Kemal ÖZTÜRK
Cizre’deydim. PKK’nın hendek terörü vardı. Bir grup asker ve polisle olayları konuşuyorduk. Birden haber geldi: Şehitler var…
Hepsi yerinden fırladı. Silahlarını kuşandılar. Telefonlarına sarıldılar. Kaç şehit olduğunu öğrenmeye çalışıyorlardı.
Hastaneye gittik. Şehitler gelmişti. Şehitlerle beraber silah arkadaşları da. Herkes onlara sarıldı. Bir ellerinde silahlarını sıkı sıkı kavramışlardı. Diğer elleriyle sarıldıkları arkadaşlarını sıkıyorlardı. Ağlamıyorlardı. Ama göz yaşlarının hücum ettiğini, ağlamamak için gözlerini, dudaklarını sıktıkları belliydi. Kaskatı kesilmişti bedenleri.
Bir kısmı üst düzey komutan, rütbeli polislerdi. Ama orada hepsi tek bir unvan taşıyordu: Silah arkadaşı.
O yüzden komutanlık, askerlik, müdürlük memurluk kalkmıştı ortadan. Sarılıyorlar, kucaklaşıyorlar, kemiklerini kırarcasına sıkıyorlardı birbirlerini. Hepsi bir şey mırıldanıyordu bir birine:
“Şehidimizin intikamı alınacak.”
Şehitlerin yanına girdiler. Alınlarından öptüler, ellerinden öptüler. Naaşların yanında yere oturmuş, silahına sarılmış silah arkadaşları vardı. Konuşmuyorlardı. Öylece boşluğa bakıyorlardı. Cenazenin başından ayrılmıyordu hiçbiri. Bazıları usulca yanına gidip sessizce bir şeyler söylüyordu şehide. Bir ellerinde silahları vardı, sıkıca tutmuşlardı.
Ağlamıyorlardı. Daha doğrusu herkesin içinde ağlamıyorlardı.
Hastanenin kuytu köşelerini arıyorlardı. Sonra usulca çöküyorlardı oraya. Kimsenin görmediğine emin olunca sarsıla sarsıla ama sessizce ağlıyorlardı. Elini yumruk yapıp ısırıyorlardı. Duvara yumruk atıp kana dönüşmüş gözyaşlarını durdurmaya çalışıyorlardı.
Sonra gözyaşlarını silip, üstünü toparlayıp ayağa kalkıyor, diğerlerinin yanına gidiyorlardı. Bu halde geleni anlıyordu arkadaşları. Ağladığını ama hissettirmemek istediklerini biliyorlardı. Sadece omuzundan tutup, sessizce kafalarını sallıyorlardı. “Anladım seni” der gibiydiler.
Onları izliyordum. Ölümün yanı başında dolaşan bu insanları anlamaya çalışıyordum. Şaşkındım. Onlar gibi gözyaşlarımı gizlemeye çalışıyordum ben de. Ama olmuyordu işte. Şehidin elini tutup bırakmayan o silah arkadaşını gördükçe, gözyaşları hücum ediyordu. Onlar gibi değildim, tutamıyordum kendimi.
Biz sivillerin anlamadığı bir şeydi silah arkadaşlığı. Bizim derinden hissedemediğimiz bir şeydi. Silah arkadaşını şehit vermenin ne demek olduğu bilmiyorduk. Biz de üzülüyorduk, biz de ağlıyorduk ama o cephede yan yana silah sıkan, ölümü hisseden, yaralanan, birbirine omuz veren, koruyan bu insanların birbiriyle bağlılığını bilemiyorduk.
Bir polis müdürü elini omuzuma attı.
“Hiçbir şey bizi etkilemez bu savaşta. Her şeye dayanırız. Ama arkadaşımız şehit olduğunda işte bu bizi yıkıyor. Düşünsenize dün beraberdik bu şehitle. Beraber yol yürüdük, siper tuttuk, omuz verdik. Şimdi toprağa vereceğiz. İşte bu bizi yaralıyor. Ama yaralı aslana dönüyoruz. Onun intikamını yerde bırakmamak için yeminlerin en kutsalını burada ediyoruz. Şehidin başında, na’şının başında, onun intikamını almaya yemin ettik.”
Bir komutan gördüm biraz ötede. Polis, asker, korucu karışık bir gruba konuşuyordu.
“Ya intikamını alacağız ya da burada biz de şehit olacağız. Başka hiçbir yolu yok. Bu şehitlerin kanı yerde kalmaz arkadaş. Bu şehir onlara mezar olacak, bu kan onları boğacak. Hepimiz göreceğiz bunu.”
Dediklerini yaptılar. O hendekleri kazanları, silah arkadaşlarını şehit edenleri, tek tek bulup gereğini yaptılar. Şehidin başında ettikleri yeminlerini tuttular. İntikamını aldılar.
Hiçbir şehit cenazesi onları yıldırmadı. Hiçbiri ölümden korkmadı. Hiçbiri cepheden ayrılmayı düşünmedi. Her şehadet daha da biledi onları, daha da güçlendirdi. Yılmadan, yorulmadan, ürkmeden o sımsıkı sarıldıkları silahları ve silah arkadaşının omuzlarına dayanıp bu vatan için vuruşmaya devam ettiler.
Çocuklarına şehit olan silah arkadaşlarının adını verdiler. Her seferinde gururla silah arkadaşlarının kahramanlıklarını anlattılar.
Bugün Afrin’de o kahramanlar şehadet şerbetini içerken, onların silah arkadaşları aynı şeyleri yaptılar.
Ve bize, yani uğruna can verdikleri vatanın evlatlarına bir şey öğrettiler:
Bu vatan mübarektir. Bu ordu mübarektir. Bu bayrak mübarektir. Bu ezan mübarektir.
Korkmuyoruz. Ürkmüyoruz. Pes etmiyoruz. Karamsarlığa düşmüyoruz.
Bu bayrağı indirmeye, bu milleti sindirmeye, bu vatanı bölmeye, bu ezanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.
Şehadet sırasında biz de varız.
Bir ölüyoruz ama binler doğuyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021