Gülay GÖKTÜRK
2015’in ilk yarısından hiç umudum yok. Aynı kavga-nefret-husumet ortamı, aynı sertlik, aynı keskin saflaşma devam edecek gibi görünüyor.
Ama üçüncü seçimin de arkada kalmasıyla birlikte yeni bir dönem açılıyor önümüzde. Havanın tersine döndüğü, sert rüzgârların dindiği yeni bir toplumsal iklime kavuşabiliriz.
Hepimiz yorgun ve bıkkınız. Bu kıran kırana savaşta herkes bir şeyler kaybetti ve büyük çoğunluk artık normal bir siyasi iklimi solumak istiyor.
Peki bu nasıl başarılabilir?
Hele hele muhalefetin üçüncü seçim yenilgisini de tatması mukadder görünürken, seçim sonrasında “huzuru bulmaktan” nasıl umutlu olabiliriz?
Ben, siyasi atmosferin normalleşmesinin olmazsa olmazının, “yenilenlerin” bakış açılarında radikal bir değişikliği başarabilmeleri olduğunu düşünüyorum.
Seçim yenilgilerinin yenilen siyasi partilerde sarsıntı yaratması hep olur. Ama biz burada daha farklı bir şeyden; çok daha yaygın ve şiddetli bir toplumsal bir travmadan söz ediyoruz. Nüfusun yüzde 30-35’i gibi büyük bir kitle, artık iktidarı ilelebet kaybettiğini düşünüyor. İçinde doğduğu, her şeyine aşina olduğu ve o haliyle sevdiği eski ülkesini geri dönüş olmayan bir biçimde yitirdiğini; bundan böyle kendi ülkesinde yabancı gibi yaşamak zorunda olduğunu sanıyor. Ve tek çıkışı da güçler dengesini tersine döndürmekte görüyor... Bir zamanlar altta kalan bugün üste çıktıysa, altta ezilmekten kurtulmanın tek yolu silkinip tekrar üste çıkabilmek! O yüzden de sürekli “AK Parti iktidarını yıkmak”tan söz ediyor. Bunun için her fırsatı bir hükümet krizine dönüştürmeye çalışıyor. Ama her seçim, böyle bir alt üst oluşun sandık yoluyla mümkün olmadığını gösterdikçe de yoğun bir karamsarlığa düşüyor.
Oysa, olayı “ya hep- ya hiç” olarak ele almak yerine, başka bir yol izlemeyi akıl etse, durumun hiç de öyle umutsuz olmadığını da anlayacak.
AK Parti iktidarını yıkmadan da kendine yaşam alanı yaratabileceğini ve var olanı koruyabileceğini; kendi değerlerini koruyabileceğini; ekonomik ve toplumsal iktidarı gücü ölçüsünde paylaşabileceğini; bunun meşru olduğunu ve eğer böyle bir mücadele çizgisi izlerse Ak Parti tabanının bir kesimi dâhil geniş bir kesimin desteğini alabileceğini düşünmüyor.
Türkiye’nin sosyolojisi, AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmayı kısa vadede neredeyse imkânsız kılıyor olabilir. Ama aynı sosyoloji, gücün aşırı temerküzünden rahatsız olan, farklı toplumsal kesimlerin güçleri oranında kamusal alanda güç ve iktidar sahibi olmasına cevaz veren, bunu meşru gören bir sosyoloji olduğunu da görmek lazım.
İktidarı kaybeden sınıf ve zümreler, siyasetlerini mevcut iktidarı “yıkmak” üzerine yoğunlaştırmak yerine, onu eleştirmek, düzeltmeye çalışmak ve bu arada kurulan Yeni Türkiye içinde varlıklarını sürdürmek; ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda güç ve pay sahibi olmak üzerine kurabilirlerse, durumun hiç de umutsuz olmadığını da görecekler.
Öte yandan iktidarın da muhalif kesimlerin ruh halini değişmesi için yapabileceği, yapması gereken şeyler var.
Türkiye, 90 yıllık bir tarihi dönemin ardından yeni bir devlet, yeni bir rejim, yeni bir Türkiye kurmaya çalışıyor. Ama bu devasa işi, toplumun yüzde 30-40’nın kuşaklar boyu biriktirdiklerinden hiçbir şekilde faydalanamadan, bu büyük potansiyeli yeniden inşa sürecine katamadan yapmaya çalışıyor.
Bu büyük bir ziyankârlıktır. Ülkenin yetişmiş insan malzemesinin yarısını çöpe atmak, farklı deneyimlerden, farklı formasyonlardan gelen kitlelerin oluşturacakları sentezi imkânsız kılmaktır.
O yüzden iktidar, seçim sonrası dönemde muhalif siyasi partilerin ve toplumsal kesimlerin ön yargılarını kırmak, onları Yeni Türkiye’nin inşa sürecine katmak için özel çaba harcamalı, onlara el uzatmalı; mümkün olan her şeyi birlikte yapmaya gayret göstermelidir.
“Yeni Türkiye” sadece belli toplumsal kesimlerin hayallerine denk düşen bir proje olarak ilerleyemez. “Yeni Türkiye” bu toplumdaki bütün renklerin, tarzların fırça darbelerini taşıyan bir tablo olmak zorundadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015