İbrahim Karagül
İddlib'deki kimyasal katliam, Suriye savaşının en önemli dönüm noktalarından biri olacak, belli. Yüzbinlerce masumun hayatını kaybettiği, şehirlerin harabeye döndüğü ve coğrafyayı paramparçaedecek ölçüde tehdide dönüşen bir savaşın yol açtığı trajediye, çocukları hedef alan vahşi bir saldırı eklendi.
Şam yönetiminin, Esed yönetiminin hiçbir ahlaki sınırı yok, hiçbir meşruiyeti yok, hiçbir katlanılır tarafı yok. Burası kesin.. Özellikle son kimyasal saldırıdan sonra bu yönetime haklılık kazandırmaya dönük hiçbir politik hesap kabul edilebilir değil. Bu yönetim cezalandırılmalı, Suriye'yi daha da yıkıp yok etmeden devreden çıkarılmalıdır.
Ama İdlib saldırısından sonra ABD'nin Suriye'ye hava saldırısıdüzenlemesi. Bir askeri üssü vurması Esed'i devreden çıkarma, Suriye meselesini kökten halletme anlamına gelmiyor.
Hedef Esed'i devirmek değil, yeni harita ise durum kötü
Tek bir hava saldırısı ile harekete geçenler, “ABD bu işi çözecek”havasına girenler çok dikkatli olmalı. Daha bir hafta önce “Esed'in kalmasında bizim için sakınca yok” diyenler, bir hafta sonra füze saldırıları yapıyor ve bunu kimyasal saldırıya karşı cezalandırmaolarak sunuyorsa daha da dikkatli olun malı. Peki neden?
ABD'nin Suriye politikası henüz netleşmiş değil. Obama yönetiminin bıraktığı enkazın nasıl kaldırılacağı belli değil. Trump yönetimi ne yapacak, ne tür önceliklerle hareket edecek, onlar için mesele Suriye ya da Esed mi yoksa başka hesaplar mı var, belli değil.
*ABD'nin Suriye'ye kapsamlı askeri harekat düzenlemesi, Şam yönetimini devirmeye dönük operasyonlara başlaması bile Türkiye için ağır zararlara yol açabilir. Bu iyi düşünülmelidir. Eğer Şam yönetimi devrilip Suriye birarada tutulacaksa, Suriye halkının ortak yönetimi olacakça desteklenecek şey budur. Ama ABD müdahalesi, Suriye'yi parçalayıp yeni bir harita dayatacaksa, bırakın çözümü savaş daha da yayılacak demektir.
Ya yine yalan söylerlerse?
*Türkiye; ABD ile ortak hareket edebilir. Ama hala FETÖ orada ve hala ABD Suriye'de sadece PKK/PYD ile iş tutarken bu nasıl olacak, iki ülkenin ortak hareketi bunlar için bir çözüm sunacak mı, belli değil.
*Rakka'ya yönelik planlarda olduğu gibi ABD yönetimi “Ben bu işi de PKK/PYD ile yapacağım” derse ve ısrar ederse ne olacak? Münbiçiçin defalarca yalan söyleyen, Türkiye'yi oyalayan, PYD'yi korumak için Türkiye'nin önüne set çekmeye çalışan, PYD üzerinden Türkiye'yi çevreleyecek Kuzey Suriye Koridoru'nu gerçekleştirmeye çalışan ABD, Türkiye'ye ne kadar güvence verecek?
*Suriye savaşı başladığı günden bu yana Türkiye'yi oyalayanların, PKK ve DEAŞ karşısında yalnız bırakanların bundan sonra sözlerine ne kadar güvenilecek? Türkiye'nin, bir kez daha hayal kırıklığı yaşama ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
Rusya'yı Suriye'de vurmak: Tansiyon çok yükselecek..
ABD'nin Esed'i devirme gibi bir tercihi henüz netleşmiş değildir. Hava üssünün vurulması münferittir, devamının gelip gelmeyeceği belli değildir. Ama bu saldırı ile ABD, Obama'dan sonra bölgeye dönüş işaretini vermiştir. Obama'nın bıraktığı boşluğu dolduran Rusya, Suriye'nin tek hakimi olmuştur. ABD ise üçlü ateşkes anlaşması ve Astana sürecinin dışında kalmıştı. İşte bu son saldırı ABD'nin geri dönüşü olarak yorumlanabilir. Bu da, Suriye'nin artık çok daha büyük oyuncuların kapıştığı yer haline geleceğine işaret etmektedir.
*Buradan hareketle, ABD yerleşik güçleri ile Rusya arasında Doğu Avrupa/Baltıklarda başlayan gerilimin Suriye'ye taşındığı,hesaplaşmanın Suriye üzerinden yürütüleceği anlamına gelir. Bu, yeni bur durumdur ve çok daha tehlikeli bir döneme işaret eder.
Uçak krizinden daha büyük sıkıntı çıkabilir..
*Bu tehlike; Suriye'de aslında Rusya'nın hedef alınacağıdır. Moskova'nın oyun alanı daralacak, Suriye üzerindeki kontrolü sorgulanacak, Rusya-İran ekseni ile Batı bloku arasındaki tansiyonyükselecektir.
*Üçlü ateşkes ve Astana süreci tehlikeye girecek, muhtemelen ABD ve müttefikleri tarafından sabote edilecektir. Bu durum. Türkiye-Rusya ilişkilerinde yeni bir krize yol açabilir. Ankara'nın ABD ile tam bir uyum içinde hareket etmesi, Türk-Rus ilişkilerinden uçak krizinden çok daha büyük bir krize yol açabilir. Çünkü bu sefer doğrudan hedef Rusya'dır, Suriye üzerinden Rusya'nın Akdeniz'den uzaklaştırılması meselesidir.
ABD ordusu her şeyi ele aldı
*Pentagon ve CIA, ABD dış politikasını, küresel ilişkilerini kontrol altına almış görünüyor. Trump'ın dünya görüşü de buna yakın. Her ne kadar aralarında çekişme var görünse de Trump güvenlik eksenli bir dünya görüşüne sahiptir. Bu da Pentagon'un bağımsız hareket etme gücünü artırıyor. ABD ordusunun hem iç yönetiminde hem de küresel ilişkilerde bu kadar belirleyici olması, sivil alanı geri plana itmesi, bir tür askeri vesayete işaret eder ve daha müdahaleci bir dönem başlatır. Bunu en fazla hissedecek ülke Rusya olacaktır.
*Kimyasal katliamın cezalandırılması temeline dayanan ABD saldırısı, aslında Rusya'yı köşeye sıkıştırmaya dönüktür. Bu saldırıdan sonra ABD ve müttefiklerinin daha yıkıcı ve kapsamlıSuriye müdahalesi gelirse işler o zaman çığırından çıkacaktır. Çünkü mesele Suriye olmaktan çoktan çıkmıştır.
Türkiye önceliklerini yeniden belirlemeli
*Türkiye ne yapabilir? Temkinli olmak her şeyin önündedir. Ankara için Esed'in gitmesi temel öncelik. Rusya ve İran'la bu konuda ayrışıyor. Ama Esed'in gitmesi bütün meseleleri çözmüyor. Nasıl gideceği ve ne tür bir koalisyon tarafından gönderileceği önemlidir. Ayrıca Suriye artık “Esed meselesi” değildir. Küresel bir hesaplaşmadır, bu hesaplaşmanın bir bölümü doğrudan Türkiye'yi hedef almaktadır, yakında Rus-İran ekseni ile Batı arasındaki gerilim Suriye dışına da yayılacaktır. Öyleyse bizim meselemiz “Esed'in gitmesinden çok daha öte öncelikler” üzerine yeniden tanımlanmalıdır.
*Şüphesiz Türkiye içindeki PYD çevreleri kayıtsız şartsız “ABD ile hareket edelim” diyecek ve bu endişeleri unutturmak isteyeceklerdir. Çünkü onlar için müdahale, İran sınırından Akdeniz'e uzanan bir koridor devletidir. Dolayısıyla “PYD kriptoları”nın Türkiye içindeki operasyonel durumlarına azami dikkat edilmelidir.FETÖ'nün bıraktığı boşluk, yine onların bağlantılı olduğu çevrelerle çalışan başka güçlerin hareket alanını genişletmiştir. Eğer yeni bir oyun kurulacak ve Türkiye bir şeylere mahkum edilecekse, bu sefer “ortak” onlar olacaktır.
Daha dün onlar da çocuk öldürüyordu!
*İhtimalleri sıraladım. Elbette Esed gitmelidir. Ama Türkiye için “Esed'in gitmesi”nden daha kapsamlı yeniden hesap yapmazorunluluğu vardır. Kimse, ABD'nin kimyasal katliamda ölen çocukların intikamı için bunu yaptığını söylemesin. Aynı ABD, CIA ve Pentagon'a verdiği bağımsız operasyon yetkisi ile son bir ayda okullar, hastaneler, anaokulları bombaladı. Çoğu çocuk yüzlerce sivil hayatını kaybetti.
Şüphesiz benzer saldırılar bundan sonra da olacaktır. Dolayısıyla gerçekleri bütün boyutlarıyla tartışalım ki, bir kez daha oyuna gelmeyelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021