Ahmet ALTAN
Son on yıla baktığınızda, bugün Tayyip Erdoğan’ın içinden bir başka Tayyip Erdoğan’ın çıktığını söyleyebiliriz sanırım.
“O zaten öyleydi, şimdi aslına dönüyor” diyenler var.
O zaman “Erdoğan aslında neydi” diye sormalıyız.
Neydi aslında Erdoğan?
İlk belirleyici özelliği “dindarlığı”dır herhalde, eğitimiyle, yetiştiği ortamla, yaşam biçimiyle“dindar” bir insan.
Peki, bu “dindar” insanın “ölülerinizi hayırla yâd edin” emrine rağmen Uludere’de ölenler hakkındaki sözlerini, “tazminatı veririz” maddiyatçılığını, ölenlerden bir duayı, ölen yakınlarından bir “taziyeyi” sakınmasını nasıl açıklayacaksınız?
Ölüm karşısında hiçbir manevi değere aldırmayan bir dindar olabilir mi?
Hiç tanımadığı bir insanın mezar taşına rastladığında bile “Allah rızası için” bir Fatiha okuyan bir dinin dindarı bu insan, Uludere’deki ölülerden bir Fatiha’yı esirgemesini nasıl dindarlıkla açıklayacağız?
Üstelik, “yaratılanı severiz yaratandan dolayı” sözünü bir zamanlar diline pelesenk etmiş bir insandan söz ediyoruz, nasıl bir dindarlık “yaratılanlara” karşı bu hoyratlığı açıklayabilir?
Erdoğan’daki değişimi “dindarlıkla” açıklamanın gerçeği anlamaya pek yetmediğini düşünüyorum doğrusu.
Elbette bana gelen mektuplardan bütün Türkiye’yi ve Türkiye’deki bütün dindarları kapsayan genel bir sonuç çıkartamayız ama Erdoğan’ın davranışlarının Müslümanlar arasında hoşnutsuzluk yarattığını söyleyebileceğimizi sanıyorum.
Hiçbir dindar Müslüman açıkça Erdoğan’ın davranışlarına sahip çıkamıyor, onun yaptıklarını “dinen”savunamıyorsa, karşılaştığımız durumu dindarlıkla açıklamaya çalışmak fazla “düz” bir açıklama olur.
Peki, eğer benim gördüklerim doğruysa, bu değişim “dindarlıkla” açıklanamayacaksa neyle açıklanacak?
Siyasetle mi?
Başbakan Erdoğan, “başkan” olmak istiyor.
“Başkan” olmak isteyen, bütün bu insanlardan oy istemeye hazırlanan biri neden bütün Kürtleri kızdırır, “dindar Kürtleri” hüsrana uğratır, kendisine oy veren Kürtleri verdikleri oya lanet ettirir?
Bunun açıklaması ne?
Böyle yaparak bütün “Türk milliyetçilerinin” oylarını alacağını mı düşünüyor?
Türk milliyetçilerinden alacağı oy, kaybettiği Kürtlerin oylarından fazla mı olacak?
Ülkenin “doğusundan” çekilen bir parti “batısındaki” bütün oyları toplayacak mı?
Kürtlere böyle insafsızca davrandığı için CHP’liler ve MHP’liler topluca oylarını Erdoğan’a mı akıtacak?
Buna inanan var mı?
“İçkiyi yasaklayan”, insanların yaşam biçimleriyle uğraşan bir parti CHP’lilerden nasıl oy alır?
Erdoğan’ın ülkeyi bir kavgaya sürüklediğinden endişe etmeye başlayan muhafazakâr dindarlar eskisi gibi gönül rahatlığıyla oy verir mi Erdoğan’a?
Erdoğan ve AKP gitgide bir “mecburiyet” partisine dönüşmüyor mu muhafazakârların gözünde?
“Başka alternatifi olmadığı için mecburiyetten oy verilmiş” bir partinin uzun vadede başarılı olduğu görülmüş mü?
İdris Naim Şahin gibi, sonunda Hüseyin Çelik’in “sözlerini insani bulmuyoruz” dediği birini“İçişleri Bakanı” yapmanın Erdoğan’a siyasi getirisi ne?
“Her istediğimi yaparım” keyfiliğinin lüksünü yaşamak mı?
Böyle bir lüksün siyasette bir karşılığı var mı?
Bütün Kürtleri, bütün “modernleri” karşısına alan, muhafazakârları gittikçe daha fazla endişelendiren bir davranışlar yumağının siyasi açıklamasını bulmakta ben zorlanıyorum.
Unutmayın bu insan, “demokrasi ve değişim” sloganlarıyla referandumda bu halktan yüzde 58 oy aldı, bu oylardan vazgeçmesi siyasetle nasıl açıklanacak?
Tamam, orduyla ve devletle iyi geçinmek istediği aşikâr.
Ama bir zamanlar o devletin “hukuk dışı ve ahlaksız” yapısını değiştirmek için mücadele etmiş, bu yolda büyük başarılar da kazanmış birine hâlâ eski alışkanlıklarını sürdüren “devlet ve ordu” hemen güvenecek mi?
Diyelim ki güvendi, bugüne kadar halka değil de “devlete ve orduya” güvenerek başarılı olmuş kaç siyasi lider var bu ülkenin tarihinde?
“Orduyu ve devleti” demokrasi için değil “zorbaca” bir yönetim için kullanacak desek, o“zorbalığı” bizzat ordunun kendisi yaptı, sonucunu görüyoruz, ordunun silahını orduyu kenara iterek kullanmayı planlayan Erdoğan o zorbalığı nasıl sürdürecek?
Siyaseten de Erdoğan’ın yaptıkları açıklanamıyor bence.
Geriye kalıyor, pek konuşulmayan ama beni epeydir düşündüren “psikolojik” nedenler.
Başbakan Erdoğan’da neredeyse bütün insanlara karşı bir öfke, bütün insanlara “üstünlüğünü” kabul ettirme ihtirası, manevi değerlerden ciddi bir kopuş, şikede olduğu gibi ahlaki değerleri hiçe sayış ve ölülere karşı bile saygı eksikliği görüyoruz son zamanlarda.
Hepimiz Erdoğan’ı annesinin cenazesinde ağlarken, çocukları severken, büyüklerine saygı gösterirken, insanları kucaklarken de izledik.
Ben “aslına” döndüğünü değil...
Bilemediğimiz bir nedenden dolayı “aslının” bozulduğunu sanıyorum.
Çok ürkütücü bir durumla karşı karşıya olduğumuzdan endişe ediyorum.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018