Ferhat KENTEL
Fransa’nın bir İçişleri Bakanı var, adı Claude Guéant. İlginç ve samimi bir adam. Arada sırada kıymetli fikirleriyle Fransız kamuoyunda sıkı dalgalanmalar yaratıyor. Kendisini izlemekte yarar var; malûm, Fransa bizim modernizmimizin, çağdaşlığımızın, laikliğimizin, ulus inşamızın en önemli referanslarından biridir ve bu arkadaş da serdettiği fikirlerle Fransız modelini ithal eden başka ülkelerin seçkinlerinin ve yöneticilerinin fikir ve retorik dağarcığını ve tabii ki ihtiyaç duyulan savaş baltalarını epey güncelliyor.
Claude Guéant, daha önce dile getirdiği fikirlerin benzerlerini geçtiğimiz günlerde de tekrar etmiş ve şöyle demiş:
“Çok açıktır ki, bizim için her şey aynı değerde değildir. Bizim cumhuriyet değerlerimize göre, bütün medeniyetler, pratikler ve kültürler aynı değerde değildir.”
“Bizim” dediği yani Fransız cumhuriyet değerleriyle aynı olmadığını söylediği medeniyet ise tabii kiİslam...
Sosyalistleri mat etmek için, ortalama Fransız vatandaşının korkularından iyi ekmek çıkacağını düşünen bütün ortalama sağcı politikacılar gibi, görüşlerini şu şekilde beyan etmiş:
“Solun rölativist ideolojisinden farklı olarak, bize göre, özgürlük, eşitlik ve kardeşliği savunan bir medeniyet, kadınları köleleştiren, bireysel ve siyasal hakları çiğneyen, sosyal ve etnik nefreti kabul eden, zorbalığa yol açan bir medeniyete kıyasla daha üstündür. Her halükârda kendi medeniyetimizi korumak zorundayız.”
Yani çok iyi biliyor ve kendinden emin. Hele “rölativizme” hiç yer yok onun zihninde. “Bizimki (yani Fransızlarınki) iyidir, onlarınki (yani Müslümanlarınki) kötüdür” bu arkadaşa göre... Net... Yani “her medeniyetin evrensel olana katkısı vardır ve her medeniyet evrensel olanın bir parçasıdır” türünden, “göreli” bir durum yok ona göre...
Dibine kadar parçalayıcı olmasına rağmen, “evrenselcilik” iddiasıyla, kapitalizme cilalı bir kılıf takan, “modern” insanı tanrı yerine koyan, ona diğer insanlar, medeniyetler ve doğa üzerinde her türlü tahakküm kurma hakkını veren, ilerleme ve (dogmatik bir) rasyonalite fikirleriyle bezenmişkibirli “ulus” hayaline ne kadar “medeniyet” denebilir, ayrı mesele...
Claude Guéant, Sosyalist Parti’ye ayrıca Ulusal Meclis’te başörtüsünün yasaklanması konusunda oylamaya katılmadıkları için de çok kızmış ve bir başka örnek daha vermiş: “Bir Sosyalist Parti sorumlusunun sokak namazlarının kimseyi rahatsız etmediğini söylediğini duydum; tabii ki evet, bu birçok Fransız’ı rahatsız ediyor. Özellikle bir ilkeyi, laiklik ilkesini rahatsız ediyor. Biz bir medeniyetin ifadesi olan sokak namazlarını yasakladık.”
Aferin! Tabii, herhalde kamusal alanın nasıl tasarlanması gerektiğini çok iyi biliyor olmalı... Ve bildiğinin “en doğru” olduğunu da biliyor olmalı... ki, “yasaklamış”...
Geçen sene “Müslümanların sayısının artması ‘sorun’ yaratıyor”; “eğitimdeki başarısız öğrencilerin üçte ikisi göçmen çocuklar” diye “analiz” buyurmuş... Neden acaba? Herhalde o çocuklar “kötü medeniyet” mensubu oldukları içindir...
Ne de olsa Guéant’ın ve “medeniyetdaşlarının” müktesebatında “Le Roi Soleil” (Güneş Kral) lakabıyla meşhur XIV. Louis gibi bir kral var. “L’État, c’est moi” (“Devlet, benim”) diyen, “yönetenin dini neyse, memleketin dini de odur” diyen; bu ilke ışığında Protestanların anasını ağlatan, onları din değiştirmeye (Katolikliğe) zorlayan (gayet “mütevazı”) bir kral ve onun mirası var! Fransız jakobenlerinin kurduğu “medeniyet”in çok başarılı bir şekilde adapte ettiği bir miras yani...
Guéant’ın lafları, “Güneş Kral” hikâyesi çok tanıdık değil mi? “Ben ki...” diye hitaba başlayan, neredeyse “bu dünyaları ben yarattım” diyerek bitiren Osmanlı padişahlarından miraslanan Türk jakobenlerinden, Cumhuriyet mitingcilerinden, 28 Şubat kafalılardan, yeminli din düşmanlarından ne kadar çok duyduk buna benzer lafları...
Ama bu türden bir mirastan tek bir ayrıcalıklı kesim (hızlı olsun, “beyaz Türkler” diyelim) nasiplenmiyor; hepimize düşen bir pay var... Guéant’ın “değerli” bulmadığı “Müslümanların”, Güneş Kral’ın “gerçek din”e dönüştürmeye çalıştığı “Protestanların” yerine “Kürtleri”,“Alevileri”, “Ermenileri”, “Ateistleri” koyun... Ağaçları koyun, akarsuları koyun...
Şimdilerde “modernist” versiyonuyla tavan yapan bu sonsuz kibirde nasıl cumhuriyetçi, çağdaş, Atatürkçü biri karşısında bir Müslüman ya da başörtülü aynı değere sahip değilse, Türk karşısında Kürt; beton, para, kent rantı karşısında ağaç ve yeşil; HES’ler ve getireceği banknotlar karşısında akarsu aynı değere sahip değil.
Bir toplumda bu kadar kirlenmişlik, bu kadar kibir olabilir ancak... Solcusu, sağcısı, muhafazakârı hepsi başkalarına karşı aynı aşağılayıcı bakışa sahip, aynı nefreti taşıyor.
Ve tabii ki, inanılmaz bir kibirle toplumuna bakan seçkinlerin kurduğu bir devlet tarafından bu kadar yaralanmış ve kirletilmiş bir toplumda, “devlet” olmak, “devlet gibi” olmak tek geçer akçe...
Bu yüzden, şimdilerde devletin tepesinde “devletler” arası bir savaş yaşanıyor...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020