Ahmet ALTAN
Hiç öyle “ayıptır” falan demem, yazının girişine “ben demiştim” lafını mıh gibi çakarım.
Çünkü “benim söylemem” önemli değil ama İstanbul’da oturan bir adamın aylar önce görüp yazdığını Kandil’deki PKK yönetiminin görememiş olması çok önemli.
Apaçık görünen gerçekleri göremeyen bir körlük, bir de emrinde olağanüstü büyük bir servet ve binlerce silahlı adam varsa, bu ülkede yaşayan Kürt Türk herkesin başını belaya sokar.
Apo, “Müzakerelerde anlaşma noktasına geldik, Kürt tarihinin en büyük anlaşmasını imzalayacağız, devrimci halk savaşına gerek kalmadı” deyip çatışmaların durdurulmasını istemesinin hemen arkasından PKK yönetimi, bu sözlerin tam tersini yapıp çatışmaları şiddetlendirmeye başlayınca, “Bu seferki savaş daha önceki savaş gibi olmaz” diye yazmıştım.
Savaşın eskisi gibi olmayacağı çok açık belliydi.
Otuz yıllık savaşta defalarca “şike” yapan, kendi askerlerini göz göre göre feda eden bir ordu suçüstü yakalanmış, aklını “sivil iktidarı” devirmeye takmış generaller cezalandırılmaya başlanmıştı.
Savaşın bundan sonraki kısmında daha önce Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de görülen “şike” olaylarına rastlamayacağımız, mevzilerin baskına açılmayacağı, hata yapanın hatasının bedelini ödeyeceği gün gibi gözüküyordu.
Dünyanın en lagar ordusu bile “şike” yapmadığı zaman elindeki Heron’larla, uydularla, termal kameralarla, istihbaratla, teknolojik donanım ve kalabalık kadrolarla karakollarını baskınlara karşı korur.
“PKK dağlarda eski rahatlığı bulamaz, savaşı şehirlere taşımak zorunda kalır” demiştim.
“Bu, PKK’nın intiharı olur” diye de eklemiştim.
Şimdi bunları birer birer yaşıyoruz.
Büyük savaş başarıları kazanıp Kürt halkını peşine takarak, Apo’nun “yapmayın” demesine rağmen bir “halk savaşı” çıkarabileceğini sanan PKK yönetimi bunu beceremedi.
Bunun birçok nedeni var.
PKK’nın dağ kadrolarının otuz yılda şehirlerde yaşanan değişim konusunda çok az bilgisi var, hayatın nasıl değiştiğini bilmiyorlar, bütün aksamalarına rağmen “demokratik” mücadele yolunun açılmasının etkilerinin farkında değiller, iki halkın da bu savaştan yorulduğunu, bıktığını, “barışı” bir ümit gibi gördüğünü algılamıyorlar, Türk aydınları üstlerindeki “silah baskısını” kırarken Kürt aydınlarının da kendi üstlerindeki “silah baskısından” hoşlanmadığını göremiyorlar.
“Ölmemenin” mümkün olduğu bir ortamda insanları “ölümün kutsal bir mecburiyet” olduğuna ikna etmenin çok zor olduğunu kavramıyorlar.
Üstelik de Apo’yla devletin müzakere ettiğinin açıkça bilindiği bir ortamda daha da zor olduğunu hiç anlamıyorlar.
PKK yöneticileri, aynen bizim ordunun eski generalleri gibi eleştirileri, uyarıları hiç ciddiye almadılar, “silah bizde, demek ki akıl da bizde” deyip silahın yolundan yürüdüler.
Bugün dağlarda aradıklarını bulamayınca şehirlere iniyorlar.
TAK “sivilleri vuracağını” açıklıyor.
Büyük bir gerçeği gene ıskalıyorlar.
PKK gibi örgütler “yiğitlik menkıbeleriyle” yürür, düğünlerde bile çalınan Oramar türküsü kalabalık bir orduya karşı gösterilen yiğitliğin hikâyesi olarak dilden dile dolaşır, insanların “benin oğlum dağlarda dövüşüyor” demesiyle “benim oğlum şehirlerde çoluk çocuğu bombalarla havaya uçuruyor” demesi arasında “dağlar” kadar fark vardır.
Dağlarda bir kahramanlık gösterdiğinizde bununla hemen hemen bütün Kürtler övünür ama gittikçe daha “kolay” hedefler seçip ev arayan kaprili polisi, motosikletini tamir ettiren Yunus’u, halı sahada maç seyreden kadını, gezmeye çıkan genç kızları öldürmeye başladığınızda kimse övünmez bununla, övünülecek bir yanı yoktur çünkü.
Şimdi PKK ya da “müstear ismiyle” TAK şehirlerde sivilleri öldürecek.
Bu zor bir şey değil, daha önce de birçok örgüt yaptı, ne olacak gidip kalabalık bir yere bomba koyarsın, bir adamı ensesinden vurursun.
Ama bunu yaptığında “orduyla dövüşen özgürlük savaşçısından” masum sivilleri öldüren “terör örgütüne” dönüşürsün ki bu yöntem hele de “müzakere” yolu açıksa hiç tutmaz, içi nefretle dolu olanlardan taraftar bulursun belki ama büyük kitlelerle arana ciddi mesafe girer.
Bu da PKK’nın bitişi olur, hepten yok olmaz tabii ama iki yıl önce Kandil’deki PKK’lılara da söylediğim gibi önce elindeki en büyük değeri, Kürtler için “bir efsane” olma özelliğini yitirir, bu da PKK gibi örgütler için sonun başlangıcı demektir.
Üstelik bütün dünya da bu yönteme karşı çıkar, PKK’yı korumak, PKK’yı desteklemek herkes için uluslararası bir suç haline gelir.
Biliyorum bu yazıyı da kimse umursamaz.
Ama eğer yaşarsam bir süre sonra ben de bir “ben demiştim” yazısı daha yazarım size.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018