Hasan Bülent KAHRAMAN
Oradaydım.
11 Eylül'ün haberini bir toplantıdayken aldım. Doğal olarak, ne olduğunu anlamadım. Sonra İkiz Kuleler'in hemen karşısında oturan dostlarımı aradım, ulaşamadım. Dünya, tarihinde görmediği küresel bir dehşeti yaşıyordu. Bazı yazarlar, onların arasında Bedri Baykam da var, romanlarında, böyle bir "olay"ı dile getirmişti. Ancak hayal edilebilecek bir şeyin gerçekleşmesi karşısında o sırada yazdığım bir yazıda muhayyilenin zaferi tanımlamasını yapmıştım.
Ertesi gün evinde yemek yerken, o sırada Milliyet'in yayın yönetmeni olanMehmet Y. Yılmaz kardeşime "şimdi orada olmak vardı" dedim, gazetecilik refleksi uyandı, "git" dedi. Bir sonraki gün yola çıktım, izlenimlerimi Milliyet'e yazdım. Bu o sırada yazarı olduğum Radikal'in tepkisini çekti ama, ben tarih tanıklığımı yapmıştım.
NY'a giden uçak bomboştu. Koca uçakta 10 kişi var mıydık, emin değilim. İndiğimde yıllarımın geçtiği NY'u tanıyamadım. İnsanlar dehşet içindeydi. Eski öğrencim sanatçı Haluk Akakçe'yle buluştum. Korku, ne müthiş bir duygu, insanları evlerinden dışarı uğratmıştı. Bütün NY barları tıklım tıklımdı. Zaten Belediye Başkanı Guilliani, karamsarlığa, yenilgiye papuç bırakmamak için bu şehre gelin, para harcayın, onlara destek olun diyordu.
Ertesi sabah yağan dehşetli bir yağmurun altında "olay mahalli"ne gittim. Yer gök tütüyordu. Sonradan ikonik bir anlam kazanan, yıkık bir kale burcunu andıran enkaz ortadaydı. Asbestle kaplanmamış tek karış yer yoktu. Yıllarca gidip geldiğim balık pazarı ve o çevrenin hali insanı ürepertiyordu. Bir polisten izin aldım, sarı bantı aştım, içeri girdim, sıfır noktasının sıfır noktasına kadar uzandım. Çok karışık duygular içindeydim.
İşin dokusu, doğası, çehresi sonradan değişti. Amerika, 11 Eylül'ü, yeni bir dünya düzeni kurmak için hızla, hırsla, şiddetle kullanmaya başladı. Hemen ardından Afganistan müdahalesi geldi. Şimdi kitaplığımda duran bir kitap var. Amerikan akademi ve düşünce dünyasının önde gelenleri o savaşı destekledi, "adil/ haklı savaş" (just war) diye tanımladı, kitap bu adla, o konuda yazılmış yazıları bir araya getiriyor.
İş orada kalsaydı bile kötüydü ama kalmadı. Amerika, her imparatorluğun yaptığı gibi, nispi bir duraklama döneminde kendisine hayali düşmanlar buldu ve dünyaya saldırmaya başladı. Rezil bir müstebitin cezalandırılması maksadıyla yola çıkıp, OD'ya barış ve demokrasi getirmek gibi kolonyalist bir mantıkla bütünleşen Irak savaşını başlattı. (Ah, öncesinde ve sonrasında onu destekleyen mübarek aydınlarımız...) Giriş o giriş. O bataklıkta hâlâ çırpınıyor Amerika, o halesinden başlayarak tüm dünyada itibar kaybetti. Türkiye de o gayya kuyusuna çekilmek istendi. Ben de basında ona karşı direnenler arasındaydım. O düşüncelerimi Amerika bu 11 Eylül'ü Çok Sevdi isimli kitabımda topladım.
Nihayet aradan 10 yıl geçti, bugüne geldik.
Neydi bütün bu yaşananlar? Bu soruya karşılık neler neler söylenmez ki... Fakat bir tek noktanın üstünde durayım. New Statesman'de okuduğum bir yazının iddiasını tersine çevireyim. O yazıda, 11 Eylül sonrasında Amerika'nın itibar kaybınınneo-liberalizmin yükselişine denk geldiği vurgulanıyor. Başka bir şey olamazdı, çünkü o müdahaleler, 1990-91'de, sonradan illallah deyip terk edeceği neo-liberal kampın kurucularından Fukuyama'nın başlattığı, neo-liberalizm yeni dünya düzenidir, demokrasinin tek yolu neo-liberalizmden geçer şeklindeki düşüncenin küresel düzeyde uygulanmasıdır. Yani, 11 Eylül sonrası, Amerikan hegemonyası ve emperyalizminin bir çıkışıdır.
İşin daha da vahim yanı ABD'nin bu tasavvurunu İslam düşmanlığı üstünden ve muhayyel bir terörist/terorizm kurgusu üstünden geliştirmesidir. Terör algısı, kurgusu kaldığı yerde kalmamış, küresel bir anlam kazanmış ve dünyanın her noktasında otoriter rejimlerin doğmasına yol açmıştır. Bu bir ilkti, çünkü bu yeni otoritarizm apaçık bir demokrasi içinde boy verip serpildi.
Bu kıssanın hissesi şudur: 11 Eylül, neo-liberalizm, neo-con, sermayenin küreselleşmesi, hegemonya ağının kurulmasıdır, 11 Eylül gerçekten tarihin bir dönüm noktasıdır. Devam etmektedir.
Hâlâ "Sıfır noktası"ndayız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bilge ve bilgin Mete Tunçay
19.08.2025 - Sol dönüşüm ve kültür
18.08.2025 - Taşıyıcı koalisyonlar ve ormanın içindeki CHP
17.07.2025 - Türkiye için bir fırsat: CHP’de yeni kuşak siyaseti
20.06.2025 - ‘Radikal şıklar’, Kürtler ve Sırrı Süreyya ‘gerçeği’
13.05.2025 - Şark kültürü ve Sırrı Süreyya Önder: Küçük bir değini
5.05.2025 - ‘Demokrasi sosyal’ ve ‘ilk insan’
6.03.2025 - Avrupa, Avrupa’ya düşman
26.02.2025 - Muhalefetsiz toplum üstüne düşünceler ya da muhalefetin boğduğu muhalefet*
13.02.2025 - CHP’de sosyal demokratik bir dönüşümün zorunlulukları ve olanakları
6.01.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Hrac Madooglu
Tespitleriniz cok yerinde. Ozellikle Ataturkcu-milliyetci kesimin bu protestoyu firsat bilip, degisim surecini durdurmaya yonelik bir eyleme donusturmesi ihtimali var ki, bu cok tehlikeli. Yalniz, "Suriye krizinde onemli mesafeler kat edildi" cumlenize takildim. Nedir kat edilen mesafe o krizde? Komsu bir ulkenin ic savasinda, icinde Al Kaide gibi orgutlerin de bulundugu muhalefete, silah da dahil her turlu destegi saglamak hangi mantiga sigar? ic savas butun vahsetiyle surdugune gore, kat edilen bir mesafeden soz edilemez. Bilakis, evdeki hesabin carsiya uymadigini ve kirli bir oyunun oyuncusu durumuna dustugumuzu kabul etmemiz daha gercekci bir yaklasim olur.