Aydın Selcen
Kulağımızın arkasından şeffaf BIC kalemi alalım, dilimizi tükürük hokkası yapıp, tükenmez kalemin ucunu mürekkebe “permanent” özellik kazandırmak amaçlı içine bandırdıktan sonra, önümüze koyduğumuz sarı defter sayfasının ortasına yukarıdan aşağıya düz bir çizgi çekelim. Dileyen tepeye “niyet neydi, akıbet ne oldu” diye başlık da atabilir.
Çizginin soluna yazalım: Rojava deneyiminin sonu geldi. PKK simgeleri ve Öcalan posterleri indi. Yani sınırımızda “PKK devletçiği kuruluyor” korkumuzu yendik. Altına ekleyelim: ABD’yi, çatışmaya girmeden, Suriye’den gönderdik. Yanına parantez açalım: Irak’ta yapamamıştık. Şimdi zincirleme reaksiyonla o olasılık da belirdi.
Bir satır daha alta inelim: Akçakale/TelAbyad ve Ceylanpınar/RasElAyn arasındaki 120 km. genişlikten, 30 km. derinlikteki M-4 karayoluna sarkıldı. Asterisk koyup not düşelim: TSK değil yeni adı Suriye Milli Ordusu olan cihatçılar indi. Henüz denetim sağlanamadı. SMO’nun disiplinsizliği ve işlediği insanlık suçları küresel kamuoyunu aleyhe çeviren başat etmenlerden oldu. TSK de sınır hattındaki iki yerleşim birimi Tel Abyad ve Ras El Ayn’ı tam denetim altına alamadı.
Sol sütuna kesikli çizgi çekip altına geçelim. “Anamuhalefet kendini sıfırla çarptı” ibaresini kayda geçirelim. Bu kalemden, yaptırımlar, Batı’dan dışlanma, muhalefetin dirsek temas aralığında hizaya girmesi, HDP’nin muhalefetçe dışlanması, hepsi iç siyasette “Tanrı’nın bir lütfu.” NATO’dan, AB’den, ABD’den, insan hakları hukukundan, USD ile iş yapmaktan, hepsinden kendimizi kurtarıp, dostumuz Vladimir’in kollarına atılıyoruz. Buna aşağıda geri dönelim.
Çizginin soluna bunları yazdıktan sonra kalemin arka ucuyla kafamızı kaşıyıp, duraklayalım ve tükenmez kalemin ucunu çizginin sağına koyup bir an boşa bakalım. Yazmaya devam edelim: Alandaki iki küresel güç ABD ve RF bize karşı yahut en azından bizim arkamızdan anlaştı. PKK uzantısı YPG/YPJ berhava olmadı, üniforma değiştirip Suriye Ordusu’nun “V. Lejyonu” olarak Esat’ın elinde Türkiye’ye kinli ve ABD eğitimli-donatımlı bir Özel Kuvvet’e dönüştü.
Artık uğraşacağımız ulusal güvenlik tehdidi, 2011’den bu yana yerinden edeceğimizi söylediğimiz Beşar Esat’ın Suriye devleti. “Soru işareti” koyalım: Mevcudu sınırlı ordusunu şimdi kuzey sınırına da yaymak zorunda kalan Esat, her ne kadar ardında RF hava kuvveti olsa da, Idlip’teki baskısını sürdürebilir mi? İki işi aynı anda yapabilir mi? Idlip’te yeni sınır, o cebi batı-doğu ekseninde ortadan ikiye kesen aynı M-4 karayolu mu olacak?
Uluslararası ortama bakalım: PYD/YPG/YPJ’nin PKK’nin organik Suriye uzantısı olduğu tüm ilgili taraflarca teslim edildi. Bunu da sol sütuna koyabiliriz. Ama hemen karşısına “bu yolla PYD itibar kaybetmedi, aksine PKK hiç olmadığı denli uluslararası meşruiyet kazandı” diye ekleyebiliriz. ABD Başkanı Trump’ın önce Cumhurbaşkanu Erdoğan’la, ardından yine bizzat kendinin doğrudan SDG komutanı Mazlum Kobane ile telefonda görüşmesi bu yeni durumun başat göstergesi.
BMGK’de Rusya ve Çin, Türkiye aleyhine çıkacak tasarıyı engelledi. Ardından TSK, SDG üzerinde baskıyı artırıp, ABD de aradan çekilince, SDG Şam’la anlaştı. Bunun ardından da Rusya ve Çin damperli kamyonun el frenini boşalttı, takozu çekti, BMGK yeniden Türkiye’nin Suriye operasyonu olağanüstü gündemiyle toplanıyor. Yani P-5’in tamamını karşımıza almakta muvaffak olduk. Bu sonucun bir yan anlamı da Astana Süreci’nin sonunun gelmiş olması demek olabilir.
Ve ambargolar, bakalım neymiş şu yaptırımlar: Malum Ekonomi Bakanı Albayrak Vaşington ziyaretini iptal etti. Trump, Kongre baskısını azaltmak adına adeta “siz dövmeyin, ben tokatlayacağım” dedi. Ama Senatör Graham’i kesmedi, o inatla yeni, daha acıtıcı yaptırımlar paketini hazırladığını duyurdu. Üstelik, rastlantı bu ya, bir yılı aşkın zamandır “tozlu raflarda” bekleyen HALKBANK dosyası masaya inip, işleme konuverdi. “Dikkat Yanıcı Madde – Ateşle Yaklaşmayın” demekle yetinelim.
“Ya al İttihad-ı al Awrabiyu” yani eyy AB: Kim var, kim yok silah ambargosu uygulama kararı aldı. Çok mu etkiler? Eh. VW Manisa’ya otomobil fabrikası kuracaktı, erteledi. Bak işte o hiç olmadı. Bir de rakamların ötesinde beklentilerin, imgelerin, izlenimlerin ekonomik dünyası var. Yaptırım altındaki, dünyayla kavgalı bir ülkenin tamtakır kasayı çekip, çevirmesi çok daha güçleşecek. Dolayısıyla, diplomatik manevra alanı da daralacak.
Bakkal bilançosu iyi-kötü tamam, sayfayı çevirelim. Yeni başlık: “Buradan Ötesi.” ABD Başkan Yardımcısı Pence ilk kez ülkemize geliyor. Yanında Ulusal Güvenlik Danışmanı O’Brien, Dışişleri Bakanı Pompeo ve Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey. Rusya Devlet Başkanı Putin de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı günübirlik Moskova’ya “davet etti.” Rus Dışişleri Bakanı Lavrov Şam ile SDG arasında arabuluculuk yaptıklarını teyit etti, şimdi Şam ile Ankara’nın arasını yapmak için uğraşıyor. Yine RF Suriye Özel Temsilcisi Lavrentiev, Adana Mutabakatı’nı, sihirli “5 km. derinliği” vurguladı. İran, Ruslarla aynı hatta.
Yan sahnede, Fransa Cumhurbaşkanı Macron telefonda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın eleştirel açıklamasını anımsatmış. “Ne zaman KKTC’yi tanıdınız?” yanıtını almış. Anlamlı. Keza telefonda Suriye’den çekilme çağrısı yapan Alman Şansölye Merkel de, “terör örgütünün yanında mısınız?” diye terslenince, telaşla “nein, nein…” demiş.
Üstelik Bakü dönüşü uçakta Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim de planımız var. Kapıları açıyoruz. 3.6 milyon şu anda bizdeki mülteci. ‘Haydi AB sizi çok seviyor. Sizler AB’ye gidin’ dememiz lazım” ifadesiyle diplomatik yaklaşımını yeniden ortaya koydu. Ve ekledi: “Bu DEAŞ’lı yabancı savaşçıları kendi ülkelerine göndeririz. Tutuşacaklar. Fransa diyecek ‘göndermeyin’, Almanya diyecek ‘göndermeyin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar, Somali istisna, Arap Ligi’nin tepkisinden had safhada rahatsız olduğu Bakü’deki konuşmalarından belli. Söylemi neo-Osmanlıcı, ümmetçi, hatta ihvancı yaklaşımdan Turancılığı yeniden keşfe doğru evriliyor izlenimi veriyor. Tam da o sırada, Putin Suudi Arabistan ve BAE’yi ziyaret ediyor. Hakkımızda hayırlısı diyelim.
Sonuç olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan hem ateşkesi, hem diyalog sürecini reddediyor. “Siz IŞİDle görüşür müsünüz?” sorusunu yönelttiği Trump’tan “yeri gelince, evet” yanıtını aldığını yorumsuz paylaşıyor. Teröristle masaya oturmaya gelince, dünyadaki tüm barış süreçlerinde, bizde de yakın geçmişte yapılan bu. Kiminle uğraşıyorsan, kim seninle uğraşıyorsa veyahut, onunla konuşursun. Erdoğan, Münbiç’ten Irak sınırına harekâtın süreceğini de yineliyor.
Ulusal güvenlik yalnızca askeri boyuta indirgenip, silahlı kuvvetler bürokrasisine emanet edilirse, Genelkurmay MSB’ye bağlanıyor kisvesiyle eski Genelkurmay Başkanı’ndan MSB yapılırsa, neo-Osmanlıcı ergenlik hülyalarıyla maruf başbakan mezun edilir, ama yerine koalisyonun küçük ortağının bir o denli tehlikeli dünya görüşüne teslim olunursa, dış politika tamamen iç politika saikleriyle yürütülür, hariciye birikimi hepten devre dışı bırakılırsa dışarıda gidilecek fazla yol da kalmıyor. İçeride, yukarıda belirttiğim üzere tüm bu olan-biten, “Tanrı’nın yeni bir lütfuna” mı tekabül edecek, anamuhalefet böyle giderse ve belimiz bu defa hepten bükülmezse, o belki.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024