Aydın Selcen
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “birkaç tane şehit” ve o bağlamda “yönetici kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu’ndan (SMO) ekiplerimiz” ifadeleri çok tartışıldı. Tartışılması en hafif tabirle gayet doğal. Ancak bu tartışmanın doğal olduğu denli siyaseten yararlı, ufuk açan bir yola girmesini sağlamaya çalışmak da bizlerin ve her renkten muhalefetin ödevi.
Muhalif çoğunluk Erdoğan’ın ifadelerinin kültürel yönü üzerinde durdu. İnsandan, yurttaştan “tane” diye söz edilmesi, can kaybı sayısına tam olarak hâkim olunmadığı izlenimi veren muğlaklık (“birkaç”). Değerli büyüğümüz Aydın Engin gibi kimileri askerlerimizin Libya İç Savaşı’nın Trablus kanadında “neyi yönettiğini” de sorguladı ki, bence konunun önemli tarafı orası. Ve devamında, SMO’nun ne zamandan beri “ekiplerimiz” olduğunu, ki ikinci önemli boyut da bu bence.
Bilgiçlik taslamak olacak belki ama cumhurbaşkanının son zamanlardaki “lejyoner” takıntısını da ben ekleyebilirim. Hangi metin yazarı danışman bu terimi Erdoğan’ın dağarcığına iliştirdi bilemiyorum, yanlış yaptığını düşünüyorum. Akıllarınca “Fransa’ya da bilinçaltı buradan çakarız” dedilerse onu bilemem. Kısaca “légionnaire” ile “mercenaire” (yahut geçen gün bir filmde kulağıma çalınan anlamlı İspanyolcası ile “pistollero”) çok farklı. Fransa’nın “Yabancılar Lejyonu” günümüzde seçkin bir birlik.
Esasen “mefhum-u muhalifinden” gelirsek, SMO ve benzerlerinden bugün Libya’da yarın başka yerlerde yararlanılacaksa “Yabancılar Lejyonu” üzerinde çalışılabilecek, geçerli bir model de olabilir. İşte mesele de burada. Bir model belirleyip üzerinde çalışmak, bir strateji belirleyip uygulamak. Eğer ulusal haberalma örgütünüzün “eylem” kolu üzerinden sınırötesi hatta denizaşırı bir operasyon yürütüyorsanız, bunun temeli tümüyle yalanlanabilir olması.
“Vekil savaşı” derseniz o başka, Wagner gibi özel şirket üzerinden paralı askerlik yaptıracaksanız o da başka. Wagner’vari bir şirketle, devletinizin resmi haberalma kurumu arasında yasal çerçevede bir çok perdeli emir-komuta zinciri yahut eşgüdüm düzeneği kuracaksanız o da başka. Ha yok, “devlet bazen rutin dışına çıkar” kafasını bir yandan bırakmadan, diğer yandan iç siyasette “şehitlik edebiyatının ekmeğini” yemekten de feragat etmeden, dönüp dolaşıp “asker ne derse o” zihniyetine döneceksiniz, o da daha başka.
Bu işler Türkiye’nin yapmadığı ve verili durumda yapamayacağı, hem de çok pahalı işler. Katar’a, Somali’ye (gerekli, gereksiz) davetle gidip üs kurmakla, gidip Libya İç Savaşı’na taraf olmak karşılaştırılabilir taktikler değil. İşin doğrusu gerek Trablus, gerek Idlip serüvenlerinin içinde bulundukları güncel durum savruk ve gayrıciddi. Bizde bilinen tek yürüme biçimi vardır: Askeriye sahada gücü yettiği denli oldubittiler yaparak ilerler, durduğu yerde hariciye o duruma hukuk kılıfı diker. Askerin girdiği yerden çıkmaması, “monşerin” (masada) bayrağı dikip, geri adım atmaması erdem olarak kabul edilir. Bu öğreti böylece kuşaktan kuşağa aktarılır.
Bu sistem(siz)likte yüzü yere baktırmayacak yani siyasal çözüm, bizatihi yenilgi kabul edilir. Şehitlik yüceltildiğinden; muhalefet “vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” hamasetinin peşine takılmaya her dönem hazır olduğundan; hesap verme, saydamlık, kanun devleti bulunmadığından karadüzen kendi kendini sürekli yeniden üretir. Davul kimin boynunda, tokmak kimin elinde karışır. Bugün de Idlip ve Trablus’ta, maalesef hiç olmaması gereken kayıplar verilirse, yani ancak zorla, “geri adım” atılabilecektir. Çünkü başka türlü olması izah ettiğim gerekçelerden ötürü mümkün değildir.
Kıbrıs’ta ucu çıkartma harekâtına varan örtülü örgütlenmeden, ÖKK’de uzun süren MAK-STK ikili yapılanmasına, Irak Türkmenleri dosyasının MİT ile ÖKK arasında gidip-gelip nihayet Dışişleri’nin kapısına bırakılmasına dek aynı yaklaşımın izlerini sürebilirsiniz. Bugün daha vahim olan, tuhaf bir ortaklığın bizlere “millet-devlet ilk kez elele” popülizmiyle dayatılması, soru sormanın gaflet ve ihanete eşitlenmesi. Trablus’ta şehit olan albayın olmayan resmi cenaze töreni, Idlip’te mevcudu yedibini aşan mekanize askeri varlığın elliye yaklaşan mevzide konuşlanması ve her iki cephenin ortak paydası Rusya’nın ateşkese yanaşmaması.
Eğer bir gün kaygılanmak gerekiyorsa, o gün bugündür. Moskova’nın Ankara’yı istişarelerle oyalaması, dörtlü İstanbul formatında Almanya ve Fransa’yla birlikte Türkiye’yle aynı masaya oturmaktan kaçınıp, üçlü Astana formatında İran’ı yanına alarak Türkiye’nin karşısına çıkmaya ise kapı açması durumun vahametini teyit eder niteliktedir. Eğer Erdoğan M4 karayolunun denetimini Esat’a ve TSK gözlem noktalarını da yerinde bırakarak sınıra 15 km. uzaklıkta bir dilime çekilmeyi zemin alan bir uzlaşıya yanaşmayacaksa, ki yanaşacağına dair en ufak bir belirti yok, savaş kaçınılmaz görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024