Ferhat KENTEL
Türkiye, 12 Eylül 2010 referandumundan bu yana bitmez tükenmez kutuplaşmalarından birini (ya da birkaçını) daha yaşıyor. Türkiye, hiç olmadığı kadar barışa yaklaşmışken, aynı zamanda hiç görülmemiş bir krizi yaşayabilme potansiyelini üretiyor. Hükümetin ve onun kontrolündeki belediyenin kenti tamamen sermayeye terk eden otoriter tavrına karşı gelişen Gezi direnişi, daha sonrasında 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları ve bu hareketlere karşı devletin en sert biçimde cevap vermesiyle birlikte, toplum neredeyse ikiye bölünmüş bir ruh hâlinde…
Bu ruh hâli, Kürt sorununa da doğrudan etki ediyor. Yani Kürt sorununu düşünürken hiç de barışçı bir ruh hâli içinde değiliz. Barış konuşulurken toplum en hiddetli dillerle muhatap oluyor.
Ancak bu gerilim içinde esas rolleri oynayan iki aktör arasındaki ilişki de çok berrak değil. Barış masasına oturulan insanlar hakkında devletin en yetkili ağızlarından, “yeni Türkiye” retoriğini dilinden düşürmeyen taklitçi ağızlara kadar herkes “villa mı verecektik?” minvalinde tespitlerde bulunuyorlar.
Bitmez tükenmez bir “güvenlik” dili, bir “baba-ağabey-erkek” retoriği içinde, kibirli devlet refleksleri altında debelenip duruyoruz.
Öte yandan PKK-HDP cephesini tabii ki devletin yaptıklarıyla aynı kaba koymak mümkün değil. Çünkü 100 yıllık baskı ve inkâr politikalarını Kürt halkı kendi kendine uygulamadı; Diyarbakır cezaevindeki işkenceleri, 90’lardaki faili meçhul cinayetleri Kürt halkı kendi kendine yapmadı. Ancak gene de temeldeki bu haklılık referansına rağmen, Kürt halkının önemli bir kısmını temsil eden PKK-HDP çizgisinin çeşitli aktörlerinden gelen “devletimsi-erkek” seslerin de “barış dili”ni güçlendirdiği pek söylenemez.
Ancak Kürt cephesinde belki de PKK çizgisini bile zaman zaman zor durumda bırakan bir gerçeklik var ki, aşmak kolay değil: yani 90’lı ve daha sonraki yıllarda çocuk, şimdi genç olanlar… Bütün bu zaman zarfında her türlü travmayı yaşamış olan çocukların katlana katlana artan öfkelerini yatıştırmak hiç kolay değil. Onlar, belki de artık kıymet-i harbiyesi kalmayan ulus-devletin ruhunu öfkeleriyle üfleyerek inşa ediyorlar. Bu gençler, şahit oldukları bir devlet şiddetine karşı asla teslim olmayacakları bir özgüvene sahipler. PKK ve devlet arasında süren gerilimli müzakerede somut adımlar atılsa bile, söz konusu çocuk ve gençlerin “barış”a ne kadar ikna olacakları çok şüpheli.
Hele ki, söz konusu “barış” sadece –devletin hâlâ “terörist” dediği- PKK’lı gerillalara silahlarını bıraktırma işlevinden başka bir içerik taşımazsa, yani asgari bir talep olan “anadilde eğitim” hakkını içermezse öfkeyi dindirmek hiç kolay olmayacak…
Devlet aygıtını büyük ölçüde kontrol eden AKP hükümeti, kendisini eşit bir muhatap olarak görmediği Kürt aktörüne “kendi barışını” dayatmak için sonuna kadar çeşitli taktikler deneyecek. En azından uzun vadede “vereceği” (ya da Kürtlerin alacağı) hakları, kendisini bile korkutan ağır milliyetçi söylemin zararına uğramadan vermeye çalışacak.
Ve tabii ki ağır milliyetçi söylem, sadece, AKP’nin kendisi de dahil olmak üzere birden çok “paraleli” barındıran bir devlete özgü değil; AKP’nin bugünlerde iştahla kavga ettiği Gülen cemaati gibi “sivil” cemaatlerin de damarlarında oldukça güçlü akan bir zehir. Öyle ki, Gülen cemaati kendisine karşı yapılan saldırının her hamlesinde memleketimizin güzide ırkçılarının desteğine tenezzül ediyor. AKP’nin PKK ile her görüşmesi ya da attığı her muhtemel pozitif “adım” cemaatten “AKP teröristlere taviz veriyor” türünden bel altı taktiklerle karşılaşıyor.
Anlaşılan o ki, barışa yakından bakıp, içlerinde barış ruhu taşımayan ihtiyarlarla barışa ulaşmak pek kolay değil. Ancak bu memleketin Türk ya da Kürt genç vicdanlı insanlarının pratikte bize gerçek bir barışı getireceklerinden de umudu kesmemek gerek… Bizzat siyasal bir çaba olarak iyimserlik adına…
Ferhat Kentel
(BasNews)
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020