Merve Şebnem Oruç
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hindistan dönüşünde uçakta muhafazakar medyada son dönemde yaşanan tartışmalara ilişkin söyledikleri, dünün en çok tartışılan gündemiydi.
Aslında ilgili soru, mevzunun son dönemde evrildiği 'İslamcılık' konusu üzerinden sorulmamıştı; “daha çok dış politika tartışması üzerinden çıkan bu tartışma”da Erdoğan'a görüşleri, Batı'yla ilişkiler bağlamında fikirleri soruldu. Cumhurbaşkanı da bu soruyu demonte ederek iki ayrı cevap verdi.
“Ak Parti'yi destekleyen yazarlar arasındaki tartışma”ya ilişkin görüşleri sert değildi ama yeterince netti. Şaşırtıcı değildi. Gönül koyduğu, kırgın olduğu belliydi. “Yol arkadaşlığı, gönül arkadaşlığı önemlidir. Yol arkadaşıysan, gönül arkadaşıysan, pazara kadar değil, mezara kadar gidilir,” sözleri gönülden konuştuğunun göstergesiydi. Verilen zorlu mücadelede karşı karşıya kalınan engellere takılan, mücadeleden vazgeçen, yoldan sapanlara kırgındı. Bunu “çizgide istikrarsızlık, sırat-ı müstakim'den sapma” olarak görüyordu.
Konunun “İslamcı olanlar atılıyor, İslamcı olmayanlar getiriliyor,” tartışmasına dönmesini, “İslamcı olmak ya da olmamak şeklinde” ayrıştırmalara gidilmesini “yanlış” bulduğunu söyledi, çoğu gazetenin dün manşetine taşıdığı “Biz tekkeye mürit aramıyoruz ki,” cümlesini kurdu. Doğrusu Erdoğan'ın harcında alın teri olan Ak Parti, kuruluşundan bu yana hiçbir zaman kendini 'İslamcı'diye tanımlamadı; 'muhafazakar demokrat' ifadesini kimliğini tanımlamak için tercih etti.
Mısır darbesiyle başlayan ve Orta Doğu'da Siyasal İslam çizgisini benimsemiş Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) merkezli hareketlere yönelik saldırılar sonrası, başta Erdoğan olmak üzere Ak Parti'nin tavrı, kendilerinin de 'İhvancı' olarak anılmasına yol açtı. O dönemde, darbeye karşı çıktığı, İhvan'ın çeşitli ülkelerce terör örgütü ilan edilmesine tepki gösterdiği için, sık sık Ak Parti'yi İhvan'la, İhvan'ı da Deaş'la eş tutan binlerce analiz yapılmakta; Ak Parti, İhvan ve Deaş terör örgütü aynı potada eritilmekteydi. Korkunç bir saldırıydı bu, İhvan ve Deaş'ın yan yana konulamayacağını vurgulamak, Ak Parti'nin bir İhvan hareketi olmadığını söylemekten daha öncelikli, daha kritik ve daha adaletliydi. O günlerde sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı Ak Partili isimler böyle resmedilmiyordu, Ak Parti'ye destek veren sağcı, solcu, seküler ya da dindar olan herkes aynı kapsama alınıyordu.
Şimdi benzer bir yaklaşımla içeride karşı karşıyayız. Bir kesim Erdoğan'ın kırgın olduğu kişileri 'İslamcı'larla, hatta topyekûn dindarlarla, onları da 'radikal İslam'la eş tutuyor; özetle “Batı'yla ilişkilerimizi 'İslamcılar' bozdu, Orta Doğu'da başımızı aşan işlere girmeseydik bunlar olmazdı” diyerek Türkiye'nin son dönem dış politikasını eleştiriyor, adeta “eksenimizi İslamcılar kaydırdı” diyor. Hatta “İslamcıları tasfiye edelim, onlardan kurtulunca Batı'yla ilişkilerimiz düzelecek” diyerek de bir siyaset dizaynı peşinde olduklarını hissettiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın demonte ederek cevapladığı sorunun ikinci kısmı ise böyle düşünmediğinin göstergesi. Başından beri ne diyorsa onu yineleyen Erdoğan, “[AB'nin] fasılları hemen masaya yatırıp Türkiye'nin önünü açması lazım....Hala bekletmeyi, kapıları kapatmayı tercih ederlerse, bizde başımızın çaresine bakarız. İngiltere'den nasıl bir Brexit çıktıysa bizim de olabilir,” cümleleriyle AB adaletli davranmaya başlarsa “yola devam”, hala aynı tutum sürerse üyelik müzakerelerini sonlandırarak “tamam” diyeceklerini yineledi. Açıkçası buraya kadar anlaşılmayacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
Yine de Cumhurbaşkanı'nın dünyada da yaşanan 'Siyasal İslam' tartışmasıyla ilgili görüşlerinin bu çerçevede boşlukları dolduracağını düşünerek, söz konusu soruyu müteakip bu hafta Hamas'ın açıkladığı yeni siyasi vizyonuyla ilgili yorumlarını merak ettiğimizi dile getirdim. Malum geçtiğimiz yıl Tunus'daki Ennahda'nın lideri Raşid Gannuşide kendilerini artık 'Siyasal İslam'la değil, “Müslüman demokrat”kimliğiyle tanımlayacaklarını dile getirmişti ve yankı uyandırmıştı. Daha önce İhvan çizgisine sıkıca bağlı olduklarını ifade eden Hamas da şimdi yeni vizyon belgesinde İhvan'a herhangi bir atıfta bulunmuyordu. Acaba bu İhvan'ın haksız şekilde de olsa, terör örgütü ilan edilmesiyle ilgili bir durum muydu? İhvan çıkışlı diğer partiler, İhvan'la aralarına mesafe mi koymaktaydı?
Cumhurbaşkanı “Ben bu konuda netim. Müslüman Kardeşler teşkilatını terör örgütü olarak kabul etmiyorum” diyerek duruşunu tereddütsüz ortaya koydu ve şöyle devam etti: “Başbakanlığımdan bu yana, tüm mahfillerde işledim bu görüşü. American Jewish Committee'de de işledim bu görüşü, Bush ve Obama ile yaptığım görüşmelerde de işledim. Ellerinde silah yok bunların. Tamamen fikri altyapısı olan bir teşkilat bu.Elinde silah olmayan bir teşkilat için terör örgütü diyemezsiniz. Faaliyetleri öyle bir çerçeveye oturtulamaz. Gannuşi'nin ve Halid Meşal'in de onlar hakkında olumsuz bir kanaatleri yok.”
Özetle, Erdoğan'ın duruşunda dünden bugüne değişen hiçbir şey yok. Batı'yla da Doğu'yla da, İslam ya da 'İslamcılık'la da ilgili olarak dün nerede duruyorsa orada duruyor, aynı şeyleri söylüyor. Bunca saldırıya rağmen kendi değişmeden yola devam ederken, 'ibresini değiştirenlere' kırgın. Onlarla yolunu ayırmak değil yaptığı; aksine onların yolunu ayırdığını söylüyor.
“Ak Parti'ye yönelik oyun içinde oyun” şeklinde başlıklar atarak, yazılarında kendilerinden 3. tekil şahısta bahsedecek kadar itici bir kibre bürünenlerin, Cumhurbaşkanı'nın da dediği gibi “kendi doğrularını benimseyenleri doğru, onun dışındaki insanları da 'yanlış' addetme' noktasına gelenlerin” ve “çok ağır olacak ama, uluhiyet davasına girenlerin” bu sözlerin hedefinde olduğu aşikar. En az onlar kadar garip oyunlar peşinde olanların, onlar gibi itici olup “Sadece biz Erdoğan'ın yanındayız, kalan hepiniz hainsiniz”diyerek çember daraltan, yarın ne yapabilecekleri konusunda soru işaretleri oluşturanların, bir başka açıdan “uluhiyet davasına”girenlerin yerinde olsam bu kadar sevinmez, ders çıkarmayı denerdim doğrusu...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018