Hadi ULUENGİN
BAYRAM trafiğindeki ölü sayısı Türkiye’nin refah toplumu gidişatını tekrar ispatladı.
Yani morgdaki kadavra rakamı zenginleşmedeki orta-üst seviyemizi yeniden teyit etti.
Farkındayım, böyle bir girizgâh pek şom ve pek uğursuz kaçıyor.
Tabut müşterisi arttıkça el ovuşturan bir cenaze levazımatçısı gibi konuşmuş oldum.
Fakat tespitim doğrudur!
***
DOĞRUDUR, çünkü 2. Savaş bitiminden, bilhassa da altın altmışlar denen ve hayat düzeyini hızla tırmandıran 1960’lı yıllardan itibaren Batı da aynı derdi yaşamıştı. Hâlâ yaşıyor
Daha o tarihlerden itibaren ve tıpkı bugün bizde olduğu gibi radyo ve televizyonlar tatil gidiş ve dönüşlerinde bir yandan aman dikkatli olun diye uyarı; diğer yandan da trafiğin hangi kavşak, otoyol veya gişelerde yoğunlaştığına dair anons yapmaya başlamışlardı.
Tabii tatil nihayetinde de ölü ve yaralı bilançosunu geçen senelerle kıyaslıyorlardı.
Sürücülerin kısmen direksiyon terbiyesi edinmesi ve önlemlerin de nispeten caydırıcı olması sayesinde zayiat oranı şimdi biraz geriledi ama öyle ciddi bir iyileşme gerçekleşmedi.
***
YUKARIDAKİ toplumsal olguya yeni sosyolojik lügatte otomobil uygarlığı deniyor.
Club Med’den sonra Roland Barthes buna bir de tatil uygarlığı terimini eklemişti.
Zaten aslında ikisi de aynı kapıya çıkıyor.
Gerçi doğru, şimdi bir de charter uçak medeniyetinden söz edilebilir.
Fakat otomobilin mülkiyetine ve tatilin lüksüne sahip olmak belirli bir refah seviyesini zorunlu kıldığından üçüncüsüne bilet almak aslında diğer ikisini tamamlamaktan öteye gitmiyor
Bu takdirde de, ne denli hazin olursa olsun, Şeker Bayramı’ndaki trafik bilançosu Türkiye’nin sözkonusu düzeye, dolayısıyla uygarlığa yaklaştığının göstergesini oluşturuyor.
O düzey ki bütün dünyada kişi başına düşen kalori, protein, lipid ortalamaları ve buzdolabı, televizyon, telefon, taşıt, bilgisayar, vs. gibi somut ve maddi verilerle hesaplanıyor.
Eh, onların “yan tesirleri” (!) kategorisine giren kanser oranları, yürek enfarktları ve burada da tatil kazaları ülkemizi refah toplumu skalasında üstlere doğru yükseltiyor.
***
SÖZKONUSU genel gidişat bütün modern zamanları bütün dünyada ve bütün rejimlerde belirlemiş olan en temel, en hayati ve en değişmez dürtüdür!
Liberal, komünist, faşist veya teokratik, zıt ideolojiler dahi bu ortak tercihte birleştiler.
Gournay “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” derken de; Lenin sosyalizmi “şuralar, artı elektrik” diye tanımlarken de; Humeyni Peykan marka otomobil üretimini sürdürürken de, daima ve daima geri planda tatil medeniyeti projesini hedeflediler.
Tabii ki Türkiye de aynı rotayı izledi. “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” güftesinden “her eve bir Anadol” kampanyasına, kalkınma maddi refahla eş anlam taşıdı.
Dinî duyarlılığından ötürü belki bugünkü iktidarın maneviliği öne çıkarttığı sanılabilir.
Ama doğru değildir! Ülkemizdeki siyasal İslam da modernist eksende yol almaktadır.
Zaten unutmayalım ki AKP rumuzundaki “K” kalkınma kelimesinin kısaltmasıdır.
Nitekim bizzat bu iktidar partisi refah adını taşıyan diğer bir partiden türemiştir.
Dolayısıyla, Bayram trafiğinden morga giden ölü sayısı, o iktidarın çok ciddi iktisadi başarıları sayesinde otomobil ve tatil uygarlığına hızla geçtiğimizin diğer bir kanıtıdır.
***
PEKİ, genel olarak maddi refah toplumu; özel olarak da bu otomobil ve tatil uygarlığı tercihi insanlık açısından bir ilerleme, bir mutluluk, bir özgürleşme göstergesi midir?
Yanıtı mutlaka ve ancak felsefi ve uhrevi ufuklara açılarak araştırılabilecek bu sonsuz çetrefil soruya belki belki bir nebze cevap kırıntısını başka bir yazıda dile getireceğim.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015