapı kullarından yakamızı kurtaramadık ki, sıra onlara gelsin.
Ama bir yandan da kapitalist sistem kendi içinde çöküyor. İlk çatırtı NATO’dan geldi. Bu süreç devam edecek. FED de çökecek, LIBOR da, IMF de, Dünya Bankası da çökecek. Doların saltanatı bittiği gün ABD’nin saltanatı da bitecek. AB de dağılacak.
LIBOR büyük ihtimalle 2022’den önce ömrünü tamamlayacak.
Bu arada, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a göre «NATO›nun beyin ölümü gerçekleşti.” NATO artık bitkisel hayatta.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya göre; “70 yılın ardından NATO›nun büyümesi ve değişmesi gerek. Eğer uluslar NATO›nun ihtiyaç duyduğu kaynakları sağlamadan, sözlerini tutmadan NATO›nun savunma faydalarından yararlanabileceğini düşünürse, NATO etkisizleşebilir veya NATO›nun devri kapanabilir». 70. yılında NATO aceze duruma düştü. Kendi içinde çelişkiler yaşıyor. Tutarsızlıklarla dolu bir noktaya sürüklendi. NATO’nun “Yeni bir Haçlı ordusu” olduğunu düşünenler, NATO’da Türkiye’nin yeri olmadığını düşünürken, kimilerine göre “Türkiye olmadan olmaz”. Çünkü onlara göre, Türkiye NATO’nun güvenlik paratöneri, ucuz asker deposu, sıçrama tahtası, koruma kalkanı, saldırı üssü..
Trump NATO’dan şikayetçi. Avrupalı NATO ülkelerini yeterli askeri harcama yapmamakla suçluyor.
Evet NATO yolunu kaybetti. Komünizme karşı, Kızıl tehlikeye karşı Batının savunmasını üstleneceklerdi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Komünizm yıkıldı. Aslında NATO’nun varlık gerekçesi o gün ortadan kalktı. Ama Margaret Thatcher yeni bir fikir attı ortaya. “Tehlikenin rengi” artık “Kızıl” değil, “Yeşil”di. FETÖ, BOP aslında bu idealle şekillendi. Onun için hepsi 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında durdular. İslamofobiyi onlar bunun için örgütledi. Türkiye onlar için hem “Müttefik”, hem “Tehdit”di. Onun için “Domuz sürüsündeki kuzu”nun başına gelmeyen kalmadı.
Öte yandan; Hollanda Başbakanı Mark Rutte, “Türkiyesiz bir NATO’yu düşünemiyorum. Türkiye’nin ittifakı NATO’nun işleyişi için çok önemli. Bir NATO üyesini korumak için Türkiye’ye çok ihtiyacımız var. Onlar bizim doğu tarafımız. NATO, Türkiye’nin de sayesinde dünya tarihinin en güçlü ve başarılı askeri birliğidir” dedi.
Bu iş artık “inceldiği yerden kopsun” noktasına geldi. Ama eğer NATO çökerse kapitalizm en önemli dayanağını kaybeder. Bir de FED’i, dolar payandasını çekerseniz, bu Amerikan emperyalizminin sonu olur. ABD gittikten sonra da bugünkü hali ile BM, Güvenlik Konseyi filan bir şey kalmaz.
NATO ittifakı esasen fiilen çöktü. Türkiye NATO ittifakının bir üyesi ama NATO ülkeleri, Türkiye’ye karşı FETÖ’ye ve PKK’ya, darbe girişimlerine destek veriyor. NATO üyesi olmayan ülkelerin Türkiye’ye karşı düşmanca politikalarını destekliyorlar.
Bu durum sadece Türkiye’ye karşı değil, mesela ABD İngiltere’ye karşı Suriye ve Irak’ta, Arap yarımadasında İngiltere’nin garantörlüğünü hiçe sayarak bölgede emrivakilere kalkışabiliyor. Suriye’ye girerken ya da çıkarken Fransa’nın garantörlüğünü hesaba katma gereği görmüyor.
Macron’un dediği gibi, “ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Hiç. Aynı zamanda bir diğer NATO üyesi Türkiye’nin, çıkarlarımızın söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var”. NATO Antlaşması’nın bir üyeye yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayan ve kolektif savunma öngören 5. maddesine kimse uymuyor.
Macron, “Eğer Beşar Esad rejimi Türkiye’ye misilleme yapmaya kalkarsa buna dahil olacak mıyız?” sorusunu “Bu kritik bir soru” diye cevaplıyor. Trump’ın ABD’nin Suriye’deki Kürt müttefiklerini pazarlık konusu yapması da NATO çevrelerini rahatsız ediyor. Macron’a göre «Türkiye uzun vadede NATO›da olacak mı olmayacak mı?» sorusunun cevabı tamamen kendi ihtiyaç ve güvenlikleri ile ilgili. Bu anlamda sadece Türkiye ile ilişkilerde değil, ABD ve batılı devletlerin kendi aralarında da “Stratejik ve siyasi sorunlar” var ve Avrupa NATO’yu savunmak için artık ABD’ye güvenemez. Batının bu anlamda ABD’den bağımsız “askeri özerkliğini” kazanması gerekir.
Merkel’e göre “Transatlantik ortaklığı” yani “Kuzey Atlantik ittifakı” kendileri için vazgeçilmez. Merkel’in sözleri aslında Almanya’nın yalnızlığı ve çaresizliğinin bir ifadesi.
Öte yandan, NATO’nun artık Türkiye ve Rusya hakkında bir karar vermesi gerek. Komünizm yok ama Rusya var. Macron daha önce bir konuşmasında Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’i “ortak” olarak tanımlamıştı. Şimdi de “Avrupa’da barışı inşa etmek istiyorsak, Avrupa’nın stratejik özerkliğini yeniden inşa etmek istiyorsak, Rusya ile pozisyonumuzu gözden geçirmeliyiz” diyor.
Yani dengeler değişiyor. 19.YY sonlarında, savaş yıllarında, komünizm, kapitalizm ve faşizmin gölgesinde şekillenen kavram ve kurumlarla 21.YY’ı açıklamak mümkün değil.
Batı, kendi arasındaki ilişkileri yeniden gözden geçirirken, Türkiye ve İslam dünyası, Rusya, Çin ve Hindistan’la da ilişkisini yeniden gözden geçirmek zorunda.
Düne dair ne varsa dünde kaldı. Eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal. Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024