Ahmet ALTAN
Türkiye’nin en karanlık, en ürkütücü, en yasadışı örgütü hangisidir derseniz, “devlet” derim.
Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar kan dökmüş, kıyım yapmış, katliam gerçekleştirmiş, cinayet işlemiş, açıkça “suç işlemek” için çeteler kurmuş bir başka örgüt yok.
Yasaları yapmak ve uygulamakla yükümlü devlet, bir yandan kendi halkına karşı en baskıcı yasaları çıkartıyor, devlete büyük bir alan açıp halkı daracık bir çizgiye sıkıştırıyor, sonra da kendi yaptığı bu yasaların içine bile sığamayıp yasadışına çıkıyor.
Çünkü “devlet görevlilerinin keyfince adam öldürmesi serbesttir” diye bir yasayı bizim ülkede bile çıkartmak mümkün olmuyor.
Hâlbuki bizim devlet “keyfince” öldürmek istiyor, “devlet” olmaktan anladığı sonsuz bir öldürme özgürlüğüne sahip olmak.
Böyle bir yasa çıkartamadığı için kendisi yasaların dışına çıkmakta bir beis görmüyor.
Çağdaş dünyaya yaklaşıp, o dünyanın parçası haline gelmek istedikçe devleti arındırmaya uğraşıyoruz ama devlet kolayından arınmıyor.
Aksine, kendisini arındırmaya çalışanları da suçun içine çekiyor.
AKP, “halkı temsil ettiğini” söyleyerek, devleti “arındıracağını” vaat ederek işbaşına geldi.
Ne oldu?
Hrant Dink ve Behçet Oktay cinayetleri onun döneminde işlendi, iki cinayetin de gerçek “suçluları”bir türlü bulunamıyor; devlet bulunması için gayret göstermezken AKP iktidarı da devletle birlikte ayak sürüyor, “eski” devletin parçası haline geliyor.
AKP’nin en çok boğuştuğu, siyasi iradesini ortaya koyarak üstüne gidilmesini sağladığı “devlet içi çete” hangisiydi?
Ergenekon.
Ergenekon’un başlangıç noktası ne?
Susurluk Çetesi.
Ayhan Çarkın, Susurluk’un ipliğini pazara çıkartacak açıklamalar yapıyor.
Cevap olarak, onun suçladığı polisleri tutuklayan yargıç görevinden alınıyor, başka bir yargıç tarafından o polisler bir gece aniden serbest bırakılıyor.
Ne iktidardan bir ses var ne de “devletin” medyasından.
Medya tam aksine, Çarkın’ın açıklamalarını sulandırmak, önemsizleştirmek için elinden geleni yapıyor.
İktidar ise bu konuya hiç girmiyor bile.
Öldürülmüş onca insanın hesabını sormuyor.
Çarkın, yaptığı açıklamalar hükümet ve medya tarafından küçümsendikçe açıklamalarını daha da hızlandırıyor.
Son olarak dün CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’le dört saat konuştu ve yeni açıklamalar yaptı.
CHP milletvekilinin, bir basın toplantısı düzenleyerek medyaya duyurduğu bu açıklamalarda Çarkın,“eski Susurluk ekibinin hâlâ görevde olduğunu, sadece artık infaz yapmadıklarını”söylemiş.
“Tarık Ümit’i biz gömdük, gömüldüğü yeri biliyorum” dediği halde mezarı bulamayan Çarkın’ın daha önce gösterdiği yerlerde dört ceset bulunmuştu.
“Ümit’in gömüldüğü yeri bulamadı, demek ki hiçbir şey bilmiyor” denecek bir durum yok ortada, daha önceki kazılardan çıkan cesetler ortada duruyor.
AKP iktidarı ve onunla işbirliği yapan “devlet medyası” neden Susurluk soruşturmasının daha ileriye gitmesinden bu kadar endişeli?
Dertleri ne?
Hadi medyayı anladık, onlar devlete kapılanmışlar, birçok karışık işin içine girmişler, devletle ilgili hiçbir suçun aydınlanmasını istemiyorlar, AKP’ye ne oluyor?
AKP, Susurluk’un suç ortağı değildi ki...
Şimdi niye Susurluk soruşturmaları onu böylesine ürkütüyor?
Yıllardan beridir hep aynı şeyi söylüyoruz, böyle giderse korkarım daha yıllarca da aynı şeyi söylemek zorunda kalacağız; “devletin içindeki çeteleri temizlemeden” Türkiye barışa, huzura, refaha kavuşamaz.
Devlet içindeki çeteleri korumak, onlara dokunmamayı “siyasi bir manevra” sanmak, pimini “bir başkasının” tuttuğu bir el bombasını taşımak gibidir, pimi tutan istediği zaman onu çekiverir.
Türk ve Kürt, Türkiye’de barışı, demokrasiyi isteyen her kim varsa bu çetelerle dövüşmek, onları geriletmek, devletin içinden ayıklamak zorundadır.
Ayhan Çarkın anlatıyor.
İktidar ve medya susuyor.
Şimdi bir CHP milletvekili gidip Çarkın’ı dinledi, bakalım muhalefet partisi ne yapacak?
Dersim’de yaptığını yapacak gibi duruyor.
İktidar, muhalefet ve medya bu “çeteler” konusunda artık birarada, omuz omuzalar, çok arzuladıkları“birlik ve beraberliği” sağlamış gözüküyorlar.
Onlar kalabalık.
Biz azız.
Azız ama haktan ve hukuktan yana olan biziz.
Kâbe yolunda karınca değiliz biz, “varmasak” da diye çıkmadık yola, biz “menzil-i maksuda”erişeceğiz, bugün değilse yarın, insanlık tarihinde hakkın ve hukukun sonsuza dek yenildiği hiç olmadı çünkü.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018