Etyen MAHÇUPYAN
Kürt meselesinin ‘çözümü' sadece Kürtlerin temel haklarının kabul edilmesiyle ve PKK'nın silah bırakmasıyla gerçekleşmeyecek. Bunlar gerekli adımlar ama yeterli değiller…
Çözümden söz ederken gelinen durumun ardında iki ayrı düzlemde birbirinden farklı sebepler olduğunu görüyoruz. Birincisi ve yüzeydeki, devletin güce dayanarak asimilasyonu hedefleyen tutumu ve bunun tetiklediği milliyetçi, yine gücü öne çıkaran direnç siyasetidir. Sonuçta her iki tarafın da kaybettiği bir süreçte şiddetin siyaseti rehin almasına tanık olundu. Birbirini yenmesi mümkün olmayan taraflar yıllarca kendi konumlarına hapsoldular ve nihayette hem Türkiye'nin daha müreffeh ve demokratik bir ülke olması hem de Kürtlerin temel özgürlüklerine kavuşmaları engellendi. Diğer bir deyişle, devlet açısından bölünmeyi önlemenin maliyeti fakirlik, acizlik ve ikinci sınıf bir ülke olmakla, Kürt siyaseti açısından ise Kürt kimliğinin tanınmasının maliyeti, hak ve özgürlüklerin ertelenmesi olarak ödendi. Bugün bu düğüm çözülüyor. Devlet asimilasyoncu tavrını, PKK da şiddeti araçsallaştıran yaklaşımını terk ediyor. Silahların susması ile tanımlanan bir barış dönemine girme ihtimali çok yüksek. Bundan sonrası ‘siyasetin' alanı… Ancak Kürt meselesinin ‘çözümü' sadece silahların susmasıyla gerçekleşebilir değil. Siyasetin karşılıklı olarak bir yandan talep ve tercihleri, diğer yandan da endişe ve korkuları karşılayacak bir dile kavuşması lazım. Her iki kanadın birbirini duyduğu, dinlediği ve öteki ile beraber ortak çözüm aradığı bir yaklaşıma ihtiyaç var. Çünkü hayat hızlanarak devam edecek, dünya teknolojik açıdan olduğu kadar hak ve özgürlükler açısından da değişimini sürdürecek, yerelin önemi, ağırlığı ve hareket kabiliyeti artacak… Kısacası önümüzde sorunu ‘şimdilik' çözerek ilerleyebileceğimiz bir dünya yok. Her çözülen sorunun yeni imkânlar ve istekler üreteceği, bir anlamda ‘bölünerek' irili ufaklı çeşitli sorunlara yol açacağı bir dünyanın eşiğindeyiz. Kürt meselesinde her iki tarafın geçmişten bugüne sürdürdükleri yanlışlardan dönmeleri sadece bir yıkımın önlenmesini ima ediyor, ama geleceği kurtarmıyor.
Yüksek devinimli ve küresel ölçekli bir demokrasi arayışıyla tanımlanabilecek olan geleceğin siyasi atmosferinde, ülkeleri ve toplumları bir arada tutmanın tek yolu demokrat zihniyete olabildiğince hızlı bir geçişle mümkün. Ne var ki zihniyet denen şey sırf ihtiyaç olduğu veya anlamlı bulunduğu için değişmiyor. Hem nesillere uzanan yavaş bir tempo sergiliyor, hem de eski zihniyetlerin direnci ile karşılaşıyor. Dolayısıyla ‘zihniyet' Kürt meselesinin başlı başına sebebi olarak görülmesi gereken ve giderek daha da ayırdına varacağımız ikinci bir unsurdur. Bunun devletin ve PKK'nın milliyetçilikle ve karşılıklı mağduriyetle meşrulaştırdıkları şiddet siyasetinden farkını görmek için şu basit soruyu sormak yeterli: Devlet ile PKK arasındaki, silahların bırakılmasına ve temel hakların verilmesine dayanan barış süreci bu iki aktörün demokrat zihniyetle davrandığının bir nişanesi midir?
Cevap olumsuzdur… Bu tespit atılan adımın önemini ve kıymetini azaltmaz. Ama şu gerçekten de kaçamayız: Bugün için ne devlet ne de Kürt siyaseti geleceğin Türkiye'sini kurmak için gerekli olan zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmiş değil. Geçmişin arkaik yanlışlarından kurtulmak bugünün barışını sağlasa da, yarının barışını garanti etmiyor. Çünkü ‘yarın' şu ana kadar sürekli ertelediğimiz bir konuyu, gerçek anlamda ‘birlikte yaşamayı' gündeme getiriyor ve itiraf etmemiz lazım ki biz henüz birlikte yaşamayı bilmiyoruz. Osmanlı'ya veya Anadolu'nun ‘şefkatli bağrına' gönderme yapan hamasi tarih yorumlarına kapılmak sadece kendimizi aldatmak olur. Bizim geçmişimiz ‘birlikte' değil, ‘yan yana' yaşamayı mümkün kıldı ve bunu göreceli olarak huzurlu ve güvenli sayılabilecek bir toplumsal sisteme oturttu. Ama söz konusu sistem devletin uzantısıydı ve devlet çöktüğünde o sistem de buharlaştı. Yan yana yaşayanlar bir anda kendilerini diğerlerine karşı manevi bir ‘uzaklık' içinde buldular ve bu ‘uzaklığı' temel alarak kimlikleştiler.
Bu algı, hissiyat ve anlayış hâlâ devam ediyor. Üstelik ayrışmayı, dağılmayı ve bunları tamamlayacak şekilde içe kapanarak kimlikleşmeyi besleyen bir küresel atmosferde… Silahların bırakılması, yeni anayasa ile birlikte bu topraklarda bir ‘sıfır noktası' yaratacak. Geçmişin bize pek yardımcı olamayacağı, geleceği ancak bir zihniyet dönüşümü sayesinde taşıyabileceğimiz yeni bir süreç başlayacak. Ve tarih önünde esas sınav da bu olacak. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024