Ahmet ALTAN
İzninizle size bir soru sorayım.
Eğer Hasdal Cezaevi’nde yatan generaller “zimmete para geçirmek” suçundan sanık olsalardı, Genelkurmay Başkanı bütün Kuvvet Komutanlarıyla birlikte onları ziyarete gider miydi?
Gitmezdi.
Neden?
Çünkü “zimmete para geçirme” yüz kızartıcı bir suç ve “suçları” henüz sabit olmasa da böyle bir suçun sanıklarıyla kendi aralarında bir ilişki kurulmasını istemezdi.
Peki, “zimmete para geçirme” suçunun sanıklarını ziyaret etmeyecek olan Genelkurmay Başkanı, “darbe sanıklarını” niye ziyaret etti?
İşte bu sorunun cevabı bütün yakın tarihimizin özeti.
Generaller, “darbe hazırlamayı” yüz kızartıcı bir suç olarak görmüyorlar.
Kendi halkının verdiği silahı halkına çevirerek darbe yapmanın alçakça bir iş olduğunu kabul etmiyorlar.
Darbenin, halka ihanet anlamına geldiğini kavramıyorlar.
Onlar bu gerçeği kavramıyor ama halkın büyük çoğunluğu darbenin alçaklık anlamına geldiğini biliyor ve darbecilerden nefret ediyor.
22 temmuzda AKP’ye verilen yüzde 47’lik oy da, referandumda çıkan yüzde 58’lik “evet” de darbeye ve darbecilere duyulan nefretin boyutlarını gösteriyor.
Peki, Ergenekon ne?
Ergenekon, darbeye giden yolun kaostan geçtiğini bilen asker ve sivil görevlilerin oluşturduğu, cinayetlerle, suikastlarla, bombalamalarla ülkenin istikrarını bozmayı hedefleyerek harekete geçen bir örgüt.
Başbakan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na verdiği harika cevapta söylediği gibi Ergenekon’u, “Taksim Meydanı’nda, Sivas’ta, Çorum’da, Kahramanmaraş’ta, Gazi Mahallesi’nde, Danıştay Cinayeti’nde, Diyarbakır’da” görebilirsiniz.
Gerek CHP, gerekse CHP yandaşı medya “Ergenekon’u ve darbeleri” savunmak için elinden geleni yapıyor, Kılıçdaroğlu işi “Ergenekon’a üye olacağını” söylemeye kadar götürüyor.
Dün Sabah gazetesinde Mahmut Övür’ün yazdığına göre bununla da kalmıyor, Güneydoğu’da Susurluk sanıklarından Bucak’ın yakınlarını ve ünlü korucu ailesi Tatarların önde gelen isimlerinden birini aday göstermeye hazırlanıyor.
Ergenekon’a Susurluk’u da katıyor.
Bu ülkede, AKP’yi “silahla devirmeyi” destekleyen bir kitle var ama bu bir azınlık, onları kendi safınıza çekmek için darbecileri, Ergenekoncuları, Susurlukçuları koruyabilirsiniz, onların oylarını alabilirsiz ama asla iktidar olamazsınız.
Buna karşılık, normalde AKP’ye oy vermeyecek olan ama darbelerden, darbecilerden nefret eden, darbenin ve Ergenekon’un “ölüm” anlamına geldiğini bilen bir kitleyi de AKP’ye itersiniz ve AKP’nin zaten yüksek olan oylarını patlatır, yüzde ellileri zorlamasını sağlarsınız.
Kılıçdaroğlu ile yandaşı medya kendilerini parçalasa da bu halkın büyük çoğunluğunu darbecilerin ve Ergenekon’un olmadığına ikna edemez, insanlar bu ülkede yaşananları ve o yaşananların arkasında kimlerin olduğunu biliyor.
Ergenekon’u ve darbecileri savunarak “silahı siyasete sokan” bir zihniyet, sadece AKP’ye hizmet eder.
CHP ve CHP yandaşı medya bu akılla giderse, Başbakan Erdoğan daha güvenle hareket eder, “silahtan nefret edenlerin” kendisini desteklemeye mecbur olduğunu görerek rahatça milliyetçileşip MHP’yi barajın altına itmeye uğraşır.
Ve, planları tutarsa AKP 400 milletvekiliyle gelir.
Ondan sonra Erdoğan belki askerle anlaşır ve “tek adam” rejimini kurmayı aklından geçirir, belki demokrat bir anayasa yapar, hangisini tercih edeceğini bilemeyiz ama kaderimiz Erdoğan’ın tercihine kalır.
Şu anda Kılıçdaroğlu’nun böyle bir tehlikeye aldırdığını sanmıyorum.
O iktidar olmaktan çoktan ümidini kesmiş, panik içinde oylarını yüzde yirmi beş düzeyinde tutarak CHP liderliğini sürdürmeye uğraşıyor.
Başka hiçbir derdi yok.
Erdoğan’a “tek adamlığa” giden yolu açmak umurunda bile değil.
Peki, bu ihtimal CHP’li medyanın da umurunda değil mi?
Onlar da Kılıçdaroğlu’nun “CHP lideri” kalması karşılığında Erdoğan’a “başkanlığın ve tek adamlığın” yolunu açmayı istiyorlar mı?
Eğer Kılıçdaroğlu’yla el ele vererek Ergenekon’u ve darbecileri savunmayı sürdürürlerse, halkı bu denli korkutur ve öfkelendirirlerse Erdoğan’a büyük bir zafer armağan edecekler.
Benden söylemesi, bu politikaları sonucunda Erdoğan büyük bir zafer kazanırsa hiç öyle “göbeğini kaşıyan” adamı, “bidon kafalıları” falan suçlamaya kalkmasınlar, kendi göbekleriyle kendi kafalarına baksınlar.
Herşeyin farkında olan halkın değil, kendi kafalarının “bidonluğundan” bu sonucu yaratacaklar.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018