Ferhat KENTEL
Sanıyorum iki üç ay oldu; hangi kanalda olduğunu hatırlamadığım bir programda gayet monşer kılıklı, şıracı ve bozacı ilişkisini çatlatacak kadar iyi geçinen iki adam İslam dünyasını Hıristiyanların nasıl ele geçirdiğini anlatıyorlardı.
Çok derin konulara girip girip çıktılar; çok etkileyiciydiler!
Fakat, Türkiye’nin en mühim tehlikesi olarak “dinimizi elden götürmeye niyet etmiş misyonerleri” gösteren MGK’cılar ya da Rahşan Ecevit kadar “inandırıcı”, olan bu adamlardan birinin bir ara ekrana taşıdığı buluşu duyunca “işte bu!” diye heyecandan yerimden fırladım.
Söz konusu adam gömlek düğmelerinin (bildiğimiz düğme yani) “dört” deliğinin aslında “haç”ı sembolize ettiğini bir anda ifşa ediverdi! Pardon, adam o kadar monşer ve o kadar batılıydı ki aslında, haça “haç” değil, “cross” diyordu!
Bu vesileyle okurlara önemli bir mesajı verelim: düğme bulunduran her türlü giysiniz ile aslında Hıristiyan dünyası lehine büyük bir propaganda faaliyeti yürütüyorsunuz demektir! Ve tabii ki Hıristiyanlar bu masum görünüm vasıtasıyla cennet vatanımızın İslam dinini, milli değerlerimizi en derin şekilde ele geçirmektedir. Lütfen dikkat ediniz...
Tabii ki, bu monşerler vasıtasıyla mesela Türkiye’de bir zamanlar yapılan camilere gizli kilise süslemeleri yapıldığını, dolayısıyla dinimizin nasıl tehlike altında olduğunu, her an elden gittiğini de ruhumuzda hissettik.
İlginç bir zamanda yaşıyoruz. Birileri bir zamanlar canla başla Ergenekon’un, Balyoz’un varlığını ispat etmeye çalıştılar. Yakın geçmiş bir zamanda bu davaların tutukluları serbest bırakılırken, aynı “birileri” “esas düşman”ı göremedikleri için, söz konusu davaların müsebbibinin cemaatçi polisler, savcılar ve yargıçlar olduğunu söylemeye başladılar ve çok özür dilediler...
Bunların yakında kalpaklı Atatürk fotoğraflı Türk bayraklarıyla sokaklara çıkıp, ulusalcılarla birlikte el ele kola mitinglerde buluşmalarını da beklemek çok sorun olmaz kanaatimce.
Ergenekoncular vs. serbest bırakılırken, şimdilerde “emperyalistlere”, “Pensilvanya” ve benzeri “yabancı güçlere” karşı “milli değerlerimiz” söylemli senaryoları yazanların, bu senaryolara ilişkili “propagandayı” yürütme işini fularlı, afili, adeta bir moda dergisinden çıkmış adamlara yaptırmaları çok ilginç...
Adeta bir zamanlar çok moda olan Erich Von Daniken’in “Tanrıların arabaları” adlı kitabındaki mantığa benzer şekilde, bunların “uzaydan geldiler, içimize işaretler bıraktılar!” türünden başvurdukları teknikler ve taktikler ABD’de TV’lerden tele-din propagandası yapan şarlatanlarınkine benziyor...
O kadar masalsı, ancak aynı zamanda korkular ve travmalarla bezeli toplumumuz için o kadar tekrarlanmış yöntemler söz konusu ki, “haç”a “cross” diyen bu “batı düşmanı beyaz batılı amcalar” mesela camilerimizin “kubbe” fikrinin bile Bizans kilisesinden geldiğinin farkında değiller (ya da bal gibi farkındalar ama bunu hatırlamak ve hatırlatmak hiç işlerine gelmiyor).
İşin garip tarafı şu: her daim, her dönemde sürekli birileri devreye giriyor ve varolan iktidar odağının meşruiyet savaşını yürütmek için çok klasik yöntemlere başvuruyorlar. Ve kendisini gayet muhafazakar tanıtmaya çalışan ve kapitalist bir sınıf iktidarını bütün acımasızlığıyla tesis etmeye çalışan bir hükümetin meşruiyeti için bu “beyaz güruh” da “halkımızın karşısındaki dış mihrak” lafını bol bol kullanıyor.
Bu tür operasyonel adamların oynadıkları en önemli işlev ise, postmodern 28 Şubat darbesiyle birlikte açık ve seçik olarak öğrendiğimiz “etiketleme” sanatı... Kişi “kültleştirmesi” (ya da putlaştırması) yaşayan her düzende olduğu gibi, bugünkü Erdoğancılık ve onun uzantıları da rakiplerini insanlıktan çıkarma, yabancılaştırma taktikleri uygulamak konusunda çok kesin ve organize çalışıyorlar.
Haftaya bu “etiket” meselesinden devam ederiz.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020