Atilla YAYLA
Türkiye’de zaman zaman yaşanan acı olayların en önemli toplumsal sonuçlarından biri kimi kişi ve çevrelerdeki ilkesizliğin ve vicdansızlığın sergilenmesine sahne olması. Bu ülkede ilkeli durmanın ve vicdanlı davranmanın kültürel ve ahlâkî temelleri zayıf ve korkarım her geçen gün daha da zayıflıyor. Neyin kötü neyin iyi olduğu, değerlendirme yapan öznelerin olayların faillerinin ve kurbanlarının kimliğine karşı pozisyonuna göre değişiyor. Bu çerçevede, özneler tarafından neredeyse tıpkısının aynısı olaylar karşısında çelişik tavırlar alınabiliyor. Bir yerde cinayet olarak görülen başka bir yerde adâlet arayışı, nefsi müdafaa, hak edilmiş ölüm vs. olarak tavsif edilebiliyor.
Değerlendirmelerde ve pozisyon almalarda karşımıza çıkan bariz hatalar var. Bunlarda biri, kötüyü kötüyle yarıştırmaya, yanlışı yanlışla yıkamaya kalkmak. Başkasının kötüsünün bizim kötümüzü aklayacağını sanmak. Bir başka hata, çeşitli parçaları-yüzleri olan olayları öne çıkarılan bir parçayla-yüzle değerlendirmek ve diğer parçaları-yüzleri ihmâl etmek. Berkin Elvan cinayetiyle Mehmet Kiraz cinayetinde alınan tavırları ve sarf edilen sözleri karşılaştırınca tablo çok net biçimde ortaya çıkıyor.
Berkin Elvan Gezi olayları sırasında polis şiddetiyle hayatını kaybetti. On beş yaşındaydı. Daha hayatın ne olduğunu anlamamıştı. Büyük bir ihtimâlle Gezi’de yükselen heyecan dalgası onu da sarmıştı. Bir iddiaya göre belli bir seviyede olayların parçası olarak hareket ederken, bir diğer iddiaya göre evinden çıkmış ekmek almaya giderken polisin attığı bir gaz kapsülüyle hayatını kaybetti. Şüphe yok ki bu son derece üzücü bir durumdu. İnsan hayatından daha kıymetli bir şey olamayacağına göre Elvan’ın öldürülmesinin kınanması, ailesine baş sağlığı dilenmesi ve olayın faillerinin ortaya çıkartılıp âdil bir yargılamaya tâbi tutulması gerekirdi. Süreç ilerliyor olmakla beraber bu tam olarak gerçekleştirilemedi. İktidar kanadından öyle yapması beklenen ve gereken bazı politikacılar Elvan’ın ölümünden üzüntü duymadı, duyduysa da bu üzüntüyü izhar etmedi. Talihsiz anlarda, niyet o olmasa bile, Elvan’ın -hayatını kaybetmiş bir çocuğun- meydanlarda yuhalanmasına sebep olundu veya zemin hazırlandı. Bu yanlıştı. Elvan’ın elinde sapan ve cebinde patlayıcı malzeme bulunması da bu gerçeği değiştiremezdi, değiştirmemesi gerekirdi. Sapanın ve çocukların kullandığı patlayıcı yanıcı şeylerin karşılığı ölüm olamaz. Sebep ne olursa olsun, insanın hayatını kaybetmesi kötüdür ve buna üzülmek ve varsa sorumlulardan adâlet duygusunu ve vicdanları tatmin edecek şekilde hesap sormak gerekir. Hâlâ bunu beklemekteyiz.
Berkin Elvan’ın ölümü bir üzüntü ve adâlet meselesi olmaktan adeta çıkartılıp bir siyasî-ideolojik istismar meselesine çevrildi, yeni acıların sebebi ve kaynağı yapılmak istendi. Belki de bunun sonucu olarak veya bunun da tesiriyle Çağlayan Adliyesi baskına uğradı ve savcı Mehmet Kiraz iki silahlı militan tarafından odasında rehin alındı. Saatlerce zor şartlarda, tehdit altında tutuldu ve sonra katledildi. Bu da bir cinayetti. Elvan’ın öldürülmesinin kınanması gibi bunun da kınanması gerekirdi. Ne yazık ki bazı kişi ve çevreler bunu yapmadı. Bir taraftan açıkça terör saldırısı olan saldırıya terör diyemedi, diğer taraftan cinayeti açıkça kınayamadı. Hatta cinayeti mazur gösteren açıklamalar yaptı. Oysa, gerekçe olarak ne gösterilmiş olursa olsun bu eylem bir terör eylemi ve sonucu terörle ortaya çıkan bir cinayettir. Elvan’ın öldürülmesi gibi Kiraz’ın öldürülmesinin de kınanması gerekir. Hiçbir cinayet mazur gösterilemez ve failleri yüceltilemez. Ne yazık ki, bu olayda da kamusal tanınırlığı olan birçok şahıs ve belli toplum kesimleri çifte standartlı davrandı. Böylece, bir anlamda, menfur saldırıya ve cinayete zihniyet ortaklığı yaptı.
Bu tür ilkesiz ve vicdansız tavırlar çok yanlış ve zararlı. Bunlar toplumu içten içe çürütür. Bu yüzden, durumdan rahatsız insanlar seslerini yükseltmeli ve çok geç olmadan insanları hem ilkeli hem vicdanlı bir duruşu benimsemeye davet ve teşvik etmeli.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019