Leyla İPEKCİ
Gidenler bilir; Çanakkale taaruzunda ilk saldırının yapıldığı koyda havaya uçan cephanelik yüzünden verilen ilk şehitler için, Seddülbahir köyünde, kalenin üst tarafında yer alan bir anıt vardır: İlk Şehitler anıtı. Kurtuluş savaşını sonlandıracak direnişimizde ise düşmana atılan son kurşunun anısına Bandırma'ya Son Kurşun anıtı dikilmiştir. Evet ilk şehitlerden son kurşuna desek de, hepimiz biliriz ki bu ne ilktir ne son. Barışın, diplomatik dilde savaşın diğer adı olduğunu da tecrübe etmiştir hep bu topraklarda yaşayanlar.
İçeride ve dışarıda fitne moderatörlerinin, küresel / yerel kışkırtma şebekelerinin kurguladığı Ortadoğu savaşları devam ederken, Avustralyalı delikanlı Liam Parkinson'un yazdığı mektuptan bahsetmek istiyorum. Çünkü dünyanın hemen her diyarında bulunan bir Meçhul Asker anıtıdır aslında bize en yakın gerçek. O meçhul asker hepimizden bir yara taşır. Hikayesi hepimizin evvelinde yazılmıştır.
***
Geçtiğimiz yıl, savaşın yüzüncü yıldönümünde Çanakkale'ye gelerek Anzak koyunda ölen dedesinin izini sürmüş Liam. Büyük amcası William, kendi taburunun saldırısı sırasında ölmüş. Bu saldırı onun taburuyla birlikte zirveye tırmanmaya çalıştığı sırada gerçekleşmiş, büyük bir yenilgi ve çok sayıda kayıpla sonuçlanmış.
“Ziyaretim sırasında beni en çok etkileyen an, iki taraftan da birçok insanın hayatını kaybettiği ve çok sayıda bilinmeyen mezarla karşılaştığım Kanlısırt'ta bulunan anıt duvara baktığım andı” diyor. Bu duvarda adı yazılı imiş büyük amcasının.
Çanakkale'nin hemen her şehitliğine defalarca gitmişimdir ben de. İngilizlerin, Fransızların mezarlığına da keza. İmparatorluğun son döneminde vatanı için canını feda eden gencecik çocukların memleketinden ve isminden başka bir şey kalmamıştır geriye. Yine de her seferinde sanki içinizden bir parçaya değiyormuş gibi, okuyasınız gelir o isimleri. Dua niyetine.
Sonra mesela yıllar önce Prag'da ikinci dünya savaşında öldürülen seksen bin Yahudinin adını yazan duvar önünde de dakikalarca durduğumu hatırlarım. Kudüs'te, El Halil'de, Beyrut'daki Şatila kampında, Erivan'da, Bakü'de, Astana'da, İskenderiye'de, Saraybosna'da... Hep savaş kurbanları için yapılan anıtlar, yakılan ateşler, edilen dualar...
Dünyanın böyle daha pek çok farklı diyarında ya meçhul asker anıtlarında durup anmışımdır savaşların isimsiz kahramanlarını. Ya da isimleri bilinen mağdurların, meçhul anılarına dalmışımdır. Irk, millet, köken, haklı haksız davaları bir yana, nihayetinde eski bir romanımda yazdığım gibidir hep gerçek: “Bütün cesetler birbirine benziyor. Her çağın Arabıyım.”
***
Gelibolu yarımadasını karış karış gezen Liam'ın mektubuna döneyim. “Bırakın savaşmayı, yürümekte bile zorlandığım bu arazi şartlarını gördükten sonra Türk ve Anzak askerlerine duyduğum saygı bir kat daha arttı” diye yazmış.
Onun sözlerini tam da bugünlerde okumamı sağlayan Sevgi Bir kuş adlı Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığının çıkardığı üç aylık çocuk dergisi. Devlet tarafından çıkarılacak ve hem tarihi bağlarımızın olduğu coğrafyaya, hem de memleketin en ücra yörelerine dek ulaşacak, büyük ölçüde çocuklar tarafından hazırlanacak böyle bir derginin nasıl olacağından, proje aşamasında bulunmasaydık kuşkusuz haberdar olmayacaktık.
Bu tasarımın dergiden öte nasıl bir ruh taşıyacağını, toplumsal hayatın bugününe nasıl değeceğini, çocukları bir araya getiren bir platform olarak neler yapabileceğini ele aldığımız proje aşamasında, yayıncısı Çiğdem Oruç hanımın dertleriyle dertlenmeseydik büyük ihtimalle sessiz ve derinden görevini samimiyetle yerine getiren bu güzel dergideki Liam'ın mektubu da bize ulaşmayacaktı.
Tıpkı yine derginin aynı sayısında 15 Temmuz sonrası devam eden gece nöbetlerine ellerinde bayrakla katılan çocukların içten sözleri gibi. İşte bir örnek: “Türk bayrağını salladığın ve taşıdığın zaman ne hissediyorsun Göktuğ? Dalgalandıkça çok hoşuma gidiyor. Kendi vatanımda yaşamam, hür olmam, özgür olmam benim için çok mutluluk verici.” Bir örnek daha: “Ülkenin geleceği için neler yapmayı planlıyorsun Bahar? Savaşmayı. Neyle savaşacaksın? Kötülüklerle. Peki nasıl savaşılır sence? Doktor olarak, polis olarak...”
***
Bu vesileyle bu sıcak savaş günlerinde 'kurucu değerler'e ait gaza, bayrak sevgisi, vatan savunması gibi bu konuların faşizm eğilimi denilerek bir ideolojik görüşe hapsedilmesi ve alayla karşılanması mevzuuna değinmeden edemeyeceğim.
Hendek kazanlara karşı direnmek, sınırdan atılan roketlere karşı önlem almak derken... Sınırdan geçerek denizlerimizde boğulan, yollarda can veren, zorunlu tehcirlerde helak olan savaş mağdurları, Halep'te katledilen çocuklar derken... Kan ve katliam bu görsellik ve bilgi çağında giderek bir hakim zihniyetin tahakkümü, bir şiddet taaruzu olarak yansıyor iç dünyamıza.
Bu sebeple olsa gerek Kurtuluş savaşı kahramanlığı, 15 Temmuz'daki gibi işgal girişimi ya da Çanakkale'deki gibi vatan savunması, bugünkü liberal, kapitalist nesillerin nezdinde hamasi bir söyleme, gereksiz bir hassasiyete tabi olmuş durumda çok uzun zamandır. Burada cidden ifrata varan ve anlamın içini boşaltan duygu merasimlerinin de payı var.
Gelgelelim “vatan millet Sakarya” denilerek aşağılanan, alaycı bir dille hor görülen ve milliyetçi faşist denilerek aşağılanan bu direniş ruhu, savaş zamanlarında vatanını, hayatını, sevdiklerini kurtarmaya giden bir motivasyondur her şey bir yana.
Liam'ın buralara dek gelip de iliklerine dek hissettiği bu yakıcı gerçeği bunca kan ter ve gözyaşının ortasında hissedemeyenlerin sinesine Sevgi bir Kuş olup konmuyor belki! Ama onlar döşeklerinde uyurken, birileri canını feda etmeye devam ediyor. Evet, savaş sürüyor ve asıl zaferin nefsindeki düşmana karşı kazanıldığını fark edenler sayesinde, çocukların da hissettiği gibi, hürriyet asli kimliğimiz olmaya devam ediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018