Berrin Sönmez
Sadece üç gün önceydi. Evet, sadece üç gün önceydi ama bu üç günde dünyanın yıkılmadığını gördük. Ve tam yirmi bir yıl dört gün önce 11 Şubat 1999 günü atılan çatal bıçaklarla, söylenen marşlarla yıkıldığını dünyanın biliyoruz. Fakat bu defa çatal bıçak değil alkışlar hakim oldu stüdyoya, programa. Bu alkışı önemsiyorum. Yirmi bir yılda çatal bıçak fırlatılıp, marşlar söylenerek susturulmak istenen Ahmet Kaya gibi Hayri Kasaç’ın lince uğratılmayışı önemli cidden. Biliyorum koskoca yirmi bir yılda hak ve eşitlik mücadelesi adına onca yaşananlardan sonra bu farklılık çok minicik bir adıma tekabül eder. Bir arpa boyu yol gitmişiz, evet. “Minicik, yirmi saniyelik, annem için” ricalarıyla, “verilen izinle” Kürtçe bir ninni söylenebilmesi, çok yaralayıcı. Yarışmacının izin istemek zorunda kalışına kahrolurken salonun verdiği tepkinin beğeni alkışı oluşuyla ferahlamanın kıymeti hafifsenemez.
Ayşe öğretmeni hatırlayarak, dilimi ısırmıyor da değilim bunları yazarken. Beyaz Show stüdyosundan da alkışlar yükselmişti, hatırlanacağı gibi. Orada Kürtçe konuşulmasa da Kürt illerindeki terörle mücadele adıyla gerçekleştirilen zulme dikkat çekmişti. Önce “çocuklar ölmesin” diyen Ayşe öğretmen stüdyodan alkış almıştı malum. Sözleri bittikten sonra söylediklerinin önemini vurgulayarak tekraren alkışlatan Beyaz, sonra farklı şeyler söyledi, bilindiği gibi. Ardından, suçlanma, yargılanma, hüküm giyme ve bebeğiyle cezaevi günleriydi, stüdyonun alkışladığı Ayşe öğretmenin payına düşen. Sadece dört yıl önce üç-beş dakikalık izleyici bağlantısında söyledikleri nedeniyle Ayşe öğretmenin suçlu ilan edilişi. İktidar aynı, bakan aynıyken endişe de kaçınılmaz kuşkusuz. Yirmi saniyelik ninnide, kamu güvenliği riski keşfetme potansiyeline sahip güvenlik bürokrasisine de sahibiz. Ama işte üç gün geçip kıyamet kopmadı ya umutlar yine yeşeriverdi bende. Hazır bahar geliyorken, cemreler yaklaşmışken kanallarda Kürtçe müzik, türkü duysak. Ahmet Kaya’dan yirmi bir yıl sonra gelen bu alkışlar müziğin dilinde buluşmanın ayak sesi olsa keşke. Yine de alkışları önemsiyorum derken içimden geçenler böyle işte.
Hayri Kasaç’ın sesi ve o ninninin hissettirdikleri var ilaveten. Sosyal medyayı dalgalandırdığı zaman haberdar olup izlediğim bu ninni beni alıp yıllar öncesine götürdü. Demokrasi eksenli bir sivil toplum çalışması nedeniyle gittiğim Mardin’de bir bara girişimi hatırladım. Akşam vakit iyice ilerlemiş, geceye dönmüştü ama bizim otele gidesimiz yoktu. Caddeyi arşınlayarak çay içebileceğimiz bir mekan ararken kaldırıma taşan sesle büyülendiğimizi hatırlıyorum. Hemen girdik. Müzik şahaneydi, ses öyle ve çayı müzik ziyafetiyle içme ihtimali. Malum cehaletim nedeniyle girdiğimiz yerin bar olduğunu anlamak biraz zamanımı almıştı. Loş ışıkta insanların yüzünü seçemesek de bütün gözlerin üzerimize çevrilişi görülmeyecek gibi değildi. İki başörtülü kadın, gecenin bi vaktinde daldı içeriye, haksız değiller. Ama işte ben küçük şehir insanı, geç vakit kadınların dışarıda olmasına şaşırıyor gibi anlamlar yükleyip, önemsemiyorum. Ve garsonun bizi uzak kuytu bir masaya götürmek isterken itirazımıza şaşırması bile yetmemişti anlamama. Neyse sanatçılara yakın bir masaya oturup acele çay isteyince anladık. Çay yoktu. Oranın bar olması değil de çayın olmayışıydı sorunumuz ama müzik de bırakılıp gidesi değildi. Biz de müziği suyumuza banarak ziyafeti afiyetle indirmiştik ruhumuza. Hayri Kasaç’ın sesi o akşam mest olduğumuz sesi hatırlattı. Gerçi arkadaşım Serap ki bu konuda bana göre otorite sayılır, “hayır aynı ses değil” dedi ama hayli benzerlik var Hayri Kasaç’ın sesi ve yorumuyla. Hani türkülerde ve türkücülerde hemen fark edilen Urfa tınısı gibi bir de Mardin tınısı olabilir, dedirten cinsten benzerlik. Emin değilim tabi, bilmiyorum. Bilmiyorum, çoğunluk bilmiyoruz çünkü duymuyoruz. Yarışmacının söylediği ninni alkışlanınca “toplumun geneli sıkça duysa, duyabilse ne çok sevecek, Kürtçe türküleri” dedirtti işte.
Müziğin dili evrensel zaten ama etnik müzik sevenler için dilin evrensel olmasından öte o tınının, halka ait olması anlam taşır. Hangi dilde olursa olsun hatta caz olsun sıradan insanı yansıtışıyla birleştirir etnik müzik, sevenlerini. Ve bu ülkede yan yana, dip dibe, iç içe yaşarken birbirimizin türkülerini gönül yarası gibi derinden hissederken, duymaktan mahrumuz. Olacak iş değil. TRT Kürtçe kanal açmışken bile yıllardır ulusal radyo ve televizyon kanallarında Kürtçe müziğe yer verilmeyişi tahammülfersa. Umarım o yirmi saniye milat olur.
İzlemek isteyenler için o yirmi saniye şuracıkta:
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunu. Aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak akademiye geçti. Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na giriş süreci üzerine yüksek lisans tezi yazdı. Halkevi ve kültürel dönüşüm konulu doktora tezini yarıda bırakarak akademiden ayrılıp öğretmenlik yaptı. Daha sonra tekrar akademiye dönerek okutman ve öğretim görevlisi unvanlarıyla lisans ve ön lisans programlarında inkılap tarihi ve kültür tarihi dersleri verdi. 28 Şubat sürecindeki akademik tasfiye ile üniversiteden uzaklaştırıldı. Dönemin keyfi idaresi ve idareye tam bağımlı yargısı, akademik kadroları “rektörün takdir yetkisine” bırakarak tasfiyeleri gerçekleştirdiği ve hak arama yolları yargı kararıyla tıkandığı için açıktan emekli oldu. Sırasıyla Maliye Bakanlığı, Ankara Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde ortalama dört-beş yıl demir atarak çalışma hayatını tamamladı. Kadın, çocuk, insan hakları, demokrasi ve barış savunucusu, feminist-aktivist Berrin Sönmez’in çeşitli dergilerde makale ve denemeleri yayınlanmıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025