Ahmet ALTAN
Genelkurmay hükümeti kandırmamış.
Duyduk, pek sevindik.
Lakin bir soru takıldı aklımıza.
Öyleyse bizim hükümeti kim kandırdı?
Kimse kandırmadı da onlar kendi kendilerine mi ortaya atılıp, “Suriye uçağımızı uluslararası sularda vurdu” diye bağırdılar.
“Askerî vesayetin” bittiği şu dönemde bu açıklamayı sivillerden bekliyoruz doğrusu, “hayır, bizi Genelkurmay kandırmadı, biz Suriye’nin uçağımızı uluslararası sularda vurduğunu kendi kendimize uydurduk” derlerse demokrasiye pek büyük bir hizmette bulunurlar.
Ya da “kandırmaca, uydurmaca yok, Suriye uçağımızı uluslararası sularda vurdu, biz bunu daha ilk gün öğrendik ve sözlerimizin arkasındayız” diyecekler.
Nedense pek sesleri çıkmıyor.
Ne birini, ne ötekini söylüyorlar.
Hükümetin yerine Genelkurmay konuşuyor.
Ne oldu, sivil siyasetçilerimiz niye sustu?
Uçağın vurulmadığı, uçakta füze ya da mermi izi bulunmadığı açıklanıyor, Genelkurmay düşen uçak için “Suriye tarafından vurulduğu iddia edilen” diyor.
“Kandırılmayan” Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız, uçağın Suriye tarafından vurulduğu konusunda ne diyorlar?
Vuruldu mu, vurulmadı mı?
Son karar nedir?
Gelelim uçağın “uluslararası sularda vurulduğu” kısmına.
Başbakan ve Dışişleri Bakanı hâlâ “uçak uluslararası sularda vuruldu” iddiasını sahipleniyor mu?
Genelkurmay, bu iddiayı “kanıtlamak” için çeşitli belgeler, krokiler, çizimler açıklamıştı, sonra birdenbire onların hepsi ortadan yok oldu.
Uçağın enkazı Suriye karasularında çıktı.
Batılı kaynaklar da “uçağın Suriye karasularında düştüğünü” duyurdular.
NATO’da, Amerika’da, Kıbrıs’taki İngiliz üssünde, Ruslarda uçağın düştüğü yerle ilgili belgeler olduğu anlaşılıyor, Ruslar kendiliklerinden “isterseniz verelim” diyorlar, diğerleri ise zaten müttefikimiz, ellerindeki belgeleri talep edersek niye saklasınlar?
Niye hükümet ya da Genelkurmay o belgeleri alıp açıklamıyor?
Neden, “işte uçağın vurulduğu ve düştüğü yer” diye o kayıtları burnumuza dayamıyor?
Uçağın vurulduğu ya da ateş altında ters bir manevrayla düştüğü ânın ve yerin kayıtları bir yerlerde duruyor.
O kayıtları ortaya koymanıza engel ne?
Neden ilk açıklamaları yapan, daha sonra “ama bize niye inanmıyorsunuz” diye sitem eden Başbakan’la Dışişleri Bakanı susuyor?
Sezaryen konusunda bile konuşmayı kimseye bırakmayan Başbakan neden böylesine önemli ve ciddi bir konuda sözü Genelkurmay’a bırakıp kenara çekiliyor?
İlk açıklamayı o yaptığına göre şimdi de açıklamayı onun yapması lazım değil mi?
Susuyorlar çünkü konuşabilecek durumda değiller.
Ne diyecekler?
Onlar, uçağın nerede düşürüldüğünü, o düşüş ânının kayıtlarının bulunduğunu bizden çok daha iyi biliyorlar.
Bu iktidar orduyu kontrol altına aldığını zannetti ama bunun nasıl belalı bir yanılgı olduğunu her gün biraz daha görüyor.
Uludere için ağzını açabiliyor mu?
Bir açıklama yapabiliyor mu?
34 insanın neden ve nasıl öldüğünü, bombalama emrini kimin verdiğini söyleyebiliyor mu?
İçişleri Bakanı aracılığıyla ölenlere “dolap beygiri” diye sövüyor yalnızca.
Düşen ya da düşürülen keşif uçağıyla ilgili konuşabiliyor mu peki?
İlk günlerde bu konuda açıklamalar yapmak için özel olarak televizyonlara çıkan Dışişleri Bakanı neden bir kere daha televizyona çıkıp durumu anlatmaya yanaşmıyor?
İktidarın vaziyeti acıklı ama Genelkurmay’ın vaziyeti daha da acıklı.
Genelkurmay açıklamasında, “biz hükümeti zamanında ve doğru bilgilendirdik” diyor.
Kendisi aynı konuda birbiriyle çelişen açıklamalar yapmış bir kurumun böylesine iddialı sözler söylerken biraz daha dikkatli olması gerekir bence.
Genelkurmay, yaptığı “Suriye vurdu” ile “Suriye’nin vurduğu iddia edilen” açıklamalarından hangisinin doğru olduğunu kendisi biliyor mu?
Ha şunu söyleyebilirler, “kardeşim biz de ne olduğunu bilmiyoruz, ne duyuyorsak hükümete onu söylüyoruz, kötü bir amacımız yok”.
Kötü bir amaçları yoktur, sadece durumdan haberdar değillerdir.
Peki, bizim hükümet ve “onu asla kandırmayan” Genelkurmay, çok kritik bir zamanda bir savaş uçağını kimin Suriye karasularına gönderdiğini biliyor mu?
Bu bir hükümet kararı mı yoksa hükümetten habersiz askerî bir karar mı?
Biz, o düşen ya da düşürülen uçak nedeniyle savaşa girseydik bu kimin kararıyla olacaktı?
Bu konuda hükümet ya da Genelkurmay bir açıklama yapacak mı?
Ankara gittikçe daha karışık ve kaotik bir hâle geliyor.
Hükümet halkına gerçekleri söyleyemez duruma düşüyor.
Uludere’de emri kim veriyor, Suriye’ye uçağı kim gönderiyor, Şemdinli’de yirmi gündür ne oluyor, ikide birde “bitirilen” PKK nasıl oluyor da yüzbinlerce kişilik orduya ardı ardına saldırılar düzenleyebiliyor, o bölgeye nasıl oluyor da kimsenin ruhu duymadan ağır silahlarla yerleşebiliyor, bunları halka anlatabilecek kimse var mı, yok.
Genelkurmay hükümeti “kandırmamış” ama birileri halkı fena kandırıyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018