Markar ESAYAN
Aslında kaçınılmaz olan oluyor.
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın “Asker bizi koruyacak zannetmiştik” diye şikâyet ettiği üzere, vesayetin boşalttığı iktidar alanının nasıl dolacağı, aslında “yeniden kuruluş” sürecini ima ediyor. Kartların toplanıp yeniden karıldığı ve dağıtılmaya başlandığı bir dönem bu.
Tabii bu kırılmaya hazırlıksız yakalanan dünün avantajlı kesimleri, bugün bu avantajlarını kaybetme ve hatta dezavantajlı hale gelme korkusunu yaşıyorlar. Kocasakal’ın “Türk Silahsız Kuvetleri’ni oluşturacağız” demesine bakılırsa, hâlâ oyunun dışında kalmaya da kararlı görünüyorlar. CHP ve Kocasakal türünden zihniyetin hayatta bir karşılığının olmaması, AK Parti karşısındaki rekabette, ülkenin diğer yüzde ellisini temsiliyetsiz ve daha da kırılgan hale getiriyor. CHP’nin muhalefet alanını bir “boş gösteren” olarak kaplamasının ve özgürlükçü muhalefetin eksikliğinin bir diğer menfi tesiri ise, AK Parti’de obezite ve damar sertliğine neden olması.
Türkiye bir değişim dalgasından geçiyor ama, bu kemalizmin, totaliter ve ataerkil zihniyetin bir günde tedavülden kalkacağı, “Yeni Türkiye”ye birden kavuşacağımız anlamına gelmiyor. Nerede öyle olmuş ki?
Bu şu demek: Yeniden kuruluşu, eski ve yeni arasında hibrid bir karakter eşliğinde gerçekleştiriyor olacağız. Bu ise, süreci daha karmaşık, bazen keyifli, bazen ise can sıkıcı kılacak.
Can sıkıcı bir tartışma olarak tiyatro kavgası tam da bu çekişmenin üzerine kurulu. Kültürel bir savaş yaşanıyor olsa da, temsiliyeti üstlenenler belli bir zihniyet kalıbında ortaklaşıyorlar. Öncelik Kemalist diktatörlük kurumlarından kurtulmak değil çünkü. Tiyatro tartışması da, devletin küçülmesi ve tarih dışı kalmış saçma sapan kurumların domine ettikleri gündelik yaşam alanlarından çıkartılmasından neşet etmedi. Kültür Bakanlığı’nın devlet tiyatrolarının sayısını arttırmaya yönelik siyasetinden, (Doğan Akın’ın dünkü yazısını okuyun mutlaka) Başbakan’ın masaya yumruk vurmasıyla 180 derece dönüldü, Bakanlar Kurulu’nda o yumruk formüle edildi. Trajikomik bir durum. İlkeli değil öfkeli olunca bu böyle olur hep. Umarım Türk Tarih Kurumu, Askeri Danıştay, YÖK ve Diyanet İşleri’nden de birileri Başbakan’ı öfkelendirir ve bu kurumlar tarih olurlar. Başka türlü olmuyor sanırım.
Madalyonun öteki yüzü daha az pespaye değil. Tiyatrocuların da bu totaliter yapılanmadan ötürü alanlara döküldüğüne hiç şahit olamadık. Sorun bu kurumlarda kimlerin iktidar olacağına gelip dayanıyor. Çünkü hep birlikte kemalizmi ve totaliter zihniyeti dönüştürmüş ve farklı tezahürleriyle benimsemiş durumdayız.
Daha bir yüz yıl evvel yüzde 40’ı gayrımüslim olan bu coğrafyada, yapılan mühendisliği ikrar edercesine söylenen bir söz vardır, “Bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman” diye... Bu gerçekte ne kadar doğru bilemem. Ama laikçisi, solcusu, Alevisi, Kürdü ve dindarı ile bu ülkenin yüzde 99’u kemalist olabilir gerçekten de. Kimin cilasını kazısan, ama yüzeyde, ama biraz daha derinde karşınıza kemalizm çıkıyor.
Haliyle, Başbakan Erdoğan’ın sanatçılara yönelik olarak sarf ettiği “Siz de kim oluyorsunuz, ben de parayı istediğim sanatçıya veririm” çıkışı ile, Afife Jale Ödüllerinde, sahneye badem bıyığı, –beyaz çorapları görünecek şekilde– kısa paçalı pantolonu, yakası gırtlağına kadar ilikli gömleği ile çıkan ve Nedret Güvenç’le tokalaşmayı reddedip ellerini göğsüne götürerek, sözüm ona Müslüman halkı hor gören Müjdat Gezen arasında fazla bir mesafe yok.
Epey evvel, AK Parti’nin CHP’lileşme ihtimalinden bahsetmiştim. Demiştim ki, “Nasıl ki CHP siyaset üretmeye ihtiyaç hissetmeyerek, sadece tabanının korkularını tahrik etmekle oylara el koyuyorsa, AK Parti de alternatifsizliği nedeniyle zoraki oy verilen bir parti haline gelebilir seçmenleri nezdinde.”
Erdoğan, Müjdat Gezen gibilerinin temsil ettiği bakışın tabanı üzerinde yarattığı haklı öfkeyi, siyasetsizliğini kamufle etmek için kullanabilir; ama bu CHP’nin yaptığından farklı olmaz. Bu açıkça komplekslerin sömürüsüdür. Sömürü kompleksleri tedavi etmez, derinleştirir sadece. Bu popülizm orta vadede hızla kendine güven kazanan Müslüman kitleleri rahatsız edecektir, şu anki sempati zamanla antipatiye dönüşebilir.
Kaldı ki, Devlet Tiyatroları’nda hüküm süren kemalist kast sistemi ve Müjdat Gezen gibilerinin bakışı, AK Parti’ye oy vermeyen yüzde elliye yönelik dili belirleyemez. Onlar birer anomali. Bu anomalinin toplumdaki karşılığının yüksek olduğunu bilsek dahi, bu onların dışlanmasını, hedef yapılmasını haklı kılmaz, çünkü Erdoğan onların da başbakanı. Tiyatroculara verilecek para Başbakan’dan değil, hepimizin cebinden çıkıyor.
Evet, laik elitist kesim imtiyazlarını artık sürdürmemeli, ama dezavantajlı hale de gelmemeliler, ötekileştirilmemeliler, herkes eşit olmalı sadece.
Peki, bundan sonra ne olacak? Önümüzdeki en az on yıl, bu çekişmelerle keyifsiz geçecek. Sonra otoriterleşenleri, kim olursa olsun hayat eleyecek. Bu arada umarım, toplumda herkes birbirine saygı göstermenin ve eşit olmayı hazmetmenin en güvenli yol olduğunu kabullenecek ve bu değişimden yeni Türkiye’nin yeni siyasi yelpazesi ortaya çıkacak.
Yani ortada, içinde tiyatro olmayan bir tiyatro dönüyor sadece.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019