Hadi ULUENGİN
MALÛM, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yine Fethullah Gülen Hocaefendi camiasını kastederek bu defa da “Cadı avıysa, cadı avı yapacağız”dedi.
Doğrusu, pes! Tuş! Nakavt!
Daha ötesini ve daha vahimini zaten tahayyül edemiyorum.
***
ÖNCE Cüneyt Özdemir’in dünkü Radikal’de yazdığı cümleleri alıntılayayım:
“Bu sözler sadece Türkiye siyasetine değil dünya literatürüne geçecek kadar önemli.
Bugüne kadar bu iki kelimeyi bu kadar açık ve net kullanan bir siyasi lideri sadece Türkiye’de değil dünyada da görmedik.”
***
TABİİ ki görmedik! Görmeyeceğiz de... İşitmeyeceğiz de... Duymayacağız da...
Zira Batı dillerinde cadı yerine büyücü kelimesi kullanılsa bile cadı avı yapmak veya bunun varyantı olan cadı kazanı kaynatmak deyimleri tamamen mecazî anlamla donanmıştır.
Çünkü her iki kavram da o Batı’nın kolektif hafızasında İslam kültürüne kıyasla çok, çok daha önemli bir yer tutar.
Malûm, bunun nedeni de Ortaçağ taassubunun, Engizisyon mahkemelerinin, kara Katolikliğin falan yerleşik düzen ve paradigmayla çelişen ve çoğu defa masum olan “sivrileri” (!) büyücü, efsuncu, üfürükçü diye suçlayarak kâh işkenceye yatırmış, kâh zindana atmış, kâh da ateşte kavurmuş olmasından kaynaklanıyor.
Gerçi Maliki fıkıh âlimi El Kayravânî 10. yüzyıldaki Risale’sinde “Zındıklar gibi sâhirinin de(sihirbazların)tövbesi caiz değildir ve kâtli vaciptir” diye yazar ama yine de Müslüman uygarlıklarda Hıristiyan medeniyetlerinkine benzer bir cadı avı mevcut değildir.
İşte ifadenin olumsuzluğu yukarıdaki tarihsellikte yatıyor.
***
ÖYLE ki, taWilliam Shakespeare’nin Macbeth’inden Arthur Miller’in Salem Büyücüleri’ne, Batı edebiyatı sözkonusu olumsuzluğu tema edinmiş eserlerle de doludur.
Zaten bu sonuncusu ellili yıllarda ABD’yi kasıp kavuran ve cadı avını başlatmış senatörün adına atfen Makkartizm diye anılan solcu fişlemesinihicvetmek için yazılmıştır.
Ve bizzat o Miller de derhal ilâhların gazabına uğrayarak kendini Amerikan Aleyhtarı Faaliyetler Komisyonu’nun “suçlu” (!) sandalyesinde bulmuştur ki, paçayı zor kurtarmıştır.
Dolayısıyla, hâl böyleyken herhangi bir politikacının BaşbakanErdoğan gibi uluorta ve açık açık “Cadı avıysa, cadı avı yapacağız” diye alenen meydan okumak cesaret ve cüretini göstermesi imkânsızdır. Bu tür bir lâf ettiği an siyasi hayatı biter.
Aksine, ezkaza başka birisi sözkonusu siyasi şahsiyete “sen cadı avı yapıyorsun”ithamını yöneltse o şahsiyet ânında hakaret davası açar ve mahkemede de söke söke kazanır.
***
İMDİİ, peki Başbakan Erdoğan nasıl oluyor da tüm suçlamalara rağmen şimdiye dek hiçbir somut delillebu suçu ispatlanmamış; dolayısıyla da hukuki anlamdaki masumiyetine halel gelmemiş Hizmet Hareketi’ni “Evet, cadı avı yapacağız” diye tehdit edebiliyor?
Birincisi, o hukukiliğin belirleyeceği bir devlette böyle bir avcılığaasla yer yoktur.
N’oluyoruz? Fişek kuşanıp dağda bayırda keklik mi vuruyoruz?
Yoksa panayırda Abrakadabra sihirbaz yakalayıp zebani ateşinde mi çeviriyoruz?
Öte yandan, AKP lideri retorik olarak dahi yukarıdaki deyimin evrensel lügatte masumu da kazana atacağız anlamına geldiği ve sonsuz olumsuzluk içerdiğini bilmiyor mu?
Yani Başbakan muazzam bir fütursuzlukla “Cadı avıysa, cadı avı yapacağız” derken o masumu ve o mazlumu yakmaktan da çekinmeyeceğini ağzından kaçırdığını fark etmiyor mu?
Oysa alma mazlumun âhını, çıkar aheste aheste...
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015