Ahmet ALTAN
Selahattin Demirtaş’ın Neşe Düzel’le yaptığı konuşmanın tarihî açıklamalar içerdiğini düşünüyorum doğrusu.
BDP Eşbaşkanı, bir kere net biçimde Kürt sorunu ile PKK sorununu birbirinden ayırdı, bunun böylesine keskin bir şekilde BDP tarafından söylenmesi, bundan sonra “yol haritasının” belirlenmesinde “milat” sayabileceğimiz bir farklılık yaratacak.
Artık Türkiye’nin iki sorunu var, biri Kürt sorunu, biri PKK sorunu, bunlardan birini çözmeniz öbürünü çözmeniz anlamına gelmiyor.
İki “ayrı” çözümünüz olması gerekiyor.
Demirtaş, “Kürt sorununu bizimle konuşabilirsiniz” diyor, “ama silahları susturmak için Öcalan ve PKK ile görüşmelisiniz”.
İki sorunu birbirinden ayırdıktan sonra bir de saptama yapıyor.
“Başbakan Kürt sorununu çözmekle değil PKK sorununu çözmekle ilgileniyor.”
Bence, bu da çok doğru bir saptama.
Erdoğan’ın ve hükümetin “tek meselesi” PKK’ymış gibi görünüyor, son olarak açıklanan “yeni strateji” de zaten Kürt sorununun çözümüyle hiç ilgilenmiyordu, sadece PKK’nın silahları bırakmasıyla ilgileniyordu.
PKK silahları bıraksa, buhar olup havaya uçsa da Kürt sorununu çözemezsiniz.
Sorun orada lök gibi duruyor.
Demirtaş, bu konuşmasıyla belki de ilk kez Kürt sorununu bu kadar net biçimde “siyasal ve sosyal” bir sorun bir olarak ortaya koyuyor ve “siyasal ve sosyal” taleplerde bulunuyor.
Bu talepleri, geçen hafta Düzel’le konuşan AKP’nin Diyarbakır eski milletvekili Abdurrahman Kurt’un çözüm için sıraladığı taleplerle birlikte okuduğunuzda, Kürt halkının birbirinden farklı iki ayrı siyasi yapısının taleplerinin aynı olduğunu görürsünüz.
Yöntemleri ve tabanları farklı ama talepleri aynı.
Bu benzerlik, Kürt sorununun kendisine siyasette yeni bir alan bulduğunu da gösteriyor bence.
Değişik kesimlerin aynı talepleri dile getirmesi, Kürt meselesini “PKK’ya endekslemeye” çalışan ve bütün gücünün buraya odaklayan hükümetin de meseleyi böyle çözmeyeceğini ortaya koyuyor.
Artık bu talepler PKK’nın, BDP’nin, KADEP’in, liberal Kürtlerin talepleri değil, bunlar artık “Kürt halkının” ortak talepleri.
Bu talepler de çok açık ve çok net.
“Türkiye’de Türklerin nesi varsa Kürtlerin de olmalı.”
Bu kadar kısa ve öz.
Demirtaş’ın da söylediği gibi bu, PKK’yla müzakere etmekten ya da silahları susturmaktan daha fazla çaba isteyen ve “Türk” siyasetçileri daha fazla zorlayacak bir siyasi sorun.
Kürtler eşit olmak istiyor.
Çok da haklılar.
Eğer birarada yaşayacaksak, bir halkın diğerinden daha fazla “hakka” sahip olmasının mantıklı, ahlaklı, anlaşılabilir bir nedeni yok.
Bu “eşitsizlik” ortadan kalkmadıkça Kürt sorunu çözülmeyecek, aksine gittikçe daha karmaşıklaşacak.
Türk tarafının, Kürt tarafını “bazı haklar” vererek yatıştırması artık mümkün değil.
Silahların susması ya da patlaması da bu durumu değiştirmeyecek.
AKP, bu sorunu çözebilir mi?
Bence, AKP sorunu görüyor ve bu sorundan korkuyor.
Çözümlemek istemediği bu sorunu da “savaşın” arkasına saklamaya uğraşıyor, “silahı, savaşı, PKK’yı” öne çıkartarak asıl sorunu gözlerden kaçırmaya uğraşıyor bence.
Demirtaş’ın anlattığı bir olay da bunun böyle olduğunu kanıtlıyor.
BDP Eşbaşkanı, seçimlerden sonra kendilerine bir “yetkilinin” geldiğini, “kritik dönemin yani seçimlerin aşıldığını, artık müzakerelerde anlaşılan protokolün de bir öneminin kalmadığını” söylüyor.
Hükümet kanadından biri neden gidip BDP’ye böyle bir şey söylesin?
Normalde, savaşı durdurmak isteyen birinin “yatıştırması” beklenir ama “protokol falan yok kardeşim, biz protokolü artık tanımıyoruz” diyerek “kışkırtması” ancak tek bir anlam taşır:
“Savaşın, savaşmaktan başka çareniz yok.”
Demirtaş diyor ki, “Hükümet böyle bir şey olmadı desin, biz de kimin bize bunu söylediğini açıklayalım”.
Bu, Başbakan’ın ya da hükümetin geçiştirebileceği bir söz değil.
Kim gitti BDP’ye?
Niye gitti?
Hükümet “böyle bir şey olmadı” diyorsa söylesin, o zaman birisinin hükümet adına savaşı kışkırttığı ortaya çıkacak.
Ya da hükümet susacak ve herkes “savaşı” bizzat siyasi iktidarın kışkırttığını anlayacak.
Demirtaş’ın anlattığı bu olaydan “PKK’nın bilinçli bir şekilde savaşa çekildiği” ortaya çıkıyor.
Anladığım kadarıyla hükümetin planı basit, ya savaşacak ve sorunları savaşın arkasına saklayacak, ya PKK’ya silah bıraktırıp sorunları “zaferin” arkasına saklayacak.
Ama ne olursa olsun asıl sorunu çözmeyecek.
Kürt tarafı bütün kanatlarıyla birlikte taleplerini netleştirdikçe, Türk tarafının savaşı tercih eder hale gelmesi, “asıl sorundan” ve sorunun siyasallaşmasından korkması son zamanlarda niye hükümetin savaşçı bir dili tercih ettiğini de açıklıyor aslında.
Çözmektense savaşmayı yeğliyor.
Yüz yıllık ölüm tefrikası devam ediyor anlayacağınız.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018